Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
21 Temmuz, 2017 14:08 tarihinde yayınlandı
0

Avrupa Birliği Projesi’nin 2. Çalıştayı Yapıldı

Karabük Üniversitesi Orman fakültesinin de yürütücü olarak yer aldığı ormancılıkla ilgili AB projesinin 2. Çalıştayı Karabük Öğretmenevi’nde yapıldı.

Çalıştaya Orman Bölge Müdürü Ahmet Beşel, Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Bahattin Çelik, Ormancılar Derneği Başkanı Nihat Öz, akademisyenler, proje sahasında yer alan köylerin muhtarları ve diğer ilgililer katıldı.

Orman Bölge Müdürü Ahmet Beşel, Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Bahattin Çelik ve Ormancılar Derneği Başkanı Nihat Öz’ün birer konuşma yaptığı programda, projenin Karabük Üniversitesi Orman Fakültesi, Türkiye Ormancılar Derneği ve Almanya NABU Doğa Koruma Derneği tarafından ortaklaşa yürütüldüğü belirtildi.

Yapılan konuşmaların ardından gerçekleştirilen Çalıştay’da sunum yapan Orman Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Cumhur Güngöroğlu, proje içeriği, bütçesi ve ortakları oluşturulan ‘’Practicability of EU Natura 2000 concept in the forested areas of Turkey – Türkiye’nin ormanlık alanlarında AB Natura 2000 Alanlarının Uygulanabilirliği’’ isimli projede sona yaklaşıldığını belirtti. Ayrıca Güngöroğlu, proje sahasında ( Yenice Kavaklı ve Karabük Eğriova) bulunan ormanlık alanlarda Natura 2000 kapsamında Habitat tipleri ile yaban hayvanları tespit edildiğini dile getirdi.  Yaptığı sunumda proje sonuçlarını da açıklayan Güngöroğlu, bitki ve hayvan çeşitliliğinin Avrupa ülkelerine göre daha zengin olduğunu ve Natura 2000 kapsamında değerlendirilebilir olduğunu söyledi.

Yapılan Çalıştay projede ortak alan Almanya NABU Doğa koruma derneği yetkililerinin Natura 2000 konusunda bilgi verdikleri sunum ile son buldu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin