Reklam
Reklam
atik plastik sise ve galoslardan kostum tasarlayip cevre sorunlariyla savaslara dikkat cektiler kd9O8YhN
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Ocak, 2025 12:22 tarihinde yayınlandı
0

Atık plastik şişe ve galoşlardan kostüm tasarlayıp çevre sorunlarıyla savaşlara dikkat çektiler

Amasya’da bayan sanatkarlar, atık plastik şişe ve galoşlardan tasarladıkları kostümlerle etraf problemlerinin yanı sıra savaşların yıkıcı tesirlerine dikkat çekti. Amasya Olgunlaşma Enstitüsü’nün düzenlediği projede tasarlanan kostümler huzur manasına gelen lila ve siyah renge boyanarak savaşların yıkıcı tesirine karşı barış hayalleriyle renklendirildi.

“Sessiz çığlık” temalı kostümler

Moda dizayncısı ve etraf aktivisti Elif Kılıç’ın öncülük ettiği atölye çalışmasıyla Amasya Olgunlaşma Enstitüsü’ndeki usta öğreticiler atık materyaller kullanılarak kostümler hazırladı. Savaşların en büyük mağdurları olan annelerle çocuklarına ithaf edilen “Sessiz Çığlık” temalı kostümler dünya genelinde huzurun, barışın, umudun ve hayallerin rengi olan lila rengi ile savaşın yıkıcı tesirlerini vurgulamak için siyah renkle şekillendirildi.

‘Atıktan sanata kostüm tasarımı’

Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü’nün Olgunlaşma Enstitüleri ile yürüttüğü Klasik ve Sanatsal Sözle İklim Değişikliği Projesi çerçevesinde geri dönüşüm faaliyetlerine katkı emelli ‘Geri Dönüşümden Sanata’ bahisli söyleşi de düzenlendi. Söyleşide moda dizayncısı ve etraf aktivisti Kılıç, uzun müddettir yürüttüğü faaliyetleri anlatıp farkındalık oluşturmak hedefli uyguladığı çalışmalarını paylaştı.

Atık pet şişelerin ve kullanılmış galoşların toplanıp sanat yapıtına dönüştürüldüğü çalışmanın bir ayda tamamlandığını belirten Elif Kılıç, “Moda, bulunduğu yüzyılın meselelerini yansıtan bir yapıya sahip. Bilhassa iklim değişikliği günümüzün ve gelecek yüzyılın en büyük sorunlarında biri. Bu hususta tüm bayanların takviyesine gereksinimimiz olduğuna dikkat çekip davranış değişikliği sağlamak için bu projeyi gerçekleştirdik” dedi.

Hitit kraliçesi Puduhepa da tasvir edildi

3 bin 300 yıl evvel Kadeş Antlaşması’nın yapılmasını sağlayan Anadolu’nun en güçlü bayan figürlerinden Hitit Kraliçesi Puduhepa’yı da tasvir ettiklerini anlatan Kılıç, “Puduhepa’nın Anadolu topraklarında savaşı barışa çevirdiği için bayanların dönüştürücü tesirinin altını çizen bir çalışmaya imza attık” diye konuştu.

Amasya Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Niyazi Şişik, tecrübeleriyle projeye takviye sağlayan Kılıç’a teşekkür etti. Proje koordinatörü Güleç Toprak da manalı projenin tesirli sonuçlar vereceğine inandığını söyledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
w1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
21 Mayıs, 2026 14:42 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

TÜİK’İN ÇOCUK VERİLERİ İÇLER ACISI !

Türkiye’nin demografik yapısı hızla değişiyor. Bu durum uzmanlar tarafından demografik bir kriz olarak nitelendiriliyor. Genç nüfustaki azalma ve doğurganlık oranlarının düşmesi sosyal, ekonomik ve stratejik açıdan ciddi tehlikeler barındırıyor.

Türkiye’nin toplam nüfusu şu an artmaya devam etse de, yıllık nüfus artış hızı Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyelerine geriledi. Toplam doğurganlık hızı 1,51 çocuğa kadar düştü. Uzmanlar, nüfusun 2050’li yılların ortasına kadar 90-94 milyon bandında zirveyi görüp sonrasında kalıcı bir azalışa geçeceğini öngörüyor.

TÜİK tarafından Nisan 2026’da yayımlanan en güncel “İstatistiklerle Çocuk” verilerine göre, Türkiye’de yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altındaki çocukların oranı %36,8
Bu oran, Türkiye’deki yaklaşık 21,3 milyon çocuktan 7 milyon 870 binine denk geliyor.

Risk altındaki erkek çocukların oranı %36,0 iken, kız çocuklarında bu oran %37,8’e çıkmaktadır.
Türkiye genelinde yetişkin nüfusun yoksulluk veya sosyal dışlanma riski oranı %27,9 seviyesinde kalırken, çocuklardaki risk bu orandan yaklaşık 9 puan daha fazladır.
Çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu il %43,3 ile Şanlıurfa, en düşük olduğu il ise %15,9 ile Tunceli’dir

EUROSTAT VERİLERİ TÜİK VERİLERİ İLE ÖRTÜŞÜYOR.

Avrupa İstatistik Ofisi Eurostat, Avrupa Birliği ülkelerinde ve Türkiye’de yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında bulunan insan sayısını çıkarmış. Eurostat 2025 verilerine göre; Avrupa Birliği ülkelerinde yüzde 20.9 olan yoksulluk ve sosyal dışlanma riski Türkiye’de yüzde 29.8 olarak ölçülmüş. Bu oranla Avrupa ülkeleri arasında ilk sıradayız.
Türkiye 25 milyonluk nüfusla Avrupa’da yoksulluk ve sosyal dışlanma riskinde zirvede yer alıyor. Özellikle emeklilerdeki risk oranı Avrupa ortalamasının iki katını aşıyor.
TÜRK-İŞ’in her ay sonu açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı rakamlarına bakarsak; emeklilerin neredeyse tamamı açlık sınırı rakamlarının da altında yaşam mücadelesi veriyor.
Avrupa kıtasında gelir ve refah seviyesi açısından uzun süredir alt sıralarda yer alan Türkiye, artık yoksulluk ve sosyal dışlanma istatistiklerinde de liderlik koltuğuna oturmuş durumda.

Ülkemizde yaklaşık 25 milyon insan, gelir yetersizliği, beslenme alışkanlıklarındaki zorluklar ve sınırlı sosyal olanaklar nedeniyle yoksulluk ve sosyal dışlanma riskiyle yaşamını sürdürüyor.

SOSYAL DIŞLANMA; bireylerin ya da belirli toplumsal grupların ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal haklara erişiminin kısmen veya tamamen engellenerek toplumun dışına itilmesi durumudur. Bu kavram, bireyin sadece yoksul olmasını değil; eğitim, sağlık, istihdam ve karar alma mekanizmaları gibi toplumsal süreçlerin dışında kalmasını da ifade eder.

Avrupa’da 65 yaş ve üzerinde yoksulluk ve sosyal dışlanma riskiyle karşı karşıya olanların yüzde 15.6 olurken, Türkiye’de bu oran yüzde 38.1’e yükselmiş.

Görüldüğü gibi, Avrupa İstatistik Ofisi Eurostat ve TÜİK verileri, Türkiye için acı tabloyu gözler önüne seriyor.
Genç nüfusumuz azalıyor diye yakınıyoruz. Çocuk sahibi olmayı teşvik ediyoruz. İyi de,
yoksulluk ve sosyal dışlanma riskindeki çocukların oranı % 36.8 iken nasıl olacak bu iş?

İlyas Erbay