Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
13 Aralık, 2022 14:48 tarihinde yayınlandı
0

 Atık Malzemeler Özel Öğrencilerin Elinde Şekilleniyor

Karabük’te Yaşama Sevinci Özel Eğitim Meslek Okulu’nda eğitim gören hafif düzeyde zihinsel engelli 55 öğrenci el becerilerini geliştirmek için atık malzemelerden hediyelik eşya üretiyor.
Yaşları 14 ila 18 arasında değişen özel eğitimli öğrenciler ahşap, el sanatları, tekstil ve gıda atölyelerinde gördükleri eğitim sayesinde el becerilerini geliştiriyor. Atık malzemelerden üretilen hediyelik eşyalardan da gelir sağlamaya çalışan öğrenciler yeteneklerini keşfetme imkanı da yakalıyor. İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat Akbaş Yaşama Sevinci Özel Eğitim Meslek Okulunu ziyaret ederek özel öğrencilerin atölye çalışmalarını yerinde inceledi. İlk olarak Okul Müdürü Yurdaer Uysal’dan okulun eğitim öğretim faaliyetleri, fiziki durumu hakkında bilgi alan Akbaş, daha sonra sırasıyla ahşap, el sanatları, tekstil ve gıda atölyelerini gezerek atölye şefleri ve öğrenciler ile yaptıkları çalışmalar hakkında bir süre sohbet etti.
Öğrencilerin, ahşap atölyesinde öğretmenleri gözetiminde hediyelik eşya tasarladığını aktaran İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat Akbaş, “Tekstil atölyesinde ise el becerilerini geliştirerek çeşitli makineler kullanmayı öğrenmektedirler. Gıda atölyesinde gül böreği gibi çeşitli börekler ve yemekler yapmaktadırlar. El sanatları atölyesinde ise, farklı bir çalışmaya şahit olduk. Öğrencilerimiz atık malzemeleri değerlendiriyorlar. Özel eğitim öğrencilerimizin eğitim ve öğretim faaliyetlerini yakından takip ediyoruz. Devletimizin güçlü imkanları çerçevesinde, her türlü imkanı onlara seferber etmeye çalışıyoruz. Fiziki imkanlarımız çok iyi. Daha da iyi yapmak için elimizden gelen gayreti göstereceğiz” dedi. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin