Sıhhat Bakanlığı’nın Samsun Kent Hastanesi’nden sonra Samsun’daki en kıymetli sıhhat yatırımlarından biri olan Atakum Devlet Hastanesi için birinci kazma vuruldu. Vilayet Sıhhat Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, hastanenin 3 yıldan daha kısa müddet içinde tamamlanacağını açıkladı.
350 yataklı Atakum Devlet Hastanesi’nde inşaat çalışmaları başladı. 2,4 milyar TL’ye mal olması öngörülen hastane, 253 bin nüfuslu Atakum ilçesi ve etrafına hizmet verecek.
İl Sıhhat Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, hastanenin yapılacağı alanı ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Hastanenin 3 yıldan daha kısa müddet içinde biteceğini belirten Uras, “Samsun’da Sıhhat Bakanlığı’nın Kent Hastanesi’nden sonra ikinci en büyük yatırımı Atakum Devlet Hastanesi’dir. Atakum Devlet Hastanesi 350 yatak, 76 bin metrekare kapalı alan sahip olacak. 350 yatak diyoruz fakat bu rahatlıkla 450 -500 yatak kapasitesine ulaşabilecek büyüklükte bir hastane olacak. Yer tesliminde sonra şantiye alanı oluşturuldu ve şu anda firma tarafında yer düzgünleştirme, fore kazık uygulamaları yapılıyor” dedi.
Atakum Devlet Hastanesi’nin uzun yıllardır Samsun ve Atakum halkı tarafından beklenen bir yatırım olduğunu söyleyen Uras,
“Hastanenin içinde bir hastanede olması gerek tüm donanımlar olacak. Yaklaşık 82 adet poliklinik alanı, 15 tane ameliyat masasının olduğu büyük bir ameliyathane, doğum salonu, görüntüleme merkezleri üzere tüm donanımsal yapısı olacak. Atakum ve bölge halkına çok daha kaliteli sıhhat hizmeti sunacağız. Hastane zelzele izolatörleri ile donatılacak. İhalede imal mühleti 900 gündür. 3 yıldan daha kısa müddette bitecek” diye konuştu.


Atakum Devlet Hastanesi için ilk kazma vuruldu
Kar kütlelerinden bahar çiçeklerine yürüdüler
Gümüşhane’de bahar mevsiminin en canlı günlerinde Torul ilçesinin büyüleyici coğrafyasında 12 kilometrelik unutulmaz bir yürüyüş gerçekleştirildi. 24 sporcunun katılımıyla Yücebelen ve Kirazlık köyleri arasındaki tarihi rotada ilerleyen ekip; kar kütleleri, bahar çiçekleri ve coşkuyla akan dereler eşliğinde doğanın kalbine yolculuk yaptı.
Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları, Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (GÜDAK) bu hafta sonu 24 sporcusuyla birlikte Torul ilçesinin Yücebelen ve Kirazlık köyleri arasındaki parkuru arşınladı. Etkinlik, Yücebelen köyü Büyük Silve Mahallesi’nden başladı. Araçlarından inerek hazırlıklarını tamamlayan sporcular, ilk olarak dünya çapında bir görselliğe sahip olan Livade Yaylası’na ulaştı. Burada fotoğraf çekimleri yaparak anı ölümsüzleştiren grup, ardından orman içi yollardan ilerledi.
Kar kütlelerinin üzerinden geçip, çiçek tarlalarından yürüdüler
Zaman zaman kıştan kalan kar kütlelerinin üzerinden geçen, zaman zaman ise yeni açan bahar çiçeklerinin arasından süzülen sporcular, Kirazlık köyünün Mezere bölgesi ile Çayırlar Yaylası’na ulaştı. Bölgenin gürül gürül akan dereleri ve bozulmamış mimarisi, katılımcılar üzerinde derin bir etki bıraktı. Kurusakız sırtından Kirazlık köyünün Küskürme mahallesine ulaşan sporcular 12 kilometrelik yürüyüşü burada noktaladı.
Katılımcıların “hayatım boyunca görmediğim manzaralar” olarak tanımladığı rota, Torul Barajı’nın eşsiz görüntüsüyle taçlandı. Yıllar sonra ilk kez dolu savaktan su tahliye eden barajın görkemi, yorgun sporcular için unutulmaz bir final ödülü oldu.
“Doğada benliğimi buldum”
Yürüyüşe katılan akademisyen Aleyna Gün, doğanın insan ruhu üzerindeki iyileştirici etkisine dikkat çekti. Gün, yaklaşık bir yıldır bu yürüyüşlere katıldığını belirterek “Kendimi burada çok rahat hissediyorum, benliğimi buluyorum açıkçası. Şunu dile getirmek istiyorum; yaklaşık bir yıldır bu yürüyüşlere katılıyorum. Bu yürüyüşlere katılmadan evvel içimde bir boşluk hissediyordum, tanımlayamadığım bir şey vardı, bir eksiklik vardı. Şunu fark ettim; Aslında her şeyi günümüzde yüzeysel yaşıyoruz. Duygularımızı yüzeysel yaşıyoruz, hislerimizi yüzeysel yaşıyoruz. Ben şuna karar verdim sonrasında; o tozlu raflardan hislerimi kaldırıp tekrar hayatıma dahil ettim. Her çiçeğin rengi bana tekrardan hissettiğimi, yaşadığımı fark ettirdi” dedi.
Akademisyen Fatma Cebeci Aydın ise “Patikanın içinde yer yer kar kütleleri vardı, üzerlerinden geçtik. Hemen yanı başında ise menekşeler ve sümbüller açmıştı. Elektriğin olmadığı, doğanın tam anlamıyla korunduğu yaylaları görmek paha biçilemezdi. Yağmur bizi ıslatsa da güneşin ve baharın tadını sonuna kadar çıkardık” diye konuştu.
Niğde’den Gümüşhane Dağları için geldi
Gümüşhaneli olan ancak Niğde’de çalışan Esin İnce, bu özel gezi için iki günlüğüne kente geldiğini belirtti. İnce, “Parkur o kadar güzeldi ki, yeşilin her tonunu gördük. Eski patikalar ve yayla evleri beni çok etkiledi. Özellikle daha önce görmediğim değişik çiçek türlerini keşfetmek harikaydı” diye konuştu.

