karabuk
İmsak 06:00
Güneş 07:25
Öğle 13:08
İkindi 16:09
Akşam 18:41
Yatsı 20:00
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
blank
Mustafa Akgün tarafından
05 Mayıs, 2025 15:19 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 06.05.2025 10:02
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

 “Aşk Listesi” Tiyatrosu Safranbolu’da Sahnelendi

Safranbolu’da gerçekleştirilen anlamlı etkinlikte, usta oyuncular Hakan Bilgin, Sevinç Erbulak ve Yosi Mizrahi, “Aşk Listesi” adlı tiyatro oyunu ile izleyicilere kahkaha dolu unutulmaz anlar yaşattı.

Safranbolu Leyla Dizdar Kültür Merkezi’nde düzenlenen gece, aynı zamanda Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı (TOÇEV) yararına gerçekleşti ve eğitime destek amacı taşıdı.

İyilikle Sanatın Buluştuğu Tiyatro Gecesi

Güleç Ailesi öncülüğünde gerçekleşen etkinlikte, Özel Medikar Hastanesi, Çağ Çelik Endüstri A.Ş. temsilcileri ve katılımcılar bir araya geldi. Hayırsever İş İnsanı Kamil Güleç ve eşi Sezen Güleç’in ev sahipliğinde düzenlenen gece, sanat ve iyiliğin buluştuğu anlamlı bir ortam oluşturdu.

Kamil Güleç, yaptığı konuşmada TOÇEV’in çocuklara eğitim desteği konusunda yürüttüğü projelere değinerek, “TOÇEV, 8 milyon 337 bin 208 okuma istekli çocuğa destek sağlıyor, ulusal ve uluslararası birçok projeye imza atıyor. Ayrıca eğitim kurumlarına, öğretmenlere ve çocuklara yaptığı katkılarla ülkemize önemli hizmetlerde bulunuyor. Bu çalışmaların içinde olmak ve katkıda bulunmak bizim için büyük bir gurur” dedi.TOÇEV’in yöneticilerinden darısı Bulak Köyü’ne denildiği duyuldu. 

Bulak Köyü’ne ‘Çocuk Köyü ve Organik Tarım’ Projeleri Gelecek Vaat Ediyor

Güleç: “TOÇEV,8 milyon 337 bin 208 okuma istekli çocuğa destek veren, ulusal ve uluslararası firma ve işbirliğinde hayata geçirdiği 30 büyük proje ile layık görünen 46 ulusal ve uluslararası ödül, inşasına iyileştirilmesine veya donanımına katkıda bulunduğu 40 bin 590 eğitim kurumu, iş birliği yaptığı 310.500 öğretmen, çocuklar ve dünyanın geleceği için büyüttüğü Manisa ili Demirci ilçesinde bulunan 1.800 badem ağacıyla organik tarım yapmakta olan, yeni projesi çocuk köyünün birkaç sene içerisinde hayata geçirilmesi için desteklerle kuruluş amaçlarını sürdürüyor ve TOÇEV sorumlularına çok teşekkür ediyorum. TOÇEV’in şu işlerini gördükten sonra, gerçekten hayatım boyunca ülkemize katkıda bulunmak için gece gündüz çalıştım. Ama ben şu katkıyı benim yaptığım eserlerden daha değerli buluyorum. İnsanımıza dokunabilmek için Medikar Hastanemizin kuruluşundan bugüne kadar içinde bulunmaya gayret ettik. Şirketimizin bir grubu olarak, Medikar Ailesini, Çağ Çelik Ailesini destekledik ve gelecekte de destekleyeme devam edeceğiz. İyi ki TOÇEV’i tanıdık. Bundan sonra daha büyük desteklerimiz olacağına inanıyorum. Biz sağlık ve sanayi alanlarındaki yatırımlar dışında Karabük’te küçücükte olsa her taşın altında emeği ve katkısı olan bir aile ve kurum olduk. Güleç Çocuk Evleri ile 2009 yılından bugüne kadar faaliyette olan Karabük’te, aynı zamanda Kardemir’de, Karabük Üniversitesi’ne çeşitli katkılarımız oldu. Bizler yine Karabük’e hizmet vermeye devam edeceğiz. Güleç Ailesi olarak tüm çalışanlarımıza, yöneticilerimize çok güveniyorum. Başarıya hep birlikte koşacağız. Bundan sonra bizler büyükleri olarak onları desteklemeye devam edeceğiz. Herkes gibi bizde sanata değer veriyoruz. Bu TOÇEV’le olan tanışmamız ile hem sosyal sorumluluk projelerine hem de sanata önem vermeye devam edeceğiz. Bu akşamki tiyatro oyunu için kentimize gelerek misafir olan oyuncularımıza teşekkür ediyoruz. Ülkemizde büyük eserler sergileyen sanatçılarımızın, gelecekte daha büyük eserler sergilemeleri ve hayatımıza ışık tutmaları için sanatçılarımıza başarılar diliyorum.” ifadelerinde bulundu. Organizasyon, Karabük’ün kültürel ve sosyal yaşamına önemli bir katkı sağlarken, eğitime ve sanata verilen desteğin artarak devam edeceği mesajını verdi. Etkinlik, katılımcıların ve sanatçıların memnuniyetiyle sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
24 Şubat, 2026 12:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Kenevirden kauçuk, krem ve biyomalzeme: OMÜ’den çok yönlü kenevir çalışmaları

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Kenevir Araştırmaları Enstitüsü, geliştirdiği yeni kenevir çeşitleri, ağrı kesici ve yara iyileştirici kremler, kenevirden kauçuk ve biyomalzeme projeleriyle hem sağlık hem de sanayi alanında dikkat çekiyor. Enstitü, genişleyen genetik havuzu ve yerli çeşit adaylarıyla Türkiye’de tıbbi kenevir sektörüne yön vermeyi hedefliyor.
Kenevir Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Selim Aytaç, enstitünün yürüttüğü çalışmalar ve Türkiye’de kenevir sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Aytaç, özellikle tıbbi kenevir alanında son yıllarda önemli adımlar atıldığını belirtti. Enstitü bünyesinde 3 anabilim dalı bulunduğunu ifade eden Aytaç, bunlardan birinin tarım ve ıslah alanında faaliyet gösterdiğini söyledi. Özellikle yeni kenevir çeşitlerinin geliştirilmesine odaklandıklarını kaydeden Aytaç, son 1-2 yıldır Türkiye gündeminde yer alan tıbbi kenevir çeşitleri üzerine yoğun çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi.
Kenevirin sazlık alanlarda kullanımına yönelik projelerinin bulunduğunu aktaran Aytaç, inşaat malzemeleri ve biyomalzeme üretimi konusundaki çalışmaların da hız kesmeden sürdüğünü ifade etti. Yeni çeşitler ve çeşit adaylarının geliştirildiğini belirten Aytaç, "Bu durum genetik havuzumuzun önemli ölçüde genişlediğini göstermektedir" dedi.

"Kauçuk ve krem"
Enstitünün farklı birimlerle iş birliği içerisinde kenevirden kauçuk geliştirilmesine yönelik projeler yürüttüğünü söyleyen Aytaç, "Enstitümüzle iş birliği içinde olan diğer birimlerle birlikte yürüttüğümüz, kenevirden kauçuk geliştirilmesine yönelik bir projemiz var. Kenevirle ilgili tıbbi alanda, özellikle ağrı kesici ve yara iyileştirici kremler geliştirmiş bulunmaktayız. Kenevirin sağlık alanında kullanımıyla ilgili hem üretim hem de kullanım açısından yasal bir düzenlemeye ihtiyaç vardı. Bu yasal düzenlemeler ülkemiz bürokrasisinin gündemindeydi. 31 Ocak 2026 tarihinde hem Sağlık Bakanlığı’nın hem de Tarım ve Orman Bakanlığı’nın çıkarmış olduğu iki yeni yönetmelikle tıbbi kenevirin üretimi ve kullanımına ilişkin detaylar ortaya konuldu. Tıbbi kenevirin ülkemizde gelişmesi için ülke olarak önemli attığımızı düşünüyorum. En azından süreci başlatmış olduk" diye konuştu.

"Vahşi sanayileşmeye karşı kenevir"
Dünyada yoğun sanayileşmenin yol açtığı çevre kirliliğine dikkat çeken Aytaç, "Beş yıl sonra Türkiye’de kenevir sektörü yalnızca ülkemize bağlı olarak değil, ticaret yaptığımız diğer ülkeler ve ülke bloklarıyla birlikte şekillenecektir. Örneğin, Yeşil Mutabakat ve Paris İklim Antlaşması gibi unsurlar üretim durumumuzu belirleyecektir; hem tarımsal üretim hem de sanayi üretimi açısından. Dünyanın vahşi sanayileşme sonrası kirlenmesinin ardından bu kirliliğin önüne geçebilmek veya azaltabilmek için bir dönüşüm gerekmektedir. Bu dönüşüm sürecinde kenevirin avantajlı olduğu düşünülmektedir" şeklinde konuştu.

"Önemli olan, üretim modelini ortaya koymak ve sanayisini geliştirmek"
Türkiye’nin tekstil alanında güçlü bir ülke olduğuna işaret eden Aytaç, "Biz tekstil bakımından güçlü bir ülkeyiz. Kenevir tekstilini yaygınlaştırabilirsek ve kenevir tekstil üretiminden arta kalanları da kâğıt sanayisinde değerlendirebilirsek, keneviri ekonomik anlamda iyi kullanan ülkelerden biri olabiliriz. Elbette kenevirden birçok ürün üretilebilmektedir. Önemli olan, üretim modelini ortaya koymak ve sanayisini geliştirmektir" ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin