blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Temmuz, 2024 12:37 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Aşırı terleme problemine ETS ile kalıcı çözüm

Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Ulaş Çınar, aşırı terleme problemine ETS yöntemi ile kalıcı çözümün mümkün olduğunu söyledi.
Aşırı terleme (hiperhidroz), birçok insanın yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen yaygın bir sağlık sorunudur. Özellikle eller, ayaklar, koltuk altları ve yüz gibi bölgelerde yoğunlaşan aşırı terleme, bireylerin sosyal ve profesyonel yaşamlarında zorluklar yaşamalarına neden olabilir. Neyse ki, tıp dünyasında bu rahatsızlığa etkili bir çözüm sunan endoskopik torakal sempatektomi (ETS) yöntemi mevcut. Medicana International Samsun Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Ulaş Çınar, ETS yöntemine dair bilgiler verdi.
ETS’nin, özellikle el ve koltuk altı terlemesinde etkili olan cerrahi bir müdahale olduğunu belirten Doç. Dr. Hüseyin Ulaş Çınar, “Bu prosedürde, sempatik sinir sistemi hedef alınarak aşırı terlemeye neden olan sinirler kesilir veya klipslenir. İşlem, genel anestezi altında, minimal invaziv tekniklerle gerçekleştirilir. Göğüs boşluğuna yapılan küçük kesiler aracılığıyla endoskop ve cerrahi aletler yerleştirilir ve bu sayede sinirler görüntülenerek müdahale edilir” dedi.

“ETS, aşırı terleme sorununa kalıcı bir çözüm sunar”
Doç. Dr. Çınar, ETS’nin özellikle el ve koltuk altı terlemelerinde yüzde 95’in üzerinde başarı oranına sahip olduğunu ifade ederek, “Minimal invaziv bir yöntem olduğu için hastalar genellikle kısa sürede iyileşir ve günlük aktivitelerine dönebilir. ETS, aşırı terleme sorununa kalıcı bir çözüm sunar. Birçok hasta, işlem sonrasında terlemenin tamamen durduğunu veya belirgin şekilde azaldığını bildirmektedir. Bu prosedür, deneyimli cerrahlar tarafından gerçekleştirildiğinde genellikle güvenli ve komplikasyonsuz bir şekilde tamamlanır. Her tıbbi müdahalede olduğu gibi, ETS’nin de bazı dezavantajları ve potansiyel yan etkileri bulunmaktadır. Vücudun başka bölgelerinde terlemenin artması (kompansatuvar terleme) sıkça görülen bir yan etkidir. Bu durum, hastaların bir kısmı için rahatsız edici olabilir. Nadiren de olsa, göz kapağında düşme ve göz bebeklerinde küçülme gibi belirtilerle ortaya çıkan horner sendromu gelişebilir. Sinirler kesildiği için işlem geri döndürülemez ve bu da kalıcı değişikliklere neden olabilir” diye konuştu.
Aşırı terlemenin yaşam kalitesini düşüren önemli bir sorun olmasına rağmen, ETS gibi etkili ve kalıcı çözümler sayesinde bu problemden kurtulmanın mümkün olduğunu kaydeden Dr. Çınar, “ETS, özellikle el ve koltuk altı terlemesinden muzdarip olanlar için ideal bir tedavi seçeneği sunmaktadır. Bu yöntemle, sosyal ve profesyonel yaşamda daha özgüvenli ve rahat bir şekilde hayatınıza devam edebilirsiniz” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.