Aşı olmayan işçiye PCR Testi zorunluluğu - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
04 Eylül, 2021 11:26 tarihinde yayınlandı
0
0

Aşı olmayan işçiye PCR Testi zorunluluğu

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 81 ile genelge gönderdi. Koronavirüs aşısı olmayan işçilerden 6 Eylül 2021 tarihi itibariyle zorunlu olarak haftada bir kez PCR testi yaptırmaları, işveren tarafından istenebilecek. Test sonuçları gerekli işlemler yapılmak üzere iş yerinde kayıt altında tutulacak.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yapılan  açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Çalışma hayatını düzenleyici, işçi – işveren ilişkilerinde çalışma barışının sağlanmasını kolaylaştırıcı ve koruyucu tedbirler almak, iş sağlığı ve güvenliğini sağlayacak tedbirlerin uygulanmasını izlemek Bakanlığımızın asli görevleri arasındadır.

Bu doğrultuda, Bakanlığımız tarafından, işverenlerin işçilerinden isteyeceği PCR testi ve işçilerini Covid-19 riskleri ve tedbirleri konusunda bilgilendirmesini içeren, 2/9/2021 tarihli genel yazı 81 İl Valiliği’ne gönderilmiştir.

İŞVEREN YAZILI OLARAK BİLGİLENDİRECEK

Söz konusu yazıda, işverenlerin, işyerinde karşılaşılabilecek sağlık ve güvenlik risklerine yönelik koruyucu ve önleyici tedbirler hakkında tüm işçilerini bilgilendirmekle yükümlü oldukları hatırlatılmıştır.

İşverenlerin COVID-19 aşısı tamamlanmamış işçilerini yazılı olarak ayrıca bilgilendirmesi istenmektedir. Bilgilendirme sonrasında aşı olmayan işçilere, kesin COVID-19 tanısı konması durumunun iş ve sosyal güvenlik mevzuatı açısından olası sonuçları da işveren tarafından bu durumdaki işçilere bildirilmelidir.

HAFTADA 1 KEZ TEST ZORUNLULUĞU

COVID-19 aşısı olmayan işçilerden 6 Eylül 2021 tarihi itibariyle zorunlu olarak haftada bir kez PCR testi yaptırmaları işyeri/işveren tarafından istenebilecek, test sonuçları gerekli işlemler yapılmak üzere işyerinde kayıt altında tutulacaktır.”

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
doc dr ayhan babaroglu surekli ekranla vakit geciren cocuklarda beyin gelisimi dengesiz ilerleyebilir Jxq2t1fE
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Nisan, 2026 16:45 tarihinde yayınlandı
0
0

Doç. Dr. Ayhan Babaroğlu: “Sürekli ekranla vakit geçiren çocuklarda beyin gelişimi dengesiz ilerleyebilir”

Çocukların ekran başında geçirdiği sürenin etkileriyle ilgili ailelere önemli uyarılarda bulunan Doç. Dr. Ayhan Babaroğlu, “Sürekli ekranla vakit geçiren çocuklarda sosyal etkileşim azaldığı için beyin gelişimi dengesiz ilerleyebilir” dedi.

Hitit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayhan Babaroğlu, son dönemde gündeme gelen çocukların teknolojik cihaz kullanımıyla ilgili önemli uyarılarda bulundu. Dijital cihazların çocuklar için hem fırsat hem de risk barındırdığına dikkat ceken Doç. Dr. Babaeoğlu, “Teknoloji doğru kullanıldığında öğrenmeyi destekler, ancak kontrolsüz kullanım çocukların dikkat, duygu yönetimi ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebilir” dedi.

Çocuk beyninin özellikle ilk 5 yılda çok hızlı geliştiğini belirten Babaroğlu, bu dönemde çevresel etkileşimin hayati önem taşıdığını vurgulayarak, “Beyin ’kullan ya da kaybet’ prensibiyle çalışır. Çocuk neyle daha çok vakit geçirirse beyin o yönde gelişir. Sürekli ekranla vakit geçiren çocuklarda sosyal etkileşim azaldığı için beyin gelişimi dengesiz ilerleyebilir” diye konuştu.

“Gelişimi olumsuz etkileyebilir”

Beynin “yönetim merkezi” olarak bilinen prefrontal korteksin gelişimine dikkat çeken Babaroğlu, bu bölgenin dikkat, planlama, sabır, dürtü kontrolü ve doğru karar verme gibi hayati becerilerden sorumlu olduğunu belirtti. Hızlı dijital uyaranların çocuk gelişimine doğrudan etki ettiğini kaydeden Babaroğlu, “Prefrontal korteks çocukluk ve ergenlik boyunca gelişir. Yani bir çocuğun kendini kontrol etme, sabretme ya da doğru karar verme becerisi zamanla olgunlaşır. Ancak hızlı, sürekli değişen dijital uyaranlar bu gelişimi olumsuz etkileyebilir” şeklinde konuştu.

“Öğrendiklerini kalıcı hale getirememesine yol açıyor”

Aşırı ekran kullanımının çocuklarda dikkat süresini kısalttığını, odaklanmayı zorlaştırdığını ve ani tepki verme eğilimini artırdığını belirten Babaroğlu, sürekli hızlı içerik tüketen çocukların gerçek hayattaki daha yavaş süreçlere uyum sağlamakta zorlanabildiğine vurgu yaptı. Babaroğlu, tablet, telefon ve sosyal medya kullanımında beğeniler ve oyun içi ödüller çocukların beyninde dopamin salgısını arttırdığını ve bunun da sabırsızlık, dikkat dağınıklığı ve kontrol kaybına sebep olabileceğini söyledi. Ekranlardan yayılan mavi ışığın çocukların uyku düzenini bozduğuna dikkat çeken Babaroğlu, “Yatmadan önce kullanılan telefon ve tabletler uyku hormonunu baskılıyor. Bu da çocukların hem daha az uyumasına hem de öğrendiklerini kalıcı hale getirememesine yol açıyor” ifadelerini kullandı.

Yoğun ekran kullanımının çocukların empati kurma, duygu kontrolü ve sosyal iletişim becerilerini zayıflatabileceğini belirten Babaroğlu, yüz yüze iletişimin yerinin doldurulamayacağını söyledi. Babaroğlu, çocukların sağlıklı gelişimi için ailelere şu önerilerde bulundu:

“0-2 yaşta ekran kullanımından kaçınılmalı, 2-5 yaşta günde en fazla 1 saatle sınırlandırılmalı, yatmadan en az 1 saat önce ekran kapatılmalı. Çocuklar ekranı tek başına değil, ebeveynle birlikte kullanmalı. Hızlı ve aşırı uyarıcı içerikler sınırlandırılmalı. Açık hava oyunları ve sosyal aktiviteler artırılmalı. Ekran ’susturma aracı’ olarak kullanılmamalı, ev içinde ortak dijital kurallar oluşturulmalı ve aileler çocuklara örnek olmalı.”

Bizi sosyal medyadan takip edin