Rize’nin Çayeli ilçesinde yaşanan heyelanın ardından ortaya çıkan yeni güvenlik kamerası görüntülerinde, heyelan gerçekleştiği esnada uyuduğu koltuktan panikle kalkmaya çalışan Abdullah Çermen o anları, ’Biz deprem oluyor sandık’ ifadeleriyle anlattı.
Eskipazar Mahallesi’nde yaşanan ve Yakup Özcan Bayraktar’ın ölümü ile sonuçlanan heyelanın ardından, yan binada oturan Çermen ailesinin oturma odasında bulunan güvenlik kamerası da heyelanın olduğu dakikaları kaydetti. Kayıtlarda o sırada koltukta uyuyan 55 yaşındaki Abdullah Çermen, bir anda yüksek ses ile uyanarak koltuktan düşüyor. Ne yapacağını şaşıran Çermen, içeride bulunan babasının yanına gidiyor. Ardından telefona sarılan Çermen, tanıdıklarına ‘deprem olup olmadığını’ soruyor. O anlar ise odayı anbean kaydeden güvenlik kamerasına yansıyor.
O anları anlatan Abdullah Çermen, ilk etapta uzun bir süre deprem oluyor sandıklarını ifade ederek, “Saat 6.35 sularında ani bir gürültüyle şok olduk. Biz ilk etapta deprem olduğunu zannettik çünkü 5 gün önce yine Rize’de bir deprem olmuştu. Onun da belki etkisi vardı. Hatta babam ‘Deprem oluyor’ diye yattığı odadan seslendi. Ben de kalktım ‘Sakin olun’ diyerek onları uyardım. Biz hala deprem olduğunu zannediyorduk, farkında değildik. Saate bakıyorum, hatta birilerini arıyorum ‘Sizde deprem oldu mu?’ diye. Onlar ‘Yok biz bir şey hissetmedik’ diyor. Ne zaman ki balkondan aşağıya baktığımızda yan blok dibine yolun ortasında bir toprak yıkıntısı gördük. Acaba dedim bina mı çöktü deprem nedeniyle. Hala biz olayı deprem zannediyoruz. Hemen akabinde, bir 10 dakika sonra aşağıya inerek anladık ki heyelandan dolayı bu olay gerçekleşmiş” şeklinde konuştu.
Aşağıya indiğinde arabasını kurtarmaya çalışanlar olduğunu gördüğünü dile getiren Çermen, “7 katta oturuyorum. O gecede hiç uyumamıştım. Şiddetli bir yağmur devam ediyordu. Ben ara ara kalkıp dereye bakıyordum. Bulunduğumuz alanda çok şiddetli bir yağmur vardı. Ben de kendi kendime dedim ki herhalde yukarılarda yağmur yok, dere kabarmıyor. Aşağıya inen ilk insanlardan bir tanesi bendim. Kimisi arabasını alıyordu, almaya çalışıyordu. O molozların altında acaba biri var mı yok mu diye merak ediyorduk. Bakıyorduk, sesleniyorduk. Sonrasında işte yetkililer geldi, olaya müdahale etti” dedi.


“Aşağıyı görene kadar deprem oluyor sandık”
Tokat’ta aşırı yağış kirazı vurdu
Tokat’ta son günlerde etkili olan yağışlar tarım arazilerinde büyük zarara yol açtı. Sular altında kalan bahçelerde özellikle erkenci kiraz çeşitlerinde çatlama ve dökülmeler yaşandı.
Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Emin Yılar, bazı bölgelerde kirazda hasarın yüzde 100’e ulaştığını belirtti.
Geçtiğimiz yıl yaşanan don felaketinin etkilerinin henüz atlatılamadığını belirten Yılar, “Geçen yıl devletimiz çiftçiye dönüm başına destek vererek önemli bir katkı sağladı. Bu destek üreticiyi ayakta tuttu. Ancak bu yıl da özellikle Tokat’ta kiraz üreticileri çok ciddi bir afetle karşı karşıya kaldı. Bazı bölgelerde erkenci ve orta sezon çeşitlerde hasar yüzde 80 ila yüzde 100 arasında değişiyor. Ürünler tamamen çatladı ve pazarlanamaz hale geldi” dedi.
İhracata yönelik geç sezon kiraz çeşitlerinde ise umutların sürdüğünü ifade eden Yılar, yağışların sona ermesi halinde kalan ürünlerin ayıklanarak ihracata gönderilebileceğini belirtti. Ege Bölgesi’nde kiraz ihracatının başladığını hatırlatan Yılar, ürünlerin kilogram fiyatının 180-200 lira seviyelerinde olduğunu söyledi.
Kiraz üretimindeki kaybın binlerce tonu bulduğunu belirten Yılar, “Erkenci ve orta sezon çeşitlerde yaklaşık 2 bin tonluk zarar olduğunu düşünüyoruz. Eğer yağışlar durursa geç sezon ihracatlık çeşitlerden 3-4 bin ton ürün alınabilir. Ancak genel toplamda bu yıl Tokat’ta kirazda 8 ila 10 bin ton arasında ürün kaybı bekliyoruz” dedi.

