Artvinli arıcılardan sahte bal uyarısı - Karabük Haber Postası
artvinli aricilardan sahte bal uyarisi Tf5wPvsE
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Nisan, 2025 12:45 tarihinde yayınlandı
0
0

Artvinli arıcılardan sahte bal uyarısı

Artvin İli Arı Yetiştiricileri Birliği Lideri İbrahim Durmuş, internet üzerinden “Artvin balı” ismi altında düzmece eserlerin satıldığını belirterek vatandaşlara ihtarlarda bulundu. Durmuş, “Sahte balı anlamak için laboratuvar koşul. Gözle, damak tadıyla anlamak mümkün değil” dedi.

Artvin balının son yıllarda kalitesiyle ön plana çıkmasının akabinde, internet sitelerinde geçersiz bal satışı da artış gösterdi. Artvin İli Arı Yetiştiricileri Birliği Lideri İbrahim Durmuş, bu durumun Artvinli üreticileri olumsuz etkilediğini ve düzmece bal ile uğraş konusunda hukuksal sürecin başlatıldığını söyledi.

Durmuş, “Son yıllarda Artvin balının kalitesiyle ön plana çıkmasıyla sahtekârlar, site üzerinden Artvin balı ismi altında bal satmaya başladılar. Bu da bizim Artvin arıcısını çok yordu. Artvin’de yaklaşık bin 400 kayıtlı arıcı bulunmakta. Düzmece balı ağzıma almak istemiyorum zira Artvin’de düzmece bal bulmak çok sıkıntı. Arıcılarımızın hiçbirinde sahtekârlık yoktur. Lakin dışarıda geçersiz bal, ‘Artvin balı’ ismiyle satılıyor. Bu da bizim için büyük bir sorun. Düzmece balı anlamak için laboratuvar gerekir. Gözle, damakla, balın akışına bakarak düzmece olup olmadığını anlayamayız. Tahlil yapmadan karar verilemez” diye konuştu.

“Şişedeki bal, bal olmayabilir”

Alınan balın üzerinde etiketi, dolum tarihi, hangi tesiste dolduğu, son kullanma tarihi ve parti numarası olmayan eserlere güvenilemeyeceğini belirten Durmuş “Şişedeki pekmezi bal diye satarlar. Tüketiciler kesinlikle sağlam üreticiden alışveriş yapmalı. Hele hele Artvin’den almalılar. Artvin balı bin 500 ila 2 bin 500 lira ortasında değişiyor. Lakin son günlerde birtakım sitelerde gramı milyon dolara satılan bal ilanları görüyoruz. Bu cins ilanlara kimse inanmasın. Biz arıcılar bakanlıktan işletme numarası almadan üretim yapamıyoruz. Vatandaşlar bu numaraları denetim ederek balın kime ilişkin olduğunu görebilir. Böylelikle inançla tüketebilirler” halinde konuştu.

“Artvin coğrafyası sayesinde 6 farklı bal tipi üretiyoruz”

Artvin’in coğrafik yapısının farklı rakımlarda çeşit çeşit bal üretimine imkan tanıdığını tabir eden Durmuş, “Artvin’de kestane balı, çiçek balı, ıhlamur balı, orman gülü balı, yaban mersini balı ve yayla balı üretiliyor. 0 rakımdan 2 bin 600 rakıma kadar arılarımız nektar topluyor. Bu zenginlik, balımıza da yansıyor” sözlerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
40 yasinda cirak oldu giresunun bicak mirasini yasatiyor aLNHI1yZ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Nisan, 2026 12:22 tarihinde yayınlandı
0
0

40 yaşında çırak oldu, Giresun’un bıçak mirasını yaşatıyor

Giresun’un Sokakbaşı Mahallesi’nde yöresel bıçak üretimi yapan Haluk Kemal Yücesan, 40 yaşından sonra çırak olarak adım attığı meslekte, kentin yüzlerce yıllık bıçakçılık kültürünü yaşatan son ustalar arasında yer alıyor.

1999 yılında yaşanan Marmara Depremi’nin ardından İstanbul’dan ayrılarak memleketi Giresun’a dönen Haluk Kemal Yücesan (66), tesadüfen başladığı bıçakçılık mesleğinde 26 yılı geride bıraktı. Ustası, “Çavuş Ömer” lakaplı Ömer Saraçoğlu’nun yanında çırak olarak mesleğe adım atan Yücesan, bu sanatın köklerinin daha da eskilere dayandığını söyledi. Ustasının babası Temel Saraçoğlu’nun bıçakçılığı Rum kökenli Anton Usta’dan öğrendiğini belirten Yücesan, böylece mesleğin kuşaktan kuşağa aktarılan bir gelenek olduğuna dikkat çekti.

1999 Marmara Depremi’nin ardından yaşadığı psikolojik etkiler nedeniyle İstanbul’u terk etme kararı aldığını anlatan Yücesan, “Giresun’a geldikten sonra ustamın dükkanının önünden geçerken sohbet ettik. Dükkanı kapatacağını söyledi. ‘Bu Çin malı bıçaklarla uğraşamıyorum, öğrenecek kimse de yok’ deyince ben de ’Bana öğret’ dedim. Ertesi gün sabah 6’da dükkana gittim, o gün bu gündür devam ediyorum” dedi.

“Giresun saldırması, Yılan dili, Sepet bıçağı, Kanun bıçağı gibi çeşitlerimiz var”

Giresun’un bıçak kültürünün Türkiye’de ve dünyada ayrı bir yere sahip olduğunu vurgulayan Yücesan, çocukluk yıllarından itibaren bıçaklarla iç içe büyüdüklerini ifade ederek, “Giresun’da hemen herkesin cebinde ya da belinde bir bıçak olurdu. Biz oyuncaklarımızı bile kendimiz yapardık, bunun için bıçak kullanırdık. Bu kültürün içinde büyüdük. Kentte üretilen bıçaklar yalnızca birer kesici alet değil, her biri ayrı bir isim ve hikaye taşır. Dünyanın birçok yerinde bıçak yapılır ama isimlendirilmiş, hikayesi olan bu kadar zengin bir kültür zor bulunur. Giresun Saldırması, Yılan Dili, Sepet bıçağı, Kanun bıçağı gibi çeşitlerimiz var” dedi.

Bıçakların kullanım amacına göre şekillendiğini anlatan Yücesan, “Örneğin ‘Kanun bıçağı’ sivri uçlu bıçakların yasaklandığı dönemde ucu yuvarlatılarak yapılmış. ‘Giresun Saldırması’ ise koltuk altından rahat çekilebilmesi için özel kavisli bir yapıya sahip. ‘Yılan Dili’ bıçağı ise hem sepet yapımında hem de savunma amaçlı kullanılmış. Her birinin ayrı bir geçmişi var” ifadelerini kullandı.

“26 yıldır pazar günü dahil dükkandan çıkmadım”

Mesleğe 40 yaşından sonra başlamasına rağmen büyük bir özveriyle çalıştığını belirten Yücesan, “26 yıldır pazar günü dahil dükkandan çıkmadım. Bu iş sabır ve emek ister. Yeni nesil biraz daha hızlı sonuç almak istiyor ama bu meslek göz nuru ister. Ben 40 yaşımdan sonra çırak oldum, bu mesleği öğrendim ve 2010 yılında ’Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı’ olarak onayı verildi. Hepsinde emek ve sabır var. Tabi yaptığın işi sevmek de var. Bugüne kadar birkaç çırak yetiştirdim, ancak gençler ekonomik nedenlerle mesleği sürdürmekte zorlandığı için başka şehirlere çalışmaya gitti. Oğlum da bu işi öğrendi, yıllarca birlikte çalıştık ama geçim sıkıntısı nedeniyle başka şehre gitti. Bu kültürün devam etmesini istiyorum. Çünkü biz burada sadece demiri dövmüyoruz, Giresun’un kimliğini yaşatıyoruz” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin