Reklam
Reklam
artvinin siddetli yagis sel ve taskinlara neden oldu cS7S1UTy jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Eylül, 2024 04:37 tarihinde yayınlandı
0

Artvin’in şiddetli yağış sel ve taşkınlara neden oldu

Artvin’in Arhavi ve Hopa ilçelerinde etkili olan sağanak yağış sel ve su taşkınlarına neden oldu. Meteoroloji verilerine göre Arhavi’de yağışlar 80 kilogramın üzerine çıkarken, Hopa’da çaylıkta mahsur kalan bir vatandaşlar ekiplerce kurtarıldı.

Artvin’de etkili olan şiddetli yağış Hopa ve Arhavi ilçelerinde hayatı olumsuz etkiledi. Cadde ve sokaklar yağmur sularıyla doldu. Sürücüler güçlükle ilerlerken yayalar yürümekte zorlandı. Bazı köy yolları ulaşıma kapandı. Ekipler heyelanlı bölgeler için çalışa başlattı.

Arhavi’de etkili olan şiddetli yağış meteoroloji verilerine göre 80 kilogramın buldu. İlçede, Kapisre deresi bir kez daha taştı. Ekiplerin müdahalesiyle, yağmur sularıyla kaplanan cadde ve sokaklar temizlenme çalışması başlatıldı.

Çay tarlasında mahsur kalan kadın kurtarıldı

Hopa Sundura mahallesinde çay tarlasında çalıştığı sırada yağmura yakalanarak mahsur kalan Bedriye Yarar (56) HOPAK ekiplerince kurtarıldı. Suların yükselmesiyle yükselen derenin karşısında kalan Yarar, suyu gecemeyince ekiplere haber verdi. Bölgeye giden HOPAK ekipleri 56 yaşındaki kadını derenin karşı tarafına geçirerek kurtarmayı başardı.

Kentte yağışların yarın sabaha kadar devam edeceği bildirildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin