Artvin’de tarihi çeşmenin kayıp kitabesi bulundu, şimdi ise çeşme aranıyor - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Ekim, 2023 00:12 tarihinde yayınlandı
0
0

Artvin’de tarihi çeşmenin kayıp kitabesi bulundu, şimdi ise çeşme aranıyor

Artvin’de tarihi çeşmenin kayıp kitabesi bulundu. Kitabe Müze Müdürlüğüne teslim edilirken, şimdi ise kayıp çeşme aranıyor.

Artvin’de 1783 yılında III. Ahmed’in kızı büyük Esma Sultan’ın kahyası Çelebi Efendi tarafından Orta Mahalle Camii yakınında yaptırılan çeşmenin kitabesi uzun zamandır aranıyordu. Tarihi çeşmenin kitabesi 80’li yılların başına kadar yerinde durduğu tespit edilirken, daha sonraki kayıtlarda kitabenin yerinde olmadığı belirlendi ve araştırmacılar tarafından aranmaya başladı.

2021 yılında Artvin’de Müze Müdürlüğü açılınca kentte yaşayan Nazım (90) ve Nilgün Özdemir (67) çifti, yıllardır evlerinin başköşesinde muhafaza ettikleri ve nereden geldiğini bilmedikleri üzerinde eski Türkçeyle yazılı olan mermer taşını Müze Müdürlüğüne bağışlama kararı aldı. Müze Müdürlüğü yetkilileri yaptıkları inceleme sonucu mermer taşın Çelebi Efendi Çeşmesine ait olduğunu belirlendi.

Konuya ilişkin Artvin İl Kültür ve Turizm Müdürü Yunus Emre Aytekin, kitabenin 80’li yılların başına kadar çeşmenin üzerinde olduğunu yaklaşık 35-40 yıldır kitabenin bir şekilde araştırmacılar tarafından arandığını hatırlatarak son yaşanan gelişmeler hakkında bilgi verdi. Aytekin “Artvin’den bir ailemiz Müze Müdürlüğünün kurulduğunu duyunca yıllardır çok sağlam şekilde muhafaza ettikleri bu kitabeyi müdürlüğümüze teslim ettiler. Uzmanlarımızın yapmış olduğu araştırma neticesinde de kitabenin gerçekten literatürde ki karşılaştırması yapılarak Çelebi Efendi Çeşmesine ait olduğunu gördük. Bunlar bizim için önemli eserler tarihimize ışık tutan eserler. Ailemize bugüne kadar çok ciddi şekilde muhafaza ettikleri için ve sonrasında da bize teslim ettikleri için teşekkür ediyorum” dedi.

Kitabesi bulunan çeşme, yol yapımı sırasında dolgu malzemesiyle kapatılmış

İl Müdürü Yunus Emre Aytekin, tarihi çeşmenin son durumu hakkında da bilgi vererek literatürde hem çizimleri hem de bilgileri bulunan fakat şuan yerinde olmadığı görülen çeşmenin tekrardan ortaya çıkarılması için çalışma yürüttüklerini söyledi. Aytekin “Baktığımız zaman bir yol yapımı gerçekleşmiş bu bölgede ve bunun neticesinde çeşme dolgu malzemesiyle kapatılmış durumda. Uzmanlarımız şimdi çeşme hakkında çalışmalar yapacak. Çeşmeyi ortaya çıkardıktan sonra kitabenin orijinalini değil ama bir imitasyonu yaptırarak yine çeşmenin üzerine konulacak” diye konuştu.

“Eski Türkçe yazıyor” diye evimizin en güzel köşesinde sakladık”

Yıllardır evlerinin en güzel yerinde muhafaza ettikleri kitabeyi Müze Müdürlüğü açıldığını öğrenince bağışlama kararı alan Nazım ve Nilgün Özdemir çifti, tarihe ışık tutacak bir eser olduğunu öğrenince mutlu olduklarını söyledi.

Nilgün Özdemir “Eşimin babasından kalma evimizde eski bir mermer taşı vardı. Üstünde eski yazılar olduğu için biz bunu evimizin güzel bir köşesinde muhafaza ettik. Artvin’de müze müdürlüğünün açıldığını duyunca bu mermer taşını Müze Müdürlüğüne götürdük. Müze Müdürlüğü bize Çelebi Efendinin 1783 yılında yaptırdığı çeşme kitabesi olduğunu söyledi. Uzun süredir arandığını söylediler. Bizde gönlümüz rahat şekilde müze müdürlüğüne hediye ettik. Onlar da teşekkür ettiler hediyemizi kabul etiler. Eşim Nazım Özdemir ve ailesi olarak kendimizle gurur duyuyoruz ki böyle bir taşı muhafaza edebildik” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
gw 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
16 Nisan, 2026 13:19 tarihinde yayınlandı
0
0

ŞİRKET İFLASLARINDA ENDİŞE VERİCİ ARTIŞ

Dun & Bradstreet (D&B), işletmeler için ticari veri, analitik ve iş zekası çözümleri sunan küresel bir Amerikan şirketidir.
Şirketin açık ismi, Data Universal Numbering System (Veri Evrensel Numaralandırma Sistemi).
Yaklaşık 200 yıllık bir geçmişe sahip olan bu şirket, dünya genelindeki yüz milyonlarca işletmeye dair devasa bir veri tabanını yönetiyor.
Dun & Bradstreet’in Türkiye’deki faaliyetleri CRIF grubu tarafından yürütülüyor.

Dun & Bradstreet geçtiğimiz hafta Küresel İflas Raporunu açıkladı. Rapor, 2025 yılında küresel ölçekte şirket iflaslarının yüzde 7 artarak yükselişini sürdürdüğünü ortaya koydu.
Bir önceki yıla göre; küresel ölçekteki ortalama iflas yüzde 7 iken, bu oran Türkiye % 29

Türkiye’de 2024 yılında toplam 465 şirket iflas etmişti.
Şirket iflasları bir önceki yıla (2023) göre %23 oranında artış göstermişti. İflaslardaki artış artarak devam ediyor.

2025 yılında iflas sayısı biraz daha arttı, 573 şirkete ulaştı. Yıllık artış hızı ise %29 oldu
İflas kararlarının yanı sıra, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre 2025 yılında toplam 33 bin 270 şirket kapanmış, esnaf tarafında ise günde ortalama 330 iş yeri faaliyetlerini sonlandırmış.

Türkiye’de iflaslardaki artışın nedenleri; yüksek reel faiz ortamı, krediye erişimdeki zorluklar ve sıkı finansal koşulların özellikle KOBİ’ler üzerinde yarattığı baskı olarak görülüyor.

Sayıları az da olsa, şirket iflaslarında bizden daha kötü ülkeler de var.
Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu 45 ülkeden 28’inde (yüzde 62) bir önceki yıla kıyasla şirket iflaslarında artış yaşandığı, 17 ülkede ise düşüş yaşandığını ortaya çıktı. Rapora göre, 2025 yılında Dun & Bradstreet tarafından incelenen 45 ülkede, 627 bin 575 şirket iflas etti.
2025 yılında bir önceki yıla kıyasla şirket iflaslarında,
Arjantin, yüzde 65 artışla ilk sırada.
Yüzde 49 artışla Yunanistan incelenen ülkeler içerisinde ikinci olurken, Hong Kong yüzde 45 ile üçüncü sırada yer aldı. Hong Kong’u, yüzde 44 ile Suudi Arabistan, yüzde 41’lik artışla İsviçre takip etti. 2024 yılında bir önceki yıla göre şirket iflaslarında yüzde 6 gibi sınırlı bir artışın yaşandığı ABD’de ise, geçen yıl şirket iflaslarında yüzde 26 artış yaşandı.

Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı ablukaya alması,
İnşaat, perakende ve hizmet sektörlerinde iflas baskısının artırdı
Dun & Bradstreet’in, “2025 Küresel İflas Raporu”, iflas baskısının özellikle belirli sektörlerde yoğunlaştığını ortaya koydu. Raporda, inşaat, perakende, konaklama ve hizmet sektörlerinin yüksek faiz ve talep hassasiyeti nedeniyle birçok ülkede iflasların önemli bölümünü oluşturmaya devam ettiği belirtildi.

2025 yılının küresel ekonomi açısından belirgin bir normalleşme ve dengelenme sürecine işaret ettiğinin belirtildiği raporda, enerji ve gıda fiyatlarındaki gerileme, enflasyon baskılarının azalması ve önde gelen merkez bankalarının parasal gevşeme yönünde attığı adımların küresel ölçekte finansal koşulları görece iyileştirdiği vurgulandı. Türkiyede durum bunun tam tersi. Bizde gıda ve enerji fiyatları düşmediği için şirket iflasları daha da artacaktır

Raporda ayrıca, sektörel anlamda şu analize yer verildi: “Özellikle yüksek faiz oranlarının proje finansmanını zorlaştırması, maliyet enflasyonu ve talepteki yavaşlama, inşaat sektörü şirketlerinin bilançoları üzerinde ciddi baskı yaratıyor.

Perakende ile konaklama ve hizmet sektörlerinde ise tüketici talebindeki dalgalanma, artan operasyonel maliyetler ve sınırlı fiyatlama gücü başlıca risk unsurları arasında yer alıyor.

Bazı büyük ekonomilerde ise üretim ve hizmet sektörleri de talep zayıflığı ve maliyet baskıları nedeniyle risk altında kalmayı sürdürüyor.

Jeopolitik gelişmeler, ticaret modellerindeki değişim, döviz piyasalarındaki oynaklık ve politika belirsizliklerinin, şirketlerin finansal risk yönetimini şekillendirmeye devam edecektir.

Şirketlerin; müşterilerini, tedarikçilerini ve iş ortaklarını ortaya çıkabilecek stres sinyalleri açısından sürekli izlemek için yapay zekâ destekli, gerçek zamanlı veri ve içgörü araçlarından yararlanması gerekiyor. Kredi risklerinin, güvenilir ve temiz verilerle düzenli olarak yeniden değerlendirilmesi; şirketleri koruyacak sağlıklı finansal risk kararlarının alınması açısından önem taşıyor.
Ayrıca iş ortaklarını çeşitlendirmek ve makroekonomik ile jeopolitik senaryolara yönelik alternatif planlar oluşturmak, şirketlerin dayanıklılığını önemli ölçüde artırabilir. En önemlisi ise karar alma süreçlerinin, piyasa algısı ya da kısa vadeli dalgalanmalardan değil; veri temelli içgörülerden beslenmesi gerekiyor.

Enerji fiyatlarındaki anormal artış, kontrolden çıkan ve artmaya devam eden enflasyon, dövizdeki dalgalanmalar ve piyasalardaki belirsizlik Türkiye’de şirket iflaslarının 2026 yılında da artmasına neden olacaktır.

İlyas Erbay