Artvin’de sonbahar ilk bu köye uğruyor - Karabük Haber Postası
artvinde sonbahar ilk bu koye ugruyor EBhwhgnF jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
27 Eylül, 2024 12:37 tarihinde yayınlandı
0
0

Artvin’de sonbahar ilk bu köye uğruyor

Artvin’in Ardanuç ilçesine bağlı Zekerya köyünde sonbahar her yıl erken başlıyor. Türkiye’nin doğusunda sıcaklıklar 40 dereceye kadar yükselirken, Karadeniz’de sonbaharın ilk kareleri bu köyde çekiliyor. 2 bin 400 ile 3 bin rakım arasında bulunan köyde, ağaç yapraklarının sararmasıyla birlikte doğanın renk cümbüşü başlıyor.

Artvin’in Ardanuç ilçesi ahşap mimarisi, tarihi eserleri, yaylaları ve yaban hayatı çeşitliliğiyle dört mevsim boyunca ziyaretçilerine farklı güzellikler sunuyor. Özellikle Zekerya köyü, sonbaharın ilk yaşandığı yerlerden biri olarak son yıllarda tanınırlığını artırıyor.

Köy sakinlerinden Erhan Altuntaş, Zekerya köyünün yüksek rakımlı olması nedeniyle sonbaharın daha erken başladığını belirterek “Köyümüz yüksekte olduğu için birçok yere göre yapraklar daha erken sararıyor. Bu nedenle renk cümbüşü de daha erken yaşanıyor. Geçen yıl köyümüz haberlere konu oldu. O zamandan beri sonbahar fotoğrafları çekmek için çok sayıda insan köyümüze geliyor” dedi.

Bir başka köy sakini Ahmet Pehlevan ise “Bulunduğumuz yer 2 bin 400 rakımda, dağ platosu ise 3 bin rakıma kadar uzanıyor. Bu köyde sonbahar mevsimi, diğer yerlere göre daha erken yaşanıyor. Sosyal medyada köyümüzü görüp, fotoğraf çekmek için buraya gelenler çok fazla. Zor bir coğrafyada yaşıyoruz, ama köyümüzün güzelliği bu zorlukları unutturuyor,” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fevzi aydin 1
Fevzi Aydın Avatarı
Fevzi Aydın
21 Nisan, 2026 13:25 tarihinde yayınlandı
0
0

DİJİTAL TEHLİKE…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın

Sosyo-ekonomik alanlarda etkili olmaya başlayan dijital ve teknolojik yenilikler, doğru kullanılmadığı takdirde ortaya çıkan tehlikeler, şiddete dönüşmeye devam ediyor…

Ekonomik alandaki teknolojik gelişmeler, üretim alanında istihdam edilen insan gücünün yerini, teknoloji ürünü robotlara bırakınca, insanlar işsiz kalmaya başladı…

İletişimde duvarları yıkan sosyal medyada, anlık haberleşme ile insanlar, dünyanın neresinde olursa olsun anlık canlı görüşmeler, sosyal hayatın çıtalarını tahminlerden çok fazla yükseltti…

Dijital yapı, teknoloji ve sosyal medya ile tahmin edemeyecekleri bir güç ile buluştu insanlar…

Herkesin cebinde taşıyabildiği bu sihirli kutular, insanları yediden yetmişe adeta başka alemlere taşıdı…

Bu sihirli kutularla bir anda kendini çok mutlu hisseden insanlar, sınırları zorlayarak olmazları oldurmaya başladı…

Sınırları daha çok zorlayarak bu sihirli kutulardan para kazanmaya bile başladı…

Tehlikeli yönlerini keşfederek insanlığa zarar verecek boyutlara getirilen, dijital teknoloji ve sosyal medya, artık günümüzde kontrol edilemez bir boyuta çıktı…

Bugün 4,5G teknolojisinden 5G teknolojisine geçmek bile insanların sosyal medya giderlerini uçurmaya yetti…

Yaşamaları için gerekli ihtiyaçlarının bile önüne geçti, sosyal medya giderleri…

Gençlerin beyinlerini yıkayan, dijital teknoloji üretimi oyunlar, adeta gençleri sosyal medya teröristi haline getirmeye hızla devam ediyor…

Emperyalist sömürüden sonra dijital sömürü de insanları yoksullaştırmaya başladı…

Tüketime dayalı ekonomilerde, sınır tanımayan ihtiyaçlar, ülke ekonomisi için ithalatı uçurmakta…

Dizginlenemeyen gerekli gereksiz bu ihtiyaçlar, ülkeleri emperyalist ülkelere bağımlılıktan kurtaramıyor…

Üretim imkânı olmadığı takdirde, ülkeler tüketim ekonomisini kontrollü olarak uygulamalı…

Her türlü tanıtımla, ihtiyaç haline getirilen teknolojik ürünler, büyüklü küçüklü insanlığın yediden yetmişe tüm kesiminde, öncelikli ihtiyaç olarak görülmekte…

Hayatını idame ettirmek için kullanması gereken gelirlerin büyük kısmını da dijital teknoloji ürünlerine aktarması, tehlike boyutlarının bir kısmı…

Aile ile birlikte, çocukları dünya hayatına hazırlayan, ülkelerin eğitim-öğretim sistemleri…

Bu sistemler, ülkelerin dünya üzerindeki sosyo-ekonomik zenginliğini göstermekte…

Eğitim-öğretim temel kavramlara dayalı, değişmeyen temel sistemlere dayanmalı…

Türkiye’de eğitim sistemi ise siyasete bağlı olarak devamlı değişime uğramakta…

Özellikle gelişmekte ve gelişmemiş ülkelerle birlikte tüm ülkeler dijital tehlikeye karşı etkili ve uygulanabilir önlemler almalı…

Ülkeler, güçlü ekonomi ve düzenli topluma, eğitim-öğretim başta olmak üzere, ihtiyaçları tüketim çılgınlığına dönüştürmeden engelleyecek temel ekonomik sistemlere sahip olmalı…

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…