Reklam
Reklam
artvinde bir koydeki 16 haneli mahalle heyelan riski nedeniyle bosaltildi jaSrjjcL
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Ekim, 2024 00:52 tarihinde yayınlandı
0

Artvin’de bir köydeki 16 haneli mahalle heyelan riski nedeniyle boşaltıldı

Artvin’in Arhavi ilçesinde yoğun yağışlar nedeniyle yollarında ve evlerinde çatlaklar oluşan Dereüstü köyünün 16 haneli Aşağı mahallesi tedbir amaçlı boşaltılıyor. Köy girişinde bekleyen jandarma ekipleri, köye giriş-çıkışları yasaklarken, cami hoparlöründen yapılan anonslarla mahallenin tahliye edilmesi istendi.

Yoğun yağışlar Doğu Karadeniz Bölgesi’nde etkisini sürdürüyor. Yağışlar özellikle Rize ve Artvin’in sahil kesimlerinde etkili olurken, Artvin’in Arhavi ilçesinde yağışlar sel ve heyelan riskini de beraberinde getiriyor. Heyelan riskinin yüksek olduğu belirtilen ilçenin Dereüstü köyünün Aşağı Mahallesi’nde yaşayan vatandaşların can güvenliği için tedbir alındı. Jandarma ekipleri köyün girişinde önlem alarak giriş-çıkışları yasakladı ve anonslarla köy halkının evlerini boşaltmalarını istedi.

Mahalle hızla tahliye edilirken, jandarma ekipleri köylülerin güvenli bir bölgeye yerleşmelerine yardımcı oldu. Yetkililer, köydeki toprak kayması riskinin devam ettiğini ve güvenlik önlemlerinin sürdürüldüğünü açıkladı.

Dereüstü Köyü Muhtarı Tamer Yılmaz, yaptığı açıklamada “Aşırı yağışlardan dolayı köyümüzde çatlaklar oluşmaya başladı. Zaten heyelanlı bölge idi. Yağmurda şiddetini artırınca bu çatlaklıklar açılmaya başladı. AFAD yetkililerine haber verdik. Jandarma tarafından köyün giriş kesildi. Tedbir amaçlı mahalleye kimseyi sokturmuyoruz. Tahliye ettik vatandaşlarımız evlerinden çıkardık. Ana yollarımızda evlerin içinde çatlaklıklar oluştu. Zeminde oynama var, elektrik telleri kopmaya başlandı. Köyümüz 90 haneli, bu heyelanlı bölgede 16 hane bulunuyor” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin