Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
26 Eylül, 2023 08:00 tarihinde yayınlandı
0

Artvin’de bin 200 rakımlı Kafkasör Yaylası’nda off-road heyecanı

Artvin’de bin 200 rakımlı Kafkasör Yaylası’nda organize edilen 7. Uluslararası Off-Road Yarışları nefes kesti.

Artvin Off-Road Kulübü tarafından düzenlenen yarışlara; Azerbaycan, Gürcistan, İran ve Irak’ın yanı sıra, Erzurum, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin ve ilçelerinden 35 ekip katıldı.

Araçların motor gücüne göre S1, S2, S3 ve S4 kategorilerinde yarışan ekipler, zorlu parkurda dereceye girmek için kıyasıya mücadele etti. Sürücüler, tümsek ve çukurlarla zorlaştırılan 2 bin 500 metre uzunluğundaki 34 engelden oluşan parkurda zaman zaman zorlu anlar yaşanırken, parkuru bitiremeyen araçlar iş makinesi eşliğinde pistten çıkarıldı. Çok sayıda kişinin de ilgiyle izlediği organizasyonda, ufak çaplı kazalar da meydana geldi.

S2 kategorisinde bir yarışçı orman etabında ağaca çarparken, bir sürücü ise lastiğinin çıkmasına rağmen jant üzerinde parkuru tamamlaması büyük ilgi gördü. Yarışlarda dereceye giren sürücülere para ve çeşitli hediyeler takdim edildi.

Artvin Off-Road Kulübü Başkanı Zafer Sinir, yarışlarda güvenlik önlemlerini üst seviyede tuttuklarını söyledi. Rize, Trabzon ve Erzurum da ekiplerin katıldığını aktaran Sinir, “Özellikle Artvinli vatandaşlarımız coğrafi şartlardan dolayı off-roada alışkın. Biz de kulüp olarak bu yıl 7.’si düzenlediğimiz yarışlara oldukça ilgi yoğun oldu. Çeşitli ülkelerden gelen yarışçılarımız etaplarda izleyicilere de heyecan dolu anlar yaşattılar” dedi.

Yarışlardan elde edilen gelirin SMA hastası Deniz Günay için bağışlanacağını kaydeden Sinir, “Bu yıl Deniz bebek için bu organizasyonu yapıyoruz. Katılım gayet iyi oldu vatandaşlarımızın duyarlılığından dolayı da teşekkür ederiz” diye konuştu.

Off-Road Kulübü adına parkurda yarışan Artvin Vali Yardımcısı Dilara Şenoğlu, adrenalin sporları ile ilgilendiğini ancak off-road tutkusunun farklı olduğunu dile getirdi. Şenoğlu yarış sonrası yaptığı açıklamada, “Çok farklı bir heyecan yaşadım. Keyifliydi, deneyimli hocalarımız ile birlikte yapmak çok daha keyif verdi. Emeği geçenlere teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ilyaserbayyeni
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
06 Mayıs, 2026 09:40 tarihinde yayınlandı
0

ÜLKEYİ FELAKETE SÜRÜKLEYEN BÜYÜK İHANET!

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde, pazarda, dün, yaşlı bir üretici ile sohbet ettim. Davutlar yoluna cepheli 8 dönüm arazisinde; şeftali, mandalina, portakal ve limon üretiyor. Binbir zahmetle ürettiği meyveleri pazarda satarak geçimini sağlıyor.
“Yakın bir gelecekte, sebzeyi ve meyveyi para ile de alamayacağız. Bizden sonrakiler nasıl beslenecekler merak ediyorum” dedi. “Neden?” dedim. Örnekler vererek uzun uzun anlattı. Arkadaşları, komşuları; sebze ve meyve tarımı yaptıkları arazilerini villa karşılığı inşaat şirketlerine satmışlar. Aldıkları villaları satarak yada kiralayarak tarımdan kazandıklarından kat kat fazla gelir elde ediyorlarmış. Buna direnen bir kaç kişi kalmışlar. Arazisine müteahhitler 16 villa teklif etmişler. Bu yüzden çocuklarıyla arası açılmış. “Ben öleyim, bir gün beklemez satarlar bahçeleri” diyor. Arkadaşına bir kaç yıl önce, 10 dönüm arazisine karşılık 20 villa vermişler. “Zengin olunca ne oldum delisi oldu. Elindeki varlık bitmeyecek zannetti, har vurup harman savurdu. Şimdi elinde 2 villası kaldı. Yakındır onlarıda satması” dedi. Toprak geleceğimizdir, candır, hayattır hiç satılır mı? diye de ekledi.

Çok değil, 15-20 yıl önce Kuşadasından Güzelçamlı ya kadar yolun iki tarafı uçsuz bucaksız meyve ve sebze bahçeleri ile kapliydı. Şimdi gidin bakın, beton tarlaları göreceksiniz.

Davutlar ve Güzelçamlı bölgesinde, özellikle ana yol kenarlarındaki tarım arazilerinin yapılaşmaya açılması, bölgedeki ekolojik denge ve tarımsal üretim için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Son gelişmeler, bu alanların geri dönülmez bir şekilde betonlaştığı yönündeki endişeleri haklı çıkarmaktadır.

Tarım arazilerinin inşaata açılması, sadece “yeşil alan kaybı” değil, bir ülkenin geleceğini tehdit eden çok boyutlu bir krizdir. Bu durumun yol açtığı başlıca büyük tehlikeler şunlardır:

1. Gıda Güvenliğinin Yok Olması; en temel tehlike, beslenme kaynağımızın kurumasıdır. Birinci sınıf tarım arazilerinin betonlaşması, tarımsal üretimi düşürür. Bu da gıda arzında azalmaya, dışa bağımlılığın artmasına ve mutfak enflasyonunun kontrol edilemez hale gelmesine neden olur.

2. Geri Dönüşü İmkansız Toprak Kaybı; 1 santimetre kalınlığında verimli toprağın oluşması için doğada yaklaşık 100 ila 1000 yıl gerekir. Üzerine beton dökülen toprak “ölü toprak” haline gelir. İnşaat yapıldıktan sonra o arazinin tekrar tarıma kazandırılması binlerce yıl sürer; yani bu kayıp kalıcıdır.

3. Yeraltı Su Kaynaklarının Kuruması; tarım arazileri, yağmur sularını emerek yeraltı su depolarını (akiferleri) besleyen doğal süngerlerdir. Betonlaşma bu emilimi engeller; su yer altına sızamaz, yüzey akışına geçer ve sele dönüşür. Bu da hem su kıtlığına hem de afetlere davetiye çıkarır.

4. Ekosistemin ve Biyoçeşitliliğin Bozulması; tarım alanları birçok canlı türüne ev sahipliği yapar. Betonlaşma; tozlaşmayı sağlayan arılardan faydalı mikroorganizmalara kadar tüm ekosistemi yok eder. Bu dengenin bozulması, tarımsal zararlıların artmasına ve doğal döngünün kopmasına neden olur.

5. Mikroklima Değişikliği ve Isı Adaları; beton ve asfalt ısıyı hapseder. Geniş tarım arazilerinin yerini binaların alması, o bölgenin yerel iklimini (mikroklima) değiştirerek sıcaklığı artırır. Bu durum hem enerji tüketimini artırır hem de kalan tarım alanlarındaki verimliliği düşürür.

6. Ekonomik Kırılganlık; kendi kendine yetemeyen bir ekonomi, küresel gıda fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı savunmasız kalır. Çiftçinin topraktan kopup kente göç etmesi, işsizlik ve çarpık kentleşme gibi sosyal sorunları da beraberinde getirir.Özetle: Tarım arazisine yapılan her bina, gelecek nesillerin ekmeğinden ve suyundan çalınan bir bedeldir.

Yaşam kaynaklarımızı yok ediyoruz, can damarlarımızı kesiyoruz. Dünyanın en cahil toplumlarında bile böylesi bir ihanet göremezsiniz.

İlyas Erbay