Reklam
Reklam

Artvin’de atıl kalan tünel mantar üretim merkezi oldu

artvinde atil kalan tunel mantar uretim merkezi oldu Icim5Jk9
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Kasım, 2024 12:07 tarihinde yayınlandı
0

Artvin’de atıl durumda bulunan 300 metre uzunluğundaki Oruçlu Tüneli, istiridye mantarı üretim tesisi olarak ekonomiye kazandırıldı. Artvin İli Mantar Üreticileri Birliği’nin girişimiyle hayata geçirilen proje, bölgedeki mantar üreticilerine hem ekonomik hem de lojistik kolaylık sağlıyor.

2012 yılında hizmete giren Deriner Barajı’nın inşaatı sırasında Artvin-Yusufeli karayolunun güzergâhı değiştirilmiş, bu süreçte teknik sorunlar nedeniyle 2019 yılında kullanımdan kaldırılan Oruçlu Tüneli atıl durumda kalmıştı. Ancak tünel, sahip olduğu uygun altyapı sayesinde mantar üretimi için bir merkez haline getirildi.

Tünelin 150 metrelik bölümü, kompost üretimi, kurutma, soğutma ve paketleme gibi işlemler için kullanılırken, diğer 150 metrelik kısmında özel odalar yapılarak istiridye mantarı üretimi gerçekleştiriliyor. Böylece tüm üretim süreçleri entegre bir şekilde tünel içinde yürütülüyor.

Artvin Valisi Dr. Turan Ergün, tesisi ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı. İncelemeleri sonrasında konuşan Vali Turan Ergün, tünelde yılda yaklaşık 45 ton istiridye mantarı üretildiğini belirterek “Daha önce üreticilerimiz kompostu il dışından temin ediyordu, bu da hem maliyeti artırıyor hem de sürdürülebilirliği zorlaştırıyordu. Şimdi ise üreticilerimiz kendi ihtiyaçlarını karşılayabiliyor ve daha fazla üretim yapabiliyor. Artvin’de toplam 29 mantar üreticimiz var. Hepsi seralarında üretimlerini sürdürüyor ve hiçbir pazarlama sorunu yaşamıyorlar. Üretilen mantarlar ulusal marketlere ulaştırılıyor. Bu tesis, yıllık yaklaşık 7,5-8 milyon liralık bir ekonomik değer sağlıyor” dedi.

Artvin İli Mantar Üreticileri Kooperatifi Başkanı Fuat Beyaz ise tünelin mantar üretimi için uygun koşullara sahip olduğunu ifade ederek “Burası daha önce karayolu tüneli olarak planlanmıştı ancak yol güzergâhında yaşanan sorunlar nedeniyle iptal edilip atıl vaziyette kalmıştı. Daha sonra burayı mantar üretimi için değerlendirdik. Tünelin 150 metrelik kısmında kompost üretimi, kurutma, soğutma ve paketleme işlemlerini yapıyoruz. Diğer 150 metrelik kısımda ise özel odalar kurarak üretimi artırmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

Bölgedeki 29 üreticinin seralarında yapılan üretim, Artvin’i istiridye mantarı üretiminde bölgesel bir merkez haline getiriyor. Proje, yerel kalkınmaya ve ekonomik büyümeye önemli katkı sağlıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Gümüşhane yaylaları çiçek tarlasına dönüştü

gumushane yaylalari cicek tarlasina donustu AzO3AAJa
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Haziran, 2026 12:07 tarihinde yayınlandı
0 0

Gümüşhane’de havaların ısınmasıyla birlikte adeta yeşil bir halıya dönüşen ve bin bir renkli çiçeklerle bezenen yüksek rakımlı yaylalar, doğaseverlerin akınına uğradı.

Bu yıl yağışların fazla olması nedeniyle adeta bitki örtüsü zenginleşen ve bin bir renkli çiçeklerle bezenen yüksek rakımlı yaylalarda, eşsiz manzarayı doyasıya yaşamak isteyen Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları, Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (GÜDAK) üyesi 40 sporcu ve İstanbul Trekking Turkey grubundan 15 olmak üzere toplam 55 sporcu Torul ilçesine bağlı Yücebelen köyünün yaylalarında yürüyüş yaptı.

Binlerce yıllık kadim yayla kültürünün yaşatıldığı dağların kalbinde yer alan Yücebelen köyünün etrafını yay gibi çizen bu özel parkurda, sporcular eşsiz manzaralar eşliğinde adımlarını attı.

Katılımcılar ilk olarak araçlarla 2 bin 100 metre rakımda yer alan ve adeta bir yeryüzü cennetini andıran Minarli Yaylasına ulaştı. Doğanın uyanışına şahitlik eden çiçek tarlasına dönüşen yayla ve etrafı rengarenk bitkilerle sarılı göletin çevresinde bol bol hatıra fotoğrafı çeken sporcular, ardından sis bulutları eşliğinde yine aynı köye bağlı olan Büyük Yaylaya geçiş yaptı.

Çiçeklerle bezenmiş ve doğayı yeşil bir halı gibi sarmış zemin üzerinde, kuş seslerinin yankılandığı asırlık çam ağaçlarının arasından ilerleyen ekip, Galimida Mezrasına ulaştı.

Zorlu kayalık alanlar ve sık orman dokusunun içerisinden geçerek geçmişin mimarisini koruyan otantik yayla evlerinin bulunduğu Livade Yaylasına varan sporcular, burada bir süre dinlendi.

Dağ havasını soluyan ve doğanın ritmini hisseden ekip, son olarak Büyük Silve Mahallesine ulaşarak 11 kilometrelik zorlu ve bir o kadar da keyifli etkinliği sağlıklı bir şekilde tamamladı.

Yürüyüşe Balıkesir’den eşiyle birlikte katılan Bahar Sunay, bölgenin doğasına hayran kaldığını belirterek, “Balıkesir’den geldim. Eşimle beraber katıldık yürüyüşe. İstanbul orijinli Trekking Turkey grubuyla yürüyoruz. İlk kez bu yaylaları gördüm. Doğa harika. Her taraf yemyeşil, çiçekler kaplı. Devamında biraz rampa çıktık sonra ama hoş, maceralı inişlerimiz oldu. Bu bölgeyi herkesin mutlaka görmesini tavsiye ederim” dedi.

“Gümüşhane küçük bir İsviçre, belki büyük bir İsveç”

Sporcularla birlikte yürüyüş parkurunda yer alan Gümüşhane Vali Yardımcısı Muhammed Deniz Kılınç da kent sakinlerini bu doğayı keşfetmeye çağırarak, “Doğa harikaydı. Yemyeşil bir atmosfer. Şırıl şırıl derelerden geçtik. Adeta gökyüzünün üstünde, bulutların üstünde yürüyor gibi hissettik. Gerçekten müthiş bir atmosferdi. Sağlıklı kalmak için dijital medyadan, sosyal medyadan uzak durup böyle buralarda gezinmek insana ruhen rahatlatıyor ve bütün sıkıntılarımızı unutuyoruz. Dünyada cennetten bir köşe burası, İsveç ve Balkanlar gibi. Aslında Balkanlar’a gideceğinize gelin Gümüşhane’de Gümüşhane’yi görün. Gümüşhane küçük bir İsviçre belki büyük bir İsveç diyebiliriz. Gümüşhane’de yaşayıp da sadece iki dağın arasında kalıp da buradaki doğayı görmemek bence büyük bir kayıp. Tomara Şelalesi olsun, Karaca Mağarası olsun, yani Gümüşhane aslında devasa bir kültür turizm şehri” değerlendirmesinde bulundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin