Reklam
Reklam
arkadasini bicaklayarak olduren zanlinin kooperatif baskani oldugu ve 2 ay once acik cezaevinden kactigi
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
08 Ocak, 2026 12:52 tarihinde yayınlandı
0

Arkadaşını bıçaklayarak öldüren zanlının kooperatif başkanı olduğu ve 2 ay önce açık cezaevinden kaçtığı ortaya çıktı

Rize’nin İyidere ilçesinde dün akşam saatlerinde araç içinde arkadaşını bıçaklayarak ölümüne neden olan ve ardından kullandığı araçla Sarp Sınır Kapısı’ndan yurt dışına kaçmak isterken Hopa ilçesinde yakalanan şahsın 2 ay önce Araklı Yarı Açık Cezaevi’nden kaçan Sürmene Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Vedat Yılmaz olduğu ortaya çıktı.

Alınan bilgiye göre, Sürmene Belediyesi’nin önceki dönem Belediye Başkan Yardımcısı Ali Aydın (41), Rize’nin İyidere ilçesi Sarayköy sahilinde dün akşam, arkadaşı Vedat Yılmaz ile birlikte içerisinde bulunduğu 61 AFA 560 plakalı araçta bıçaklanarak yol kenarına bırakıldı. Rize’nin İyidere ilçesi Sarayköy Köyü sahilinde ağır yaralı halde bulunan Ali Aydın, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Polis ekipleri, olay sonrası şüpheli Vedat Yılmaz’ın yurt dışına kaçmak üzere Artvin’in Hopa ilçesine kaçtığını tespit etti. Hopa Orta Mahalle’de durdurulmak istenen aracın tekerine polis tarafından ateş açıldı. Araçtan inen Vedat Yılmaz, çevredeki kalabalıktan yararlanarak yaya şekilde bölgeden kaçtı. Polis ekiplerinin araç çevresinde yaptığı incelemede kan izleri tespit edildi. İzlerin takibi sonucunda Vedat Yılmaz, Hopa’da bulunan metruk bir binada yakalanarak gözaltına alındı.

Sürmene ilçesi eski belediye başkan yardımcısı Ali Aydın’ı bıçaklayarak ölümüne neden olan şahsın ise arkadaşı Sürmene Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Vedat Yılmaz olduğu tespit edildi. Yılmaz’ın bir süre önce polise mukavemet ve çeşitli suçlardan Araklı Yarı Açık Cezaevi’ne konulduğu ve 2 ay önce de cezaevinden kaçtığı öğrenildi. Yılmaz’ın Ali Aydın ile eski yıllara dayanan bir arkadaşlığı olduğu ve son dönemlerde ise psikolojik tedavi gördüğü öğrenildi.

Vedat Yılmaz’ın emniyetteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edilmesinin beklendiği belirtildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin