Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
20 Temmuz, 2016 15:10 tarihinde yayınlandı
0

Arap Dünyasından Demokrasi Nöbetine Pankartlı Destek 

6 Arap ülkesinden gelen sosyal medya fenomenleri Karabük’te demokrasi mücadelesine destek verdi

Karabük’te Fethullahçı Terör Örgütü’nün darbe girişiminin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla başlayan demokrasi nöbetinin 5. günde Karabük’e gelen 6 Arap dünyasının sosyal medya fenomenleri destek vererek pankart açtı.
İl Müftüsü Halil Bektaş’ın akşam ve yatsı namazını kıldırdığı meydanda, Kur’an-ı Kerim ve ilahiler okunarak dualar edildi.
Demokrasi nöbetine, Karabük Valisi Mehmet Aktaş, AK Parti Karabük Milletvekili Burhanettin Uysal, AK Parti Mersin Milletvekili Ali Cumhur Taşkın, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat, Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, İl Emniyet Müdürü Serhat Tezsever, AK Parti Karabük İl Başkanı Timurçin Saylar, Süper Toto Süper Lig ekiplerinden Kardemir Karabükspor’un futbolcuları İshak Doğan, Fatih Atik, Kamu kurum müdürleri ve siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra sivil toplum örgütü temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.
‘ Kalbimiz Türkiye ile’
Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA)’nın düzenlediği gezi doğrultusunda Bartın, Karabük ve Zonguldak illerini Arap dünyasında tanıtmak için getirdiği Yemen, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Suudi Arabistan, Ürdün ve Irak’tan gelen sosyal medya fenomenleri de Kent meydanında düzenlenen demokrasi nöbetine katıldı. Arap ülkelerinden gelen fenomenler üzerinde kendi ülkeleri ve Türk bayrağının yer aldığı Arapça, Türkçe ve İngilizce olarak üç dil de “Kalbimiz Türkiye ile” yazan pankart açtı.
Karabük Valisi Mehmet Aktaş ve beraberinde il protokolü sosyal medya fenomenlerini teklifi üzerine hatıra fotoğraf çektirdi.
Meydanda bekleyen vatandaşlara su, çay, ekmek ve çorba dağıtıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin