Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
22 Haziran, 2023 13:55 tarihinde yayınlandı
0

Arafat hazırlıkları tamamlanıyor

Arafat Vakfesi’nde sıcak havadan bunalan 3 milyon hacı adayı fıskiyelerden püskürtülen su ile serinleyecek.

Zilhicce ayının bu sene Haziran sonuna denk gelmesi, Arafat Vakfesi’nin yılın en sıcak günlerinde yapılacağını gösteriyor. Mekke-i Mükerreme’de gündüz hava sıcaklığı ortalaması bu hafta 43 dereceyi geçti. Arafat Vakfesi’nde hacı adaylarının baygınlık geçirmemesi için yürüyüş yolları üzerinde yüzlerce su zerreciği püskürten fıskiyelerin faal hale getirildiği gözlendi. Kentteki aşırı sıcaklar nedeniyle aşırı ısınan cep telefonları ile çekim dahi yapılamıyor.

97119 aw920090 01

Hacı adayları 27 Haziran Salı günü gerçekleşecek Arafat Vakfesi öncesinde akın akın Cebel-i Rahme’yi ziyaret ediyorlar. Bu sene inşaat çalışmaları sebebiyle, Hazreti Adem ile Hazreti Havva cennetten çıkarıldıktan sonra geldikleri, dünyada buluştukları yer olarak rivayet edilen Arafat’taki Rahmet Tepesi’ni vakfe öncesi yüz binlerce hacı adayı görmeye geliyor. Bu sene yoğun hazırlıklar sebebiyle ziyaretçilerin, vakfe öncesi çıkmalarına müsaade edilmeyen Cebel-i Rahme’yi ancak 100 metre uzaktan görebiliyor.

Her ülkenin kendilerine ait bölgelerde kurdurulan büyük çadırlar bakımdan geçirildi. Devlete ait birimlerin cihazları kontrol edilirken, su fıskiyeleri de test maksatlı çalıştırılıyor. Arafat’ta yeni yapılan büyük tuvaletler ve abdesthaneler de bu sene devreye alınacak. Diyanet İşleri Başkanlığı da, geçen sene olduğu gibi bu sene de Arafat’ta Türk hacılarına yatak, yastık ve pike verecek.

Arafat’a intikaller Terviye günü olan 26 Haziran Pazartesi günü öğleden sonra başlayacak.

Mekke’de yaşlı hacı adaylarının gündüz saatlerinde dışarıya çıkmaması tavsiye ediliyor. Bu sene yine Türk hacılarına tahsisli özel yoldan otobüslerle kafileler Arafat’a çıkacak. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin