Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
26 Kasım, 2024 00:37 tarihinde yayınlandı
0

Anıt ağaç, fırtınada yıkıldı

Samsun’un Çarşamba ilçesinde 650 yıllık anıt ağaç, fırtınaya dayanamayarak devrildi.

Çarşamba ilçesinde dün akşam saatlerinde başlayan fırtına gece boyunca etkisini sürdürdü. Yaşanan fırtına nedeniyle Çay Mahallesi’nde bulunan kavlağan (Çınar) ağacı, gece saatlerinde büyük bir çatırdama ile devrildi.

Tarihi ağacın kökünden sökülerek devrilmesinin ardından ulaşımda kısa süreli aksamalar yaşandı. Yola düşen ağaç dalları kontrollü bir şekilde yol üzerinden kaldırılırken, çevrede yaşayan vatandaşlar ağacın yıkılmasından büyük üzüntü duyduklarını söyledi.

Olay yerine gelen Samsun Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekipleri bölgede incelemelerde bulundu.

Müdürlükten yapılan açıklamada, “İlimiz Çarşamba ilçesi Çay Mahallesi’nde bulunan ve 1991 yılında Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’nca anıt ağaç olarak(Çınar ağacı) tescil edilen ve yaklaşık olarak 650 yaşında olan anıt ağacımız şiddetli rüzgar nedeniyle devrilmiştir. Samsun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü uzmanlarınca ağaçta gerekli incelemeler yapılmış ve ağacın kökünün tamamen ayrıldığı ve canlılığını devam ettirmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Ağacın tescil kaldırma işlemleri Samsun Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu tarafından yürütülecektir” denildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin