blank
Asuman Doğan tarafından
02 Mayıs, 2025 10:11 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Anahtar Parti İl Başkanı Sebahattin Uzun’dan Kentsel Dönüşüm Çağrısı

Anahtar Parti İl Başkanı Sebahattin Uzun, yaptığı açıklamada, “Deprem değil, ihmal öldürür. Kentsel dönüşüm artık ertelenemez. Gecikmeye vaktimiz de tahammülümüz de yok!” diyerek yapısal risklere dikkat çekti.

Başkan Sebahattin Uzun, 23–28 Nisan tarihleri arasında Marmara Bölgesi’nde meydana gelen depremleri ve ardından Elazığ, Malatya, Kütahya gibi illerde yaşanan sarsıntıları hatırlatarak, Türkiye genelinde 6 milyon riskli bağımsız bölüm bulunduğunu belirtti.

Açıklamasında, afet riskinin sadece depremlerle sınırlı olmadığını vurgulayan Başkan, “Karadeniz Bölgemizde de her yıl yaşanan sel ve heyelan felaketleri, yapı güvenliği ve şehir planlaması konularının ne kadar kritik olduğunu göstermektedir. Türkiye nüfusunun üçte birinin yaşadığı, sanayi ve ekonomimizin yarısını barındıran Marmara’daki riskler kadar, Karadeniz’in doğal afet tehlikeleri de tüm ülkemizi yakından ilgilendiriyor. Bu tablo, yıllardır ertelenen ve her afetle yüzleşmek zorunda kaldığımız büyük bir ihmalin açık bir göstergesidir.” ifadelerini kullandı.

"Biz Muhalefetteyiz Ama Sessiz Kalmayacağız"
Kentsel dönüşümün siyasi değil, hayati bir mesele olduğunu vurgulayan Başkan UZUN, “Biz A Parti olarak muhalefetteyiz ama bu konuda sessiz kalamayız. Çünkü bu sadece bir bina meselesi değil, doğrudan milletimizin can güvenliğiyle ilgili bir konudur.” dedi.

Fayların işi Deprem Üretmek, Bizim işimiz Çözüm üretmek

Artarda yaşadığımız son depremler bize bir kez daha şunu göstermiştir: Artık gecikmeye vaktimiz de tahammülümüz de yok. Anahtar Parti’nin Somut Önerileri:

1. Harçlardan %100 Muafiyet uygulanmalıdır.

2. Ruhsat Süreçleri Hızlandırılmalıdır.

3. KDV Oranı Mal ve Hizmetlerde %1'e İndirilmeli ve vatandaş desteklenmelidir.

4. Kentsel dönüşümle yapılan alım satımların, hem alan hem de satanın ekspertiz raporu ile tespit edilen gerçek değeri üzerinden tapuya tescil edilip alıcı ve satıcıdan makul oranda vergi verilmesi sağlanmalıdır.

5. Vatandaşa hibe kredi miktarı artırılmalı faiz oranı en aza indirilmeli ve bu şekilde maliklere ön ödeme yükü kaldırılmalı.

6. Standart Taslak Sözleşme Modelleri oluşturulmalıdır.

7. 2000 Öncesi Binalarda kiralama için "riskli değildir" raporu zorunlu olmalı, tapuya şerh konulmalıdır.

8. Ada Bazlı Dönüşüm Teşvikleri sağlanarak otopark ve yeşil alanlar artırılmalıdır.

9. Metruk Binalar Kamulaştırılmalıdır.

10. Tersine Göç Teşvikleri uygulanmalı; istihdam alanları dengeli bir şekilde Anadolu'ya yayılmalıdır.

11. 2025 Yılı "Dönüşüm Yılı" İlan Edilmelidir.

12. Kamu-Özel Sektör İş Birliği ile finansal ve yapısal dönüşüm desteklenmelidir.

“Soru artık ne zaman değil, ne kadar hazırız olmalı”
Açıklamasının sonunda, “Bugün artık ‘deprem ne zaman olur?’ sorusunu değil, ‘depreme ne kadar hazırız?’ sorusunu sorma zamanıdır.” diyen İl Başkanı Sebahattin UZUN, “Biz, çözümü bilimin ışığında arıyoruz. Vatandaşımızın can güvenliği için mücadele etmekten geri durmayacağız.” diyerek sözlerini tamamladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Kasım, 2025 11:21 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

KBÜ’de Sağlık Yönetiminde İnsan Kaynağı Planlaması Ele Alındı

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi tarafından "Sağlık Hizmetlerinde İnsan Kaynaklarının Planlanması" konulu seminer düzenlendi.

Karabük Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi tarafından düzenlenen seminerde, sağlık hizmetlerinde insan kaynaklarının planlanması; alanın profesyonelleri tarafından personel yönetimi, idari işleyiş ve görev dağılımı çerçevesinde değerlendirildi.

15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu'nda düzenlenen etkinliğe; Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Müslüm Kuzu, Fakülte Dekan Yardımcısı ve Hemşirelik Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Güngör, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Seminerde konuşmacı olarak, Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Erkan Doğan ile Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Müyesser Demir yer aldı.

Açılış konuşmasında Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Güngör, sağlık kurumlarında insan kaynağı planlamasının kritik bir yönetsel sorumluluk olduğunu belirterek, "Kamu sağlık hizmetlerinde talepler ile mevcut kaynakları uyumlu hale getirmek yöneticiler açısından kritik bir sorumluluk. Bugün bu sürecin sahadaki uygulamalarını yöneticilerimizden dinleyeceğiz" dedi.

Açılış konuşmasını yapan Fakülte Dekan Yardımcısı ve Hemşirelik Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Güngör, sağlık kurumlarında insan kaynağı planlamasının önemine değindi. Güngör, "Kamu sağlık hizmetlerinde talepler ile mevcut kaynakları uyumlu hale getirmek yöneticiler açısından kritik bir sorumluluk. Bugün bu sürecin sahadaki karşılığını yöneticilerimizden dinleyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Seminerde sunum yapan Başhekim Doç. Dr. Erkan Doğan, sağlık hizmetinin 7 gün 24 saat kesintisiz sürdüğünü vurgulayarak yöneticilerin çok boyutlu bir sorumluluk üstlendiğini ifade etti. Doğan, ekip çalışmasının, adaletin ve vicdanın sağlık yönetiminin temelini oluşturduğunu vurguladı.
Doğan, ayrıca sağlık hizmetinin kesintisiz yapısına dikkat çekerek, "Sağlıkta tatil yok. Burada sadece üç tane saç ayağı var; hekim, sağlık hizmetleri ve diğer alt birimler. Bu süreçte hakkaniyet, adalet ve vicdan çok önemli. Çalışanın hakkının yanında hastanın ve kamunun hakkını da korumak zorundasınız" diye konuştu.

Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Müyesser Demir ise sunumunda özellikle hastanenin fizikî yapısı ve işleyişiyle ilgili bilgiler aktardı. Hastanenin çok geniş bir alana yayılan modern bir sağlık kompleksi olduğunu belirten Demir, yapının büyüklüğü ve 7 gün 24 saat hizmet sürdürülebilirliği göz önünde bulundurulduğunda insan kaynaklarının doğru planlanmasının kritik önem taşıdığını söyledi. Demir ayrıca, "Sağlık hizmeti durmaz; bu nedenle doğru personel planlaması hayati bir gereklilik" dedi.

Programda ayrıca yeni mezun hemşirelerin saha adaptasyonu, birimlerdeki iş yükü, acil servis ve yoğun bakım gibi kritik alanlarda görev almanın sorumlulukları da ele alındı. Konuşmacılar, mesleğin zorluklarının yanı sıra insan hayatına dokunan yönünün güçlü bir motivasyon kaynağı olduğunu dile getirdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin