Ampute Futbol Şampiyonası Trabzon’da yapılacak - Karabük Haber Postası
ampute futbol sampiyonasi trabzonda yapilacak pKXhyL8m
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
16 Nisan, 2025 20:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Ampute Futbol Şampiyonası Trabzon’da yapılacak

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzon’da düzenlenecek Ampute Uluslararası Ligi Türkiye Şampiyonası öncesinde kente gelen memleketler arası heyeti ağırladı. Lider Genç, Trabzon’un spor altyapısı ve vizyonuyla bu çeşit tertiplere mesken sahipliği yapmaya hazır olduğunu söyledi.

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, 11-15 Eylül tarihlerinde Trabzon’da yapılması planlanan Ampute Uluslararası Ligi Türkiye Şampiyonası öncesinde Dünya Ampute Futbol Federasyonu Başkanı Mateusz Widlak, Avrupa Ampute Futbol Federasyonu Lider Yardımcısı Bogusaia Sumolerk, Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeleri Ercan Altun ve İzzet Soyda Bircan ile Ampute Ulusal Ekipler Sportif Yöneticisi Faruk Kuduban’ı makamında ağırladı. Trabzon’un spor kültürüne vurgu yaparak engelli bireylerin sporla buluşmasının kıymetine dikkat çeken Lider Genç, “7 yıldır Trabzon’da bir ampute futbol ekibimiz var. Bu bizim için son derece değerli. Trabzon zati bir futbol kenti. Belediye olarak dezavantajlı kümelerin spora iştirakini çok önemsiyoruz. Bu nedenle ampute futbol kadromuzu kurduk. İşitme engelliler futbol grubumuz da Ortahisar Belediyesi’nde faaliyet göstermekteydi. Ayrıyeten ferdî atletlerde da önemli başarılarımız var” dedi.

“Dünya Şampiyonası’nı Trabzon’da yapmak arzusundayız”

Başkan Genç, kelamlarını şöyle sürdürdü: “Ampute futbol ekibimiz klasmanda hayli uygun durumda. Artık daha büyük bir adım atmak istiyoruz. Dünya Ampute Futbol Şampiyonası’nı Trabzon’da düzenlemek isteğindeyiz. Kentimizin buna hem altyapısı hem de ruhu hazır. Trabzon, olimpik seviyede pek çok branşta altyapıya sahip. Sportmenlerin birçok ülkeden kentimize gelmesiyle birlikte bu tertibi en âlâ formda gerçekleştireceğimize inanıyoruz. Türkiye’nin ikinci sefer konut sahipliği yapacağı bu kıymetli turnuvanın Trabzon’da olması bizleri çok memnun eder.”

Widlak: “Trabzon’un atmosferine hayran kaldık”

Dünya Ampute Futbol Federasyonu Başkanı Mateusz Widlak da Trabzon’un atmosferine hayran kaldıklarını belirterek, “Şampiyonanın Trabzon’a alınmasının en büyük sebebi, kentin sunduğu sinerji. Kendimizi adeta memleketimizde üzere hissediyoruz burada. Uluslar liginde örnek olmayı hedefliyoruz. Şu an ligde 4 ülke yer alıyor. Ayrıyeten birkaç yıl evvel Trabzonspor’un Süper Lig şampiyonluğu kutlamaları tüm dünyada ses getirdi. Bu yüzden Türkiye Şampiyonası’nın finalini ya da açılışını Trabzonspor’un stadında yapmak istiyoruz” tabirlerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay