Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
20 Mayıs, 2015 07:36 tarihinde yayınlandı
0

Amerikalı Öğrenciler, Atölye Çalışması için Taşköprü’ye Geldi

KASTAMONU Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Enformatik Bölümü ve Amerika Georgia Üniversitesi Çevresel Tasarım Fakültesi işbirliğinde ABD’den 10 yüksek lisans öğrencisinin katıldığı kentin tarihi alanlarının tasarımı, güzelleştirilmesi ve çevre koşullarının iyileştirilmesine yönelik Taşköprü ilçesinde bir atölye başladı.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Seher Başlık, Doç. Dr. Rıfat Akbulut, Enformatik Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi Yekta Karakulak, Georgia Üniversitesi’nden aslen Taşköprülü olan Prof. Dr. Ümit Yılmaz, Prof. Dr. John Francis Crowley yürütücülüğünde gerçekleştirilen çalışmada
tarihi çarşı bölgesi, Kent Müzesi binası ve çevresi,
Sahil Parkı, ırmak boyu, daha
sonra gerçekleştirilecek uygulamalara temel oluşturacak tasarım
önerilerinin geliştirilmesi planlanıyor.
Georgia Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ümit Yılmaz, atölye çalışmasının yönteminin teori ile pratiği birleştiren ve öğrencilerin derslerini bir uygulama içinde öğrenmelerini sağlayan bir niteliği olduğunu kaydetti.
Prof. Dr. Yılmaz, ayrıca burada yapılan çalışmanın amacının bir taraftan Taşköprü Belediyesi’nin istediği tasarım ürünlerinin geliştirilmesi diğer yandan da bir eğitim çalışması olduğunu ifade etti.
Atölye çalışmasına ev sahipliğini ise, Taşköprü Belediyesi yapıyor.
Belediye Başkanı Hüseyin Arslan’ın daveti üzerine Taşköprü’ye gelen ABD’li öğrenciler aynı zamanda yerel kültürü, değerleri ve yaşam tarzı konusunda da tespit ve araştırmalarda bulunacak.
15 gün sürecek çalışmaların ardından elde edilen veriler Taşköprü Belediyesi’ne teslim edilecek.
Çalışmada farklı dallardaki Yüksek Lisans öğrencilerinin isimleri ise şunlar:
Lindsey Scarlett Roper, Gabrielle Antoinette Pierre, Annettee Jager Griffin, Naomi Braff, Elizabeth Anne Beak, Shannon Marie Winterhalter, Andrew Charles Stern, Kelly Howard, Susan Elizabeth Summers, Andrew B Bailey.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin