karabuk
İmsak 06:04
Güneş 07:29
Öğle 13:08
İkindi 16:07
Akşam 18:37
Yatsı 19:57
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Karabük Postası tarafından
19 Ağustos, 2014 14:49 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Ameliyat Olmak İçin İl İl Geziyor

Karabük’te doğuştan çift cinsiyetli olması nedeniyle 26 operasyon geçiren ve 3 ameliyat daha olması gereken Muhammed İsmail Akgül (33), tedavisi için gerekli parayı bulabilmek adına il il geziyor. Karabük’ün Cumayanı köyünde yaşayan ve doğuştan çift cinsiyetli olarak dünyaya gelen Muhammed İsmail Akgül, çift cinsiyetli olması nedeniyle arkadaşlarının kendisiyle alay ettiğini ve bu nedenle okulu bırakmak zorunda kaldığını anlatarak, “Mahalle ve okuldaki arkadaşlarım çift cinsiyetli olmamdan dolayı benimle alay ediyorlardı. Bana kız oğlan diyorlardı. Ben de bu nedenle ilkokul 4. sınıfta okulu bırakmak zorunda kaldım” dedi. Erkek cinsiyetine kavuşabilmek için 26 kez ameliyat olduğunu vurgulayan Akgül, “Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Araştırma Hastanesi’nde 26 ameliyat geçirdim ancak tam sağlığıma, yani erkek cinsiyetine kavuşmam için 3 ameliyat daha olmam gerekiyor” ifadelerini kullandı. Ameliyat olabilmek için her yolu denediğini ancak olumlu bir sonuç elde edemediğini belirten Akgül, “Sağlığıma kavuşabilmem için 3 ameliyat daha olmam gerekiyor. Bunun için de 4 bin 500 TL para lazım ancak maddi durumumuz hiç yok. Babam kalp hastası, annemin ise şeker ve tansiyon rahatsızlığı var. Benim de sol böbreğimde bir kitle mevcut. Üstelik sol ayağımdan da daha önceki tedaviler için parça alınmış. Çalışıp ameliyat paramı çıkarabilmem için yeteri derecede sağlığa sahip değilim. Bu nedenle ameliyat paramı bulabilmek için il il dolaşıyorum. Birçok televizyon programına çıktım. Bana yardımcı olacaklarını söylediler ancak şu sana kadar kimse bana yardım elini uzatmadı” dedi. Tek isteğinin ameliyat olmak ve erkek cinsiyetine kavuşmak olduğunun altını çizen Akgül, “Bu hayattan kurtulmak istiyorum. Allah kimsenin başına getirmesin. Ailem de perişan bir durumda. Tek istediğim bir an evvel sağlığıma kavuşmaktır. Bu nedenle yetkililerden ve hayırsever vatandaşlardan bana yardım elini uzatmalarını istiyorum” şeklinde konuştu.
Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
21 Şubat, 2026 08:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 20.02.2026 15:10
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

ÇOCUĞUNUZUN SESSİZ ÇIĞLIĞINI DUYUN!

Her geçen gün artan akran zorbalığı vakaları toplumda ciddi endişe yaratıyor. Çocuklar ve gençler arasında giderek yaygınlaşan bu sorun, çoğu zaman fark edilmeden ilerleyerek ağır sonuçlara yol açabiliyor.

Son yıllarda akran zorbalığının ulaştığı boyut, toplumda ciddi endişe yaratıyor. Pek çok çocuk ve gencin fiziksel ve psikolojik olarak etkilendiği bu sorun, bazı vakalarda şiddetin en ağır biçimlerine kadar uzanıyor. Neredeyse her gün çocukların bıçaklandığı ya da hayatını kaybettiği olayların gündeme gelmesi, akran zorbalığının ne denli acil bir mesele olduğunu gözler önüne seriyor.

Türkiye genelinde olduğu gibi Karabük’te de benzer olayların artış göstermesi, hem eğitim camiasında hem de aileler arasında kaygıyı artırıyor.

Okullarda ve dijital platformlarda giderek yaygınlaşan akran zorbalığı, artık belirli bir nedene bağlı olmaksızın çocukların ve gençlerin yaşamını olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, günümüzde yaşanan zorbalık vakalarının önemli bir kısmında net bir sebep bulunmadığına dikkat çekiyor. Dış görünüş, sessiz bir kişilik yapısı, akademik başarı ya da başarısızlık gibi herhangi bir özellik, zorbalık için yeterli gerekçe olarak görülebiliyor.

Eğitimciler, sosyal medyanın etkisiyle zorbalığın biçim değiştirdiğini vurguluyor. Fiziksel ve sözlü zorbalığın yanı sıra dışlama, alay etme, küçük düşürücü paylaşımlar ve mesajlaşma yoluyla yapılan siber zorbalık vakalarında ciddi bir artış yaşanıyor. Bu durum, mağdur öğrencilerin akademik başarısını düşürürken; kaygı bozukluğu, özgüven kaybı ve sosyal içe kapanma gibi psikolojik sorunlara da yol açıyor.

Zorbalığa maruz kalan birçok çocuk, neden hedef alındığını anlayamazken zamanla suçu kendinde aramaya başlıyor. Uzmanlar, bu süreçte ailelerin ve öğretmenlerin çocukları yakından gözlemlemesinin ve erken müdahalenin büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Milli Eğitim camiasında ise akran zorbalığına yönelik farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiği ifade ediliyor. Okullarda rehberlik servislerinin daha aktif rol üstlenmesi, yalnızca mağdur öğrencilerin değil, zorbalık yapan çocukların da desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlara göre, zorbalık davranışlarının altında yatan nedenler ele alınmadan kalıcı bir çözüm sağlanması mümkün değil.

Yetkililer, akran zorbalığıyla mücadelenin erken yaşta empati eğitimi, açık iletişim ve güvenli okul ortamlarının oluşturulmasıyla mümkün olabileceğine dikkat çekiyor. Zorbalığın bireysel olduğu kadar toplumsal bir sorun olduğuna işaret edilirken, yaşanan olayların zaman zaman şiddet ve ölümle sonuçlanmasının tehlikenin boyutunu açıkça ortaya koyduğu belirtiliyor.

.

Bizi sosyal medyadan takip edin