ZONGULDAK ‘ta amatör balıkçılar, metrelerce yüksekliğe aldırış etmeden kayalıklarda olta ile balık avlıyor. Zonguldak’ta hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte amatör balıkçılar, Fener Mahallesi’ndeki kayalıklara akın etti. Sabahın erken saatlerinden itibaren oltayla balık avlayan amatör balıkçılar, yüksekliğe aldırış etmeden balık tutuyor. Yüksekliği yer yer 50 metreyi bulan kayalıklardaki balık avı yürekleri ağza getiriyor. Olta ile genellikle istavrit avlayan Ali Şükrü Birinci, “20 seneden beri buradayım. İstavrit ve mezgit avlıyoruz. Akşama kadar 2 ila 2.5 kilogram balık avlıyoruz. Şu anda balık yeni başladı. Mevsimi daha yeni açtı. Buraya alışkınız. Yabancı birisi geldiği zaman duramıyor. Özellikle yağmurda bu taşlar kaygan oluyor. Çok dikkat etmek lazım. En ufak bir dikkatsizlik ölümle sonuçlanabilir. Hep buradayız. Genellikle buraya geliyoruz. Sezonu olduğu zaman bol balık zamanı başka bölgelere giderek de oralardan balık avlıyoruz” dedi. Olta ile balık avladıkları sırada denizden çok sayıda atık madde topladıklarını ifade eden Cengiz Bezir ise, “Pislik oluyor. Çuval, torba, odun, bidon gibi pislikler çıkıyor. Balık yerine bazen bunları avlıyoruz. Burası biraz tehlikeli ama biz alışkınız. Geçen yıl buradan bir arkadaş denize düştü. Dalga aldı onu. Biz de dikkat ediyoruz. Kenara fazla yaklaşmamaya çalışıyoruz. Tehlikeli olduğunu biliyoruz” şeklinde konuştu.


Amatör balıkçıların tehlikeli balık avı
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


