Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Ekim, 2023 04:48 tarihinde yayınlandı
0

Amasya’da otobüs kazasında ölen 6 kişinin isimleri belirlendi

Amasya’nın Merzifon ilçesinde devrilen yolcu otobüsünde hayatını kaybeden 6 kişinin isimleri belirlendi. Hilal Çelebi (18), Melisa Kor (19), Edanur Çelik (20), Semanur Tahtakılıç (22), Durmuş Uysal (45), Urguç Karadayı (51) hayatını kaybetti. Feci kazada yaralanan 35 kişi ise çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.

Kaza, saat 06.45 sıralarında Merzifon – Çorum kara yolunun 5’inci kilometresinde Çayırözü köyü mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İzmir’den Tokat’ın Erbaa ilçesine giden Kemal Öz (55) yönetimindeki Erova Turizm’e ait 60 ER 907 plakalı yolcu otobüsü, sürücüsünün direksiyon kontrolünü yitirmesi sonucu sürüklenerek devrildi. İhbar üzerine kaza yerine çok sayıda jandarma, polis, acil sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yaralılar ambulanslarla çevredeki hastanelere sevk edilerek tedavi altına alındı. Cenazeler ise yapılan inceleme sonrası Merzifon Kara Mustafa Paşa Devlet Hastanesi morguna götürüldü. Otobüs sürücüsü Öz kazada yaralandı.

Kazayla ilgili Merzifon Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.

Hastaneye gelerek yaralıların durumu hakkında bilgi alan AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez, “Başımız sağolsun. 6 vatandaşımızı kaybettik. İçinde genç kardeşlerimiz. Öğrencilerimiz var. Okulların açılması sebebiyle öğrenci hareketliliğinin karayollarında çok yoğun olduğu bir dönem” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin