Reklam
Reklam
amasyada kirasi 6 bin 300 tlden 150 bin tlye yukseltilen bimarhaneye tahliye karari BVkwyMlS jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
27 Eylül, 2024 00:15 tarihinde yayınlandı
0

Amasya’da kirası 6 bin 300 TL’den 150 bin TL’ye yükseltilen Bimarhane’ye tahliye kararı

Amasya’da 700 yılı aşan tarihiyle en fazla ziyaretçi çeken müzelerin başında gelen Bimarhane’nin kirası 6 bin 300 TL’den 150 bin TL’ye yükseltildi. Amasya Belediye Başkanı Turgay Sevindi, yaptıkları itirazlar doğrultusunda kira indirimi beklerken Tokat Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından binanın 15 gün içinde tahliye edilmesine karar verildiğini açıkladı.

Sabuncuoğlu Şerefeddin’in kullandığı cerrahi aletler ve enstrümanlar sergileniyor

Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şehirle özdeşleşen binanın belediye tarafından uzun yıllardır Sabuncuoğlu Şerefeddin Tıp ve Cerrahi Tarihi Müzesi adıyla hizmet verdiğine işaret eden Belediye Başkanı Sevindi, Fatih Sultan Mehmet döneminin ünlü hekimi Sabuncuoğlu Şerefeddin’in kullandığı cerrahi aletlerin ve enstrümanların sergilendiği müzenin belediyeye aylık kirası 6 bin 300 TL iken Tokat Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından 150 bin TL olarak bildirildiğini belirtti.

“Kira indirimi beklerken tahliye kararı verildi”

İlhanlı döneminden kalma binayı müze olarak kullanmayı sürdürmek istediklerini ancak beklenmedik bu artışa da itiraz ettiklerini vurgulayan Sevindi, “Yaptığımız itirazlar doğrultusunda kira indirimi beklerken Vakıflar Bölge Müdürlüğü burayı 15 gün içinde tahliye etmemize karar vermiştir” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin