Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Ekim, 2023 20:00 tarihinde yayınlandı
0

Amasya’da bulunan bin yıllık Türk mezarları antik DNA araştırmalarına ışık tutacak

Türklere Anadolu’nun kapılarını açan 1071 Malazgirt Zaferi’nden yaklaşık 100 yıl önce gelen ve ilk olarak Amasya’da belirlenen öncü Türklerin bin yıl sonra kazılarda çıkan mezarları, antik gen ile DNA araştırmalarına ışık tutacak.

Amasya’daki Oluz Höyük kazılarında bulunan 100’den fazla iskelet üzerinde gen çalışması yapılması planlanıyor. Oluz Höyük Kazı Başkanı Prof. Dr. Şevket Dönmez, “Türkiye Türklerinin Anadolu’ya gelen atalarına ait ilk ve en erken biyolojik kalıntıları Oluz Höyük’te bulmanın heyecanını yaşıyoruz. Bunlar üzerinde geliştirilecek antik gen, DNA çalışmalarında çok önemli sonuçlar alacağımızı düşünüyoruz” dedi.

Tartışmaların çözümlenmesi için çok önemli

Oğuz kümeleri üzerine Türkiye’de hablogrup temelinde bir çalışmanın bu zamana kadar yapılmadığını belirten İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şevket Dönmez, “Dünyada özellikle R1a ve R1b hablogrupları üzerinde tartışmalar yapılıyor. Bunların hangilerinin Hint-Avrupalılara, hangilerinin Türklere ait olduğu noktasında bilim dünyasında çok önemli tartışmalar var. Burada bizim yapacağımız çalışmalar hablogrup çalışmalarının çözümlenmesinde çok önemli bir aşama olacaktır” diye konuştu.

Suttuu-Bulak mezarlığı ile aynı

Kazılardaki bin yıllık Türk mezarlığı ile Kırgızistan’daki Suttuu-Bulak mezarlığındaki ölülerin ayaklarının üstüne bir cisim konularak benzer şekilde defnedildiği tespit ettiklerini anlatan Prof. Dr. Dönmez, “Kazılardaki ölülerden bazılarının Kurgan geleneğiyle defnedildiğini anladık. Kadim geleneklerini yansıtırken İslami gelenekleri de benimsemiş mezarlarını burada keşfettik” şeklinde konuştu.

17 yıldır süren kazılara Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Türk Tarih Kurumu, Amasya Valiliği ve Amasya Belediyesi katkı sağlıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
Bir baslik ekleyin 96
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
16 Mayıs, 2026 17:06 tarihinde yayınlandı
0

Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama

Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.

Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.

10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.

İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.

Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”

Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.

Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin