Reklam
Reklam

Amasra’da ziyaretçi yoğunluğu

Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Ekim, 2024 20:45 tarihinde yayınlandı
0

Bartın’ın 6 bin 600 nüfusu bulunan Amasra ilçesi, 26-29 Ekim tarihleri arasında yaklaşık 150 bin turisti ağırladı.

Fatih Sultan Mehmet Han’ın Çeşmi Cihan (dünyanın göz bebeği) olarak nitelediği Bartın’ın Amasra ilçesinde yaz sezonunu aratmayan ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor. Doğası, kültürü, denizi ve balığı ile son dönemlerde Türkiye’nin turizmde yükselen değerleri arasında yer alan Amasra, her geçen gün yerli ve yabancı turistlerin en çok tercih ettiği mekanlar arasında bulunuyor. Hafta sonu tatilinin yanı sıra 1.5 günlük 29 Ekim Cumhuriyet bayramı tatili ve güzel havaların da eklenmesi ile Amasra günü birlikçi tatilcilerin uğrak noktası haline dönüştü.

Nüfusunun 22 katı ziyaretçi ağırladı

Yaklaşık 6 bin 600 kişi nüfusu bulunan Amasra 26-29 ekim tarihlerinde toplamda 150 bin kişiyi ağırladı. Otel, pansiyon gibi konaklama yerleri yüzde 10 doluluğa ulaştığı ilçeyi günlük ortalama 37, bin 500 kişi ziyaret etti. 4 günde 25 binin üzerinde araç girişinin yaptığı ilçe, nüfusunun 22 katı ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. 4 günlük tatil boyunca yoğun kalabalığın yaşandığı ilçe, bir günde ise nüfusunun 5.5 katı kadar misafiri ağırladı.

İlçedeki yoğunluk nedeniyle otoparklar da tamamen doldu.

Yaşanan yoğunluğu sorunsuz bir şekilde atlatıldığını ifade eden Amasra Belediye Başkan Recai Çakır, “Bir çok ziyaretçimizin gelmesi nedeniyle Amasra’da yoğun kalabalık oluştu. Yaz sezonunu aratmayan günler geçirdik. Konaklama işletmelerimizde doluluk, yüzde 100 oranında oldu. Havaların da sıcak ve güneşli olması nedeniyle yoğun bir ziyaretçi akını oldu” diye konuştu.

İlçedeki Kemere Köprüsü, Amasra Müzesi, Büyük Liman, Küçük liman, Fatih Sultan Mehmet Cami gibi doğal ve tarihi güzellikleri gören yerli turistler, ilçedeki tarihi Çekiciler çarşısından da alış veriş yaptı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
g 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
18 Haziran, 2026 14:16 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.

Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.

Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.

Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.

Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;

1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.

2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.

3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.

4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.

Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.

Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.