Karabük Postası tarafından
24 Temmuz, 2021 11:16 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Altınöz’den  24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı mesajı

AK Parti Karabük İl Başkanı İsmail Altınöz, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla kutlama mesajı yayınladı. Altınöz, mesajında, dünyanın her köşesinde haber alma ve bilgi edinme ihtiyacını karşılamak adına savaşlara, afetlere, acılara tanık olan, her türlü zorluğa rağmen sorumluluk bilinciyle çalışan basın mensuplarının her daim yanında olduklarını belirtti. Kamuoyunun, ülke ve dünyadaki gelişmelere dair gerçek, doğru ve güvenilir bilgiler içeren haberlere ulaşmasını temin etmenin demokrasinin en temel unsurlarından biri olduğunu ifade eden Altınöz, "Haber alma hakkının korunması, kamuoyunda farkındalık oluşturulması, her türlü yapıcı fikrin dile getirilmesi ve olgunlaşması süreçlerinde basın çalışanlarının önemli sorumlulukları bulunmaktadır. Ülkemize karşı ulusal ve uluslararası arenada oluşturulmaya çalışılan dezenformasyona karşı da en büyük görevlerden biri yine basın mensuplarımıza düşmektedir. Meslek ahlakı ve gazetecilik ilkelerine sadakatle bağlı kalarak bu büyük sorumluluğu üstlenen medya çalışanlarımızın daha rahat, daha özgür ve daha güvenli çalışma koşullarına sahip olabildikleri, emeklerinin karşılığını alabildikleri, kendilerini geliştirebildikleri bir medya ortamına kavuşmaları hassasiyet gösterdiğimiz ve desteklediğimiz konular arasında yer almaktadır. Dünyanın her köşesinde haber alma ve bilgi edinme ihtiyacını karşılamak adına savaşlara, afetlere, acılara tanık olan, her türlü zorluğa rağmen sorumluluk bilinciyle çalışan basın mensuplarımızın her daim yanındayız. Tüm şartlar altında büyük bir gayret ve özveri ile görevlerini yerine getirmeye çalışan basın mensuplarımızın 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı'nı kutluyor, her birine başarılar diliyorum" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.