Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
20 Eylül, 2021 07:54 tarihinde yayınlandı
0

Altın Safran Festivalinde belgeselin en iyisi “Merhaba Canım” oldu

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan  Safranbolu ilçesinde bu yıl 22’incisi düzenlenen Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali kapsamındaki en iyi belgesel film ödülü Yönetmen Ulaş Tosun’un “Merhaba Canım” isimli esere verildi.
Safranbolu Belediyesi Leyla Dizdar Kültür Merkezinde düzenlenen törene, Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, Kültür ve Turizm İl Müdürü CHP Karabük İl Başkanı Abdullah Çakır, Belediye Başkanları ile davetliler ve sanat severler katıldı.
Ödül törenin açılışında konuşan Belediye Başkanı Elif Köse, “Hazırlığı uzun soluklu olan festivalleri yaşamak çok güzel. Sonuna gelmek biraz hüzünlü ama dolu dolu bir 3 gün yaşadık. Büyük emekleri olan jürilerimize ve komitemize şükranlarımı sunuyorum. Festivale değer katan bütün yarışmacılarımıza da ayrıca teşekkür ediyorum” dedi.
Konuşmaların ardından Ana teması ‘Kültürel Miras ve Korumacılık’ yan teması ‘Ahilik Kültürü’ olan Profesyonel Belgesel Film kategorisinde en iyi film ve fotoğrafların ödülleri verildi. Profesyonel dalda “Merhaba Canım” belgesel filmiyle yönetmen Ulaş Tosun ‘En İyi Film Ödülü’nü kazandı. Profesyonel film kategorisinde “When The Snow Melts Down” belgesel filmiyle Aleksei Golovkov Jüri Özel Ödülü’nü kazandı.
Kanal İstanbul’u konu alan ve yapılmasıyla ülkeye ekonomik katkı verecek projenin ele alındığı Amatör Belesel filmde en iyi ödüle layık görüntü
Amatör film kategorisinde “Kanalı Beklerken ” belgesel filmiyle Yasin Serindere “En İyi Belgesel Film Ödülü”nü, aynı kategoride “Beautıful Remaıns” belgesel filmiyle Celeste Galliot – Dolle “Suha Arın Özel Ödülü”nü kazandı. Amatör kategoride “Smirna’nın Çukuru” belgesel filmiyle Begüm Aksoy “Jüri Özel Ödülü”nü kazanırken,Serbest kategoride Jüri Özel ödülü “Seval” belgesel filmiyle Ahmet Keçili layık görülürken, Serbest kategoride ‘Töz’ eseri ile Neşe Uğur Nohutçu “En İyi Belgesel Ödülü”nü kazandı.
Belgesel Yapım Destek ödülünü ise Hüseyin ve Fatma Şimdi Oturum Açtı ‘‘Değişen esnaf Kültürü’ eseri ile Göksel Tuzun aldı.
Fotoğraf yarışmasında ise Hüseyin Karataş Safranbolu Özel ödülünü İsa Cidan alırken, birinciliği Levent Ateş, ikinciliği Hamed Asgharzadeh Marghmalek, üçüncülüğü ise Musa Talaşlı elde etti.
Belgesel Sinema Emek ödülleri, Özcan Gürbüz ve Dr. Hakan Aytekin, Sinema Onur ödülü Burçak Eren layık görüldü.
88 ülkeden katılım sağlanan yarışmada 980 eser ön değerlendirmeye alındı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr gurdal yilmaz hanta virusu yeni bir salgin degil K5v6eWSQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”

Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.

Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.

Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.

Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.

“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”

Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.

“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”

Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.

Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları

Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin