karabuk
İmsak 05:50
Güneş 07:14
Öğle 13:07
İkindi 16:15
Akşam 18:49
Yatsı 20:08
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
safran2
Berkay Doğan tarafından
07 Mayıs, 2025 15:06 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Altın Safran Belgesel Film Festivali Start Aldı

Safranbolu ilçesinde bu yıl 26’ncısı düzenlenen Uluslararası Belgesel Film Festivali başladı.

Festival kapsamında Safranbolu Belediyesi Sosyal Tesisi’nde basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, festivalin köklü geçmişine vurgu yaparak, 26'ncı yılına ulaşmanın gururunu ve mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti.

UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan Karabük'ün tarihi Safranbolu ilçesi, kültürel mirası ve sinema tutkusunu bir araya getiren 26. Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali’ne ev sahipliği yapıyor. Belgesel sinemanın önemini vurgulayan ve kültürel değerlerin kayıt altına alınmasını amaçlayan festival, her yıl olduğu gibi bu yıl da yerli ve yabancı pek çok katılımcıyı bir araya getiriyor.

Festivalin açılışı kapsamında, Misak-ı Milli Demokrasi Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı'na çelenk sunma töreni gerçekleştirildi. Çelenk, festival komitesinin başkanlığını da yürüten Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse tarafından sunuldu. Törende, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından festivalin anlam ve önemi bir kez daha vurgulandı.

Açılış töreninin ardından Safranbolu Belediyesi Sosyal Tesisi’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Başkan Elif Köse, festivalin 26'ncı kez düzenlenmesinden duyduğu mutluluğu dile getirdi. Belgesel sinemanın sadece bir sanat dalı değil, aynı zamanda toplumların hafızasını oluşturan önemli bir mecra olduğunun altını çizen Başkan Köse, "Bizler de bu hafızayı çoğaltmak ve gelecek nesillere aktarmak için bu festivali sadece etkinlik gibi değil, kültüre verilmiş hizmet olarak görüyoruz. Her geçen sene içeriğinin daha nitelikli ve kapsamlı olması için komitemizle çok uzun süreçte yoğun çabayla çalışmalarımızı sürdürüyoruz." diye konuştu.

Belediye Başkanı Elif Köse, zengin içeriğe sahip festivalde 145 ülkeden katılımcının yer aldığını dile getirerek, "Belgesel film festivalimizin her geçen sene belgesel adına yakışır şekilde içeriğinin zenginleştiğini, nitelikli hale geldiğini görüyorum." ifadelerini kullandı.

Festival süresince Safranbolu’nun tarihi ve kültürel dokusuna uygun mekanlarda çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Bunlar arasında belgesel film gösterimleri, söyleşiler,  sergiler, paneller ve özellikle çocuklara yönelik belgesel film  atölyeleri yer alıyor. Çocuklara belgesel sinema sevgisinin aşılanması ve yaratıcı düşünme becerilerinin geliştirilmesi amacıyla hazırlanan atölyeler, festivalin en dikkat çeken bölümlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Ayrıca, festival kapsamında yarışmalı bölümlerde yer alan belgeseller, alanında uzman jüri üyeleri tarafından değerlendirilerek, en başarılı yapımlara ödüller verilecek. Festivalin kapanışı ve ödül töreni, 10 Mayıs 2025 tarihinde yapılacak.

Safranbolu'nun tarihi sokaklarında kültür ve sanatın izlerini bir kez daha yaşatan Altın Safran Belgesel Film Festivali'nin  hem sinemaseverlere hem de kültür turizmine ilgi duyan ziyaretçilere unutulmaz anlar yaşatması bekleniyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
TE
Mustafa Akgün tarafından
03 Mart, 2026 15:45 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Eğitim-İş’ten öğretmen cinayetine tepki

Eğitim-İş Sendikası Karabük Şubesi, İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğrencisi tarafından bıçaklanarak öldürülen öğretmen Fatma Nur Çevik için Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı.

Şube Sekreteri Gülgün Ertekin tarafından okunan açıklamada, “Bu ülkede okulda yine bir öğretmen öldürüldü! Artık yeter!” denildi.

“EĞİTİM YUVASINDA CİNAYET”

44 yaşındaki öğretmenin okul içinde katledildiğini vurgulayan Ertekin, “Okulda! Eğitim yuvasında! Çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin en güvende olması gereken yerde! Vicdanımız sızlıyor, aklımız kabul etmiyor” ifadelerini kullandı.

Uzun süredir okula devam etmediği belirtilen bir öğrencinin kesici aletle okula girebildiğine dikkat çeken Ertekin, olayın “münferit” olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi. “Bu tablo, yıllardır görmezden gelinen uyarıların, itibarsızlaştırılan öğretmenlerin, güvenliksiz bırakılan okulların sonucudur” dedi.

Öğrenciyle ilgili rehberlik görüşmeleri yapıldığı, tutanaklar tutulduğu ve psikiyatrik tedavi sürecinin bilindiği halde gerekli önlemlerin alınmadığını savunan Ertekin, “Bu açık bir ihmal zinciridir. Bu sorumluluk öğretmenin ya da okul idaresinin üzerine yıkılamaz” diye konuştu.

BAKANLIĞA ÇAĞRI

Açıklamada Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e de çağrıda bulunularak, “Daha kaç öğretmenimizin can vermesi gerekiyor? Okullardaki güvenlik açığının bedelini canımızla mı ödeyeceğiz?” soruları yöneltildi.

Şiddetin yalnızca bireysel bir eylemle açıklanamayacağını belirten Ertekin, öğretmenlik mesleğini değersizleştiren söylemlerin ve öğretmenleri hedef gösteren dilin bu iklimi beslediğini savundu.

ATATÜRK’ÜN SÖZÜ HATIRLATILDI

Basın açıklamasında Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bir toplumun uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür” sözüne atıfta bulunularak, öğretmene değer verilmeyen bir sistemin sonuçlarının yaşandığı ifade edildi.

Alışveriş merkezlerine kesici-delici aletle girilemezken okullara rahatlıkla girilebilmesinin “yönetim zaafı” olduğu dile getirildi.

TALEPLER SIRALANDI

Eğitim-İş’in açıklamasında şu talepler yer aldı:

Okullarda şiddetin nedenleri bilimsel olarak araştırılmalı, “Eğitimde Şiddet Yasası” derhal çıkarılmalı,

Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınmalı, Eğitimciler ve uzmanların katılımıyla somut bir eylem planı hazırlanmalı, Failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalı, Şiddeti meşrulaştıran medya içerikleri denetlenmeli, Barışı, birlikte yaşamı ve eleştirel düşünceyi esas alan müfredat hazırlanmalı

“CAN KORKUSUYLA ÇALIŞMAK İSTEMİYORUZ”

Açıklamada ayrıca Ortadoğu’da yaşanan çatışmalara değinilerek, okulların hedef alınmasının insanlık suçu olduğu ifade edildi.

“Yurtta barış, dünyada barış” ilkesinin her zamankinden daha önemli olduğu belirtilirken, öğretmenlerin ölüm korkusuyla değil güven içinde çalışmak istediği vurgulandı.

Basın açıklaması, “Öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanıncaya kadar susmayacağız. Mücadele edeceğiz” sözleriyle sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin