Reklam
Reklam

Altı asırlık özel işlemeli cami tavanı orijinalliğini koruyor

alti asirlik ozel islemeli cami tavani orijinalligini koruyor W7lGEAlj jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Haziran, 2024 12:45 tarihinde yayınlandı
0

Tokat’ta 15’inci yüzyıldan kaldığı tahmin edilen Mahmutpaşa Camii, tavanındaki ahşap işçiliği ile dikkat çekiyor.

Tokat merkezdeki Küçük Beybağı Mahallesi’nde gizemli bir geçmişe sahip olan ve kim tarafından yapıldığı bilinmeyen Mahmutpaşa Camii, kesin inşa tarihi bilinmeyen bir yapı olarak zengin tarihi mirasını koruyor. Caminin planı ve mimari özellikleri incelendiğinde 15’inci yüzyıldan kaldığı tahmin ediliyor. Moloz taş temel üzerine ahşap ve kerpiç malzemeyle inşa edilen caminin en dikkat çekici özelliklerinden biri, tavanındaki muhteşem ahşap işçiliği olarak öne çıkıyor. Büyük bir ustalık örneği olan cami tavanı, cemaatinin de dikkatini çekiyor.

“Ahşap tavandaki kalem süslemeler ile dikkat çekmektedir”

Mahmutpaşa Camii’nin Tokat’ın tarihî mirasını koruyarak gelecek nesillere aktarılması gereken önemli bir yapı olarak öne çıktığını söyleyen Tokat Vakıflar Bölge Müdürü Sebahattin Erdoğan, “Mahmutpaşa Camii, Tokat ilinde bulunan Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyeti ve koruması altındaki 126 tescilli eserden en nitelikli ahşap tavan süslemesine sahip camilerden bir tanesidir. Bünyesinde barındırdığı ahşap işi süslemeler ve ahşap tavandaki kalem işi süslemelerle dikkat çekmektedir. Ortadaki göbekte sekiz kollu yıldızların kesiminden oluşan geometrik bir kompozisyon ve dört köşede sarkıt şeklinde yivli kabaralar yer almaktadır. Camide kalem işi süslemeler tavan, kadınlar mahfili ve minberde yoğunlaşmıştır. 2005 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yapılan restorasyonda mahfil ve minberdeki boyalar raspa yapılarak sökülmüş ve alttaki kalem işi süslemeler gün yüzüne çıkarılmıştır” dedi.

“Tavan işçiliği hayran bırakıyor”

Cami cemaatinden Mustafa Işık, “15’inci yüzyılda yapıldığı tahmin edilen bu cami gerçekten günümüze kadar ayakta kalmış. O dönemdeki ustaların yapmış olduğu bu şaheser görenleri de hayran bırakıyor. Özellikle tavandaki ahşap işçiliği çok güzel. Günümüze kadar bu güzelliği taşımış. Cemaatte bu güzellikte namaz kılarak faydalanıyor” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
gwa
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
16 Haziran, 2026 11:33 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

KALDIRIN ARADAKİ ASALAKLARI, ÜRETİCİ DE KAZANSIN, TÜKETİCİ DE.

Geçtiğimiz ay, Ticaret Bakanlığı tarafından zincir marketlere yönelik gerçekleştirilen denetimlerde, sebze ürünlerinde tarladan rafa uzanan tedarik zincirindeki fahiş fiyat artışları ve fahiş kâr oranları belgelenmişti.
Basında, çarşaf çarşaf haber oldu. Devletimiz milletin kanını emen fırsatçılara göz açtırmıyor diye sevinmiştik.

Denetimlerde, Çeri domates ve kırmızı kapya biber gibi ürünlerdeki astronomik fiyat artışları, Hal Kayıt Sistemi üzerinden yapılan incelemelerle ortaya çıkarılmıştı.
Antalya’da toptancıda kilogramı 50 TL olan çeri domatesin, İstanbul’daki bir zincir markette 225 TL ile 250 TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunulduğunu basına yansıyan haberlerden öğrenmiştik. Adana’nın Karataş ilçesinde üreticiden veya komisyoncudan kilosu 7 TL’ye alınan kırmızı kapya biberin, aracıların ardından Diyarbakır’daki bir zincir markette tüketiciye 199,99 TL’ye satıldığı tespit edilmişti. Haksız fiyat artışı yaptığı tespit edilen firmaların dosyaları yaptırım uygulanmak üzere kurula iletilmiş, meyve ve sebze fiyatlarında olağanüstü artışlar yaptığı saptanan yüzlerce işletmeye milyonlarca lira idari para cezası kesilmişti.

Değişen ne oldu? Fiyatlar makul seviyelere indi mi? Hayır

Sebze ve meyve zincirindeki aracı tüccarların, ürünün tarladan sofraya gelirken fiyatının katlanmasına, fahiş fiyat artışlarına ve stokçuluğa yol açtıklarını bilmeyen var mı? Ürünlerin üreticiden tüketiciye geçene kadar birçok farklı aracı el değiştirmesi, her aşamada kâr payı eklenerek nihai satış fiyatının yapay şekilde yükselmesine neden oluyor. Bazı aracıların kayıt dışı alım-satım yapması, sahte fatura düzenlemesi veya gerçeğe aykırı beyanlarla piyasadaki fiyat dengesini manipüle etmesi vurgunlara yol açıyor. Ticaret Bakanlığı gibi kurumlar ve Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, keyfi fiyat artışlarına karşı denetimler yaparak milyonlarca liralık cezalar uygulamakta. Buna rağmen millet fahiş fiyatlardan şikayetçi. Çünkü değişen hiç bir şey yok.

Bu tür haksız uygulamaların önüne geçmek için doğrudan üreticileri tüketiciyle buluşturan e-ticaret modelleri, Tarım Kredi kooperatifleri veya doğrudan üretici pazarları gibi destekleyici sistemleri hayata geçirmek zorundayız.

Denetleyip ceza, kesmek sorunu çözmüyor.
Tedarik Zincirinin Kısaltılması gerekiyor. Aracı sayısını azaltmak için üretici kooperatifleri doğrudan desteklenmeli, üreticinin ürettiği ürünü tüketiciye aracısız ulaştırabileceği dijital ve yerel lojistik ağlar (hal yasası düzenlemeleri ile) kurulmalıdır.

İşin eziyetini çeken üretici, kaymağını yiyen başkaları.
Yeter artık, üreticiyi en kısa yoldan buluşturun tüketiciyle.
Üreten de kazansın, tüketen de.

İlyas Erbay