ALMANYA KORUYOR, KARABÜK NE YAPACAK?

Almanya’daki eski bir demir fabrikasının duvarında yer alan Türk işçi Kaya Urhan’ın portresi, Karabük’ün sanayi mirasının korunması açısından örnek oluşturuyor.

ADAsuman Doğan26 Ekim 2026, 15:122 dk okuma
ALMANYA KORUYOR, KARABÜK NE YAPACAK?

Almanya’nın Völklingen kentindeki eski demir fabrikasının duvarında, Türk işçi Kaya Urhan’ın 600 metrekarelik portresi yer alıyor. Yıllarca yüksek fırında çalışan Urhan’ın yüzü, göçmen işçilerin emeğine duyulan saygının simgelerinden biri hâline geldi. Karabük’ün sanayi mirası açısından da dikkat çeken bu örnek, geçmişe ve emeğe sahip çıkmanın önemini hatırlatıyor.

Almanya’ya çalışmak için giden ilk kuşak Türk işçilerinden Kaya Urhan, yıllar önce emek verdiği demir fabrikasının duvarında yaşamaya devam ediyor. Saarland eyaletindeki Völklingen Demir Fabrikası’nda yüksek fırın operatörü olarak çalışan Urhan’ın portresi, bugün endüstriyel mirasın kültür ve sanatla buluştuğu alanın dikkat çeken eserleri arasında bulunuyor.

Uşak’ın Banaz ilçesine bağlı Bahadır köyünden Almanya’ya giden Kaya Urhan, 1986 yılına kadar Völklingen Demir Fabrikası’nda çalıştı. Fabrikanın üretimini durdurmasının ardından yıllar geçti; ancak burada çalışan insanların emeği unutulmadı.

Sanatçı Hendrik Beikirch tarafından hazırlanan yaklaşık 600 metrekarelik dev portre, Urhan’ın gülen yüzünü fabrikanın dış cephesine taşıdı. Böylece bir Türk işçinin portresi, yalnızca kişisel bir hatıra olmaktan çıkarak göçmen işçilerin sanayi tarihindeki yerini ve emeğini simgeleyen bir esere dönüştü.

SANAYİ FABRİKASI KÜLTÜREL MİRASA DÖNÜŞTÜ

Bir dönem demir ve çelik üretiminin önemli merkezlerinden biri olan Völklingen Demir Fabrikası, üretimin sona ermesinin ardından koruma altına alınarak kültür ve sanat alanına dönüştürüldü. Fabrika, 1994 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındı. Bugün sergilere ve çeşitli kültür-sanat etkinliklerine ev sahipliği yapan endüstriyel miras alanı, geçmişin izlerini gelecek kuşaklara aktarıyor.

Fabrikanın duvarındaki Kaya Urhan portresi ise bu dönüşümün insan odaklı yönünü ortaya koyuyor. Büyük sanayi yapıları korunurken, o yapılarda çalışan insanların da hatırlanması, endüstriyel mirasa yalnızca makineler ve binalar üzerinden bakılmadığını gösteriyor.

KARABÜK İÇİN DE DİKKAT ÇEKEN BİR ÖRNEK

Demir ve çelik üretimiyle özdeşleşen Karabük’te de geçmişin sanayi mirasının korunması konusu önem taşıyor. Eski yüksek fırınlar, yalnızca üretim yapılan tesisler değil; kentin kuruluşunu, büyümesini, işçilerin yaşamını ve Türkiye’nin sanayileşme tarihini temsil eden yapılar arasında yer alıyor.

Karabük Postası’nın 71’inci kuruluş yıl dönümü kutlamasında konuşan Araştırmacı-Yazar Fikret Gökçe’nin, Karabük’ün simgelerinden Ülkü yüksek fırınının korunması yönündeki çağrısı da bu açıdan anlam taşıyor. Gökçe, geçmişte iki yüksek fırının eritilerek ortadan kaldırılmasına dikkat çekmiş ve Ülkü’nün korunarak bir çelik müzesinde ya da uygun bir alanda anıt olarak yaşatılmasını istemişti.

Almanya’daki Völklingen örneği, sanayi tarihinin yalnızca üretim rakamlarından ibaret olmadığını gösteriyor. Bir fabrikanın yapısını korumak kadar, o fabrikada çalışan insanların emeğini, anılarını ve kentin belleğindeki yerini yaşatmak da önemli.

Kaya Urhan’ın 600 metrekarelik portresi, geçmişe duyulan saygının somut bir ifadesi olarak dikkat çekiyor. Karabük’te de eski yüksek fırınların ve sanayi mirasının korunmasına yönelik çalışmaların, kentin tarihini gelecek kuşaklara aktaracak kalıcı adımlarla desteklenmesi gerektiği görülüyor.

İlgili Haberler

Tümü

Yorumlar

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır. Kaba ve kişisel saldırı içeren yorumlar yayımlanmaz.

Henüz yorum yok.

İlk yorumu sen yaz, tartışmayı başlat.