Çaykur Rizespor’un golcü futbolcusu Ali Sowe, Trendyol Üstün Lig’de bu hafta Galatasaray ile oynayacakları maçı dört gözle beklediklerini söyleyerek, “Bu maça kazanmak için alana çıkacağız” dedi.
Çaykur Rizespor, Trendyol Harika Lig’in 24. haftasında Galatasaray ile konutunda oynayacağı maçın hazırlıklarını Mehmet Cengiz Tesisleri’nde yaptığı idmanla sürdürdü. İdman öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Çaykur Rizespor’un forvet oyuncusu Ali Sowe, Galatasaray maçını dört gözle beklediklerine belirterek, “Galatasaray maçı hoş, her oyuncunun oynamak isteyeceği bir maç olacak. Kadro olarak büyük bir ilgiyle bekliyoruz. Hafta boyunca hazırlanma bahtımız olacak. Ekip arkadaşlarımla birlikte bu maça kazanmak için alana çıkacağız. Galatasaray’a karşı kazanmak, grup olarak da ferdi manada da çok değerli bir galibiyet olur. Çok sıkıntı bir maç olacak lakin en güzel performansımızı sergileyip bizim açımızdan en yeterli sonucu almak için alana çıkacağız” diye konuştu.
Rizespor’da keyifli olduğunu tabir eden Sowe, “Çünkü kadro arkadaşlarımla, hocamla çalışma fırsatı yakaladım. Grup arkadaşlarım bana her vakit çok fazla yardımcı oluyor. Meslek olarak baktığımızda natürel ki istediğim düzeyde değilim. Her vakit olumlu sonuçlarla ilerlediğimiz takdirde istediğim düzeye geleceğimi düşünüyorum. Ancak şu anlık bununla yetiniyorum” halinde konuştu.


Ali Sowe: “Galatasaray maçını dört gözle bekliyoruz”
KALDIRIN ARADAKİ ASALAKLARI, ÜRETİCİ DE KAZANSIN, TÜKETİCİ DE.
Geçtiğimiz ay, Ticaret Bakanlığı tarafından zincir marketlere yönelik gerçekleştirilen denetimlerde, sebze ürünlerinde tarladan rafa uzanan tedarik zincirindeki fahiş fiyat artışları ve fahiş kâr oranları belgelenmişti.
Basında, çarşaf çarşaf haber oldu. Devletimiz milletin kanını emen fırsatçılara göz açtırmıyor diye sevinmiştik.
Denetimlerde, Çeri domates ve kırmızı kapya biber gibi ürünlerdeki astronomik fiyat artışları, Hal Kayıt Sistemi üzerinden yapılan incelemelerle ortaya çıkarılmıştı.
Antalya’da toptancıda kilogramı 50 TL olan çeri domatesin, İstanbul’daki bir zincir markette 225 TL ile 250 TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunulduğunu basına yansıyan haberlerden öğrenmiştik. Adana’nın Karataş ilçesinde üreticiden veya komisyoncudan kilosu 7 TL’ye alınan kırmızı kapya biberin, aracıların ardından Diyarbakır’daki bir zincir markette tüketiciye 199,99 TL’ye satıldığı tespit edilmişti. Haksız fiyat artışı yaptığı tespit edilen firmaların dosyaları yaptırım uygulanmak üzere kurula iletilmiş, meyve ve sebze fiyatlarında olağanüstü artışlar yaptığı saptanan yüzlerce işletmeye milyonlarca lira idari para cezası kesilmişti.
Değişen ne oldu? Fiyatlar makul seviyelere indi mi? Hayır
Sebze ve meyve zincirindeki aracı tüccarların, ürünün tarladan sofraya gelirken fiyatının katlanmasına, fahiş fiyat artışlarına ve stokçuluğa yol açtıklarını bilmeyen var mı? Ürünlerin üreticiden tüketiciye geçene kadar birçok farklı aracı el değiştirmesi, her aşamada kâr payı eklenerek nihai satış fiyatının yapay şekilde yükselmesine neden oluyor. Bazı aracıların kayıt dışı alım-satım yapması, sahte fatura düzenlemesi veya gerçeğe aykırı beyanlarla piyasadaki fiyat dengesini manipüle etmesi vurgunlara yol açıyor. Ticaret Bakanlığı gibi kurumlar ve Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, keyfi fiyat artışlarına karşı denetimler yaparak milyonlarca liralık cezalar uygulamakta. Buna rağmen millet fahiş fiyatlardan şikayetçi. Çünkü değişen hiç bir şey yok.
Bu tür haksız uygulamaların önüne geçmek için doğrudan üreticileri tüketiciyle buluşturan e-ticaret modelleri, Tarım Kredi kooperatifleri veya doğrudan üretici pazarları gibi destekleyici sistemleri hayata geçirmek zorundayız.
Denetleyip ceza, kesmek sorunu çözmüyor.
Tedarik Zincirinin Kısaltılması gerekiyor. Aracı sayısını azaltmak için üretici kooperatifleri doğrudan desteklenmeli, üreticinin ürettiği ürünü tüketiciye aracısız ulaştırabileceği dijital ve yerel lojistik ağlar (hal yasası düzenlemeleri ile) kurulmalıdır.
İşin eziyetini çeken üretici, kaymağını yiyen başkaları.
Yeter artık, üreticiyi en kısa yoldan buluşturun tüketiciyle.
Üreten de kazansın, tüketen de.
İlyas Erbay


