Çaykur Rizespor’un golcü futbolcusu Ali Sowe, Trendyol Üstün Lig’de bu hafta Galatasaray ile oynayacakları maçı dört gözle beklediklerini söyleyerek, “Bu maça kazanmak için alana çıkacağız” dedi.
Çaykur Rizespor, Trendyol Harika Lig’in 24. haftasında Galatasaray ile konutunda oynayacağı maçın hazırlıklarını Mehmet Cengiz Tesisleri’nde yaptığı idmanla sürdürdü. İdman öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Çaykur Rizespor’un forvet oyuncusu Ali Sowe, Galatasaray maçını dört gözle beklediklerine belirterek, “Galatasaray maçı hoş, her oyuncunun oynamak isteyeceği bir maç olacak. Kadro olarak büyük bir ilgiyle bekliyoruz. Hafta boyunca hazırlanma bahtımız olacak. Ekip arkadaşlarımla birlikte bu maça kazanmak için alana çıkacağız. Galatasaray’a karşı kazanmak, grup olarak da ferdi manada da çok değerli bir galibiyet olur. Çok sıkıntı bir maç olacak lakin en güzel performansımızı sergileyip bizim açımızdan en yeterli sonucu almak için alana çıkacağız” diye konuştu.
Rizespor’da keyifli olduğunu tabir eden Sowe, “Çünkü kadro arkadaşlarımla, hocamla çalışma fırsatı yakaladım. Grup arkadaşlarım bana her vakit çok fazla yardımcı oluyor. Meslek olarak baktığımızda natürel ki istediğim düzeyde değilim. Her vakit olumlu sonuçlarla ilerlediğimiz takdirde istediğim düzeye geleceğimi düşünüyorum. Ancak şu anlık bununla yetiniyorum” halinde konuştu.


Ali Sowe: “Galatasaray maçını dört gözle bekliyoruz”
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

