Zonguldak’ın Alaplı ilçesinin ortasından geçen çay, kuraklık nedeniyle adeta çayırlık alana dönüştü. Su seviyesinin durma noktasına geldiği çayın kurumuş dere yatağına döndüğünü ifade eden çevre sakinleri, sağlık ve çevre açısından yaşadıkları endişeleri dile getirdi.
İlçedeki çayda kuraklık nedeniyle su seviyesinin düşmesi, bölgedeki ekosistemi olumsuz etkiledi. Su kaynaklarının azalması, bölgedeki bitki ve hayvan yaşamını adeta tehdit ediyor. Çayın kuruması, çevresel dengenin bozulmasına yol açtı ve bölgedeki biyolojik çeşitliliği tehlikeye attı. Ayrıca, çayın kurumasıyla birlikte ortaya çıkan kötü koku, bölge halkı için rahatsız edici bir sorun haline geldi. Vatandaşlar, kötü kokunun yanı sıra bu durumun sağlıklarını da tehdit ettiğini ifade etti.
Çay yatağında biriken atıklar ve durgun suyun, hastalık yapıcı mikroorganizmalar için uygun bir ortam oluşturduğunu aktaran ilçe sakinleri, özellikle sinekler ve diğer zararlı böceklerin çoğalması, bölgede çeşitli sağlık sorunlarına neden olabileceğine vurgu yaptılar.
Durumdan rahatsız olan vatandaşlar, sürecin insan sağlığını da tehlikeye soktuğunu ifade ettiler. Derenin vahim bir durumda olduğunu ifade eden bir vatandaş, “Bu durum sağlığı tehlikeye atıyor. Acil müdahale edilmesi lazım. Yetkililerin bu duruma el atıp bir an önce önlem alması lazım” dedi.


Alaplı çayı, çayıra döndü
Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama
Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.
Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.
10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.
İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.
Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”
Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

