Aksoy’dan Okul Ziyareti - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
28 Nisan, 2016 14:45 tarihinde yayınlandı
0
0

Aksoy’dan Okul Ziyareti

 

Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy Yazıköy’de bulunan Prof. Dr. Sabri Ülgener Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesini ziyaret etti.

Yazıköy’de eğitim öğretime TOKİ tarafından yapılarak başlayan  Prof. Dr. Sabri Ülgener Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde incelemelerde bulunan Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy Okul Müdürü Remzi Türkoğlu’ndan okul ve yeni başlanılan çevre düzenlemeleri hakkında bilgiler aldı.

Başkan Aksoy’a eğitime verdiği büyük katkılar ve kendilerini kırmayarak ziyarette bulundukları için teşekkür eden Müdür Türkoğlu, okula çocukların ulaşımında bir aksaklık yaşandığını ve çevre düzenlemesi ile ilgili Belediye Başkanımızdan destek bekliyoruz derken, eğitimin bölgenin sakin olmasından dolayı çok daha üst düzeylerde devan ettiğini ve öğrenci olarak ta 80’e yakın bir artış olduğunu söyledi.

Yeni binanın hayırlı uğurlu olması temennisinde bulunan Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy; “ TOKİ tarafından yapımı gerçekleştirilen bu bina herhangi bir kurumumuzun eğitime dair harcama yaparak yapımı tamamlanmış bir bina değil burası. Bizlerin o dönemki çabalarımız ve diyaloglarımız ile ortaya çıkartılmış bir eğitim binası. Bu binanın eğitim öğretime katılmasından dolayı ben de büyük memnuniyet duymaktayım. Bilindiği üzere okul binalarının yer değiştirmesinde her zaman haklı yada haksız olarak tepkiler oluyor. Sayın Müdürümüzden duyduklarım, herhangi bir tepkinin olmaması da beni ayrıca mutlu etmiştir” dedi.

Okul idaresi tarafından bazı taleplerin daha öncesinde kendisine iletildiğini kaydeden Başkan Aksoy, yolun kısa sürede tamamlanacağını ve durak ile ilgili talebinde yine kısa sürede yerine konulacağını ifade ederken, “ İnşallah ulaşımdaki sıkıntılarında yakında çözüleceğini söyleye bilirim. Bununla birlikte çocuklarımızın spora teşvik edilmesi için spor alanlarının da çoğaltılmasını arzı ediyor, çalışmalarımızı bu yönde yürütüyoruz. Ben okul yönetimimize ve öğretmenlerimize yakın ilgilerinden dolayı teşekkür ediyorum” dedi.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…