Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
14 Eylül, 2021 11:57 tarihinde yayınlandı
0

Akbaş, okul ziyaretlerine devam ediyor

İl Millî Eğitim Müdürü  Nevzat Akbaş,  beraberinde İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Erdal Üngören ile birlikte  Merkez Hoca Ahmet Yesevi İmam Hatip Ortaokulunu ziyaret etti.

Okul ziyaretinde okul idarecilerinden okulların mevcut durumu ve salgına karşı alınan tedbirler hakkında bilgi alan İl Millî Eğitim Müdürü Nevzat Akbaş, daha sonra derslikleri gezerek öğrencilere yeni öğretim yılının hayırlı olması dileklerinde bulundu.

Ülkemizin geleceğini emanet edildiği öğrencileri ahlaklı, erdemli bireyler olarak yetiştirmenin öneminin bilinmesi gerektiğini belirten Müdür  Akbaş, “Geleceğimiz, çocuklarımız için de yüz yüze eğitimin önemi büyük. Salgın sürecinde bunun daha iyi farkına vardık. Yüz yüze eğitimi devam ettirmek bizlerin elinde. Salgınla mücadele için belirlenen normlar doğrultusunda eğitim yuvalarımızda önlemlerimizi aldık. Salgın sona erene kadar, aldığımız tedbirlerle beraber, eğitim öğretimin aksamaması için okullarımızda öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ve tüm eğitim paydaşlarımızla üzerimize düşeni büyük bir özveriyle yapmaya gayret göstereceğiz” dedi.

Öğrencilerin tenefüs aralarında okul bahçesini adeta şenlik alanına dönüştürdüklerini belirten İl Millî Eğitim Müdürü Nevzat Akbaş, “ Yaklaşık 36 bin öğrencimiz Devletimizin 2003 yılından beri dağıtımını yaptığı ücretsiz ders kitapları ile eğitimlerini alıyorlar. Öğrencilerimize en iyi eğitimi vermek için var gücümüzle çalışıyoruz. Ders kitaplarımız günümüz şartlarına uygun olarak hazırlanıyor ve büyük bir organizasyonla çocuklarımızın sıralarının üzerine kadar getiriliyor. Bu konuda öğretmen ve öğrencilerimizi çok şanslı addediyorum. Okullarımızda öğrencilerimizin kendilerini geliştirebileceği her türlü imkan mevcuttur. ‘Hep beraber daha ileriye’ ” dedi.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin