Reklam
Reklam
Ramazan Öztürk Avatarı
Ramazan Öztürk tarafından
19 Eylül, 2023 14:53 tarihinde yayınlandı
0

Akay’ın Önergesi “Sanayi Günü”ne Taş Koydu

CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay 3 Nisan Sanayi Günü için TBMM’ne Kanun teklifi verdi, AK Parti Karabük Milletvekili Ali Keskinkılıç, ise “3 Nisan Sanayi  Günü için Kanun düzenlemeye ihtiyacımız yok” dedi.

Karabük Sanayici ve İş İnsanları Derneği’nin  (KASİD)  tarafından düzenlenen tanıtım toplantısında konuşan AK Parti Karabük Milletvekili Ali Keskinkılıç, 3 Nisan Sanayi Günü için Kanun düzenlemesine ihtiyaç olmadığını söyledi. Keskinkılıç’ın bu konuşması akıllara  CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay’ın 3 Nisan’ın Sanayi Günü ilan edilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi”ne (TBMM) verdiği soru önergesini getirdi. Akay’ın verdiği önergenin TBMM tarafından kabul görmesi halinde CHP’ye puan kazandıracağı için AK Parti cephesinde endişelere yol açtığı ifade ediliyor.

KANUN DÜZENLEMEYE İHTİYACIMIZ YOK

Her sene 3 Nisan’ın Karabük’te  inatla kutlanmaya devam edilmesi halinde kabul göreceğini belirten AK Parti Milletvekili Ali Keskinkılıç, “Bunun için kanunu düzenlemeye ihtiyacımız yok. Dünyadaki bütün kutlanan günler ve  haftalar bir başlangıçta yapılmıştır. Biz her sene  Karabük’te  3 Nisan Sanayi olarak kutlamaya inatla devam edersek, KASİD  Başkanı Çetin  İpek Başkan İstanbul’da Boğaz Köprüsü’ne 3 Nisan Sanayi günü pankartını asmaya devam ederse merak etmeyin 3 Nisan Sanayi günü olarak kabul edilir ve kutlanmaya devam edilir, biz şunu yapmak zorundayız ısrarla 3 Nisan Sanayi günü kutlamasını devam ettirmeliyiz. Pandemi nedeniyle bir takım çalışmaları yapamadık İnşallah Allah nasip ederse bu sene 3 Nisan’da bütün Sanayi odalarını Karabük’e davet ederek geniş kapsamlı bir çalışma yapalım ve burada 3 Nisan Sanayi Günü kutlamalarını  da yapmaya başlayalım ve onu tüm Türkiye’ye de duyuralım.  Merak etmeyin bütün bunlar bir süre sonra kabul görür ve bütün Türkiye’de de 3 Nisan Sanayi günü olarak kutlamaya başlanır” dedi. (Ramazan Öztürk)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin