blank
Berkay Doğan tarafından
26 Kasım, 2024 15:21 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Akay, Karabük’teki Ulaşım Problemlerine Çözüm Çağrısı Yaptı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Karabük Milletvekili Cevdet Akay, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın 2025 yılı bütçe görüşmelerinde Karabük’ün ulaşım alanındaki sorunlarını gündeme taşıdı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na hitap eden Akay, bölgede yaşanan sıkıntıları dile getirerek, acil çözüm talep etti.

KEMİKLİ RAMPASI VE MERMER KAVŞAĞI İÇİN DÜZENLEME YAPILMALI

CHP’li Akay, İstanbul’u Karadeniz’e bağlayan Karabük - Eskipazar D100 Karayolu üzerindeki Kemikli Rampası’nda yaşanan sorunlara dikkat çekti. Kış aylarında ulaşımın tıkandığını, yağışlı havalarda ise yolun geçilmez hale geldiğini belirten Akay, bu durumun kazalara neden olduğunu ifade etti. Akay, ayrıca Mermer Kavşağı’ndaki yapım işlerinin hızlandırılması gerektiğini söyledi.

FİLYOS PROJESİ İÇİN ULAŞIM ALTYAPISI DÜZENLEMESİ

Filyos Projesi kapsamında Karabük ve Bartın arasında ulaşımın iyileştirilmesinin önemine değinen Akay, "Karabük - Bartın Yolu’nda çalışmalar henüz bitmedi; orada da ölümcül kazalar oluyor. Bunlara da buradan özellikle ifade edeyim. Şimdi, Filyos Projesi'nden bahsettiniz, sunumunuzda gördüm. Eskipazar'dan başlayıp Filyos'a kadar giden hat üstünde birtakım düzenlemeler yapılmalı. Hem demir yolu açısından hem de kara yolu ulaşımı açısından oradaki düzenlemeler mutlaka yapılmalı" dedi.

ŞEKER KANYONU YOLU İÇİN ÇÖZÜM ÇAĞRISI

Turizm açısından büyük öneme sahip olan Şeker Kanyonu’ndaki yol sorununu yeniden gündeme getiren Akay, yolun göçtüğünü ve yan yol çözümünün yeterli olmadığını belirtti. Bölgedeki orman köylülerinin taşımacılıkta zorluk yaşadığını vurgulayan Akay, yolun bir an önce yapılması gerektiğini söyledi.

DEMİR YOLU ULAŞIMI GÜÇLENDİRİLMELİ

Akay, Zonguldak’tan Ankara’ya uzanan demir yolu hattının Karabük ve Eskipazar’a kadar ulaştırılması gerektiğini ifade etti. KARDEMİR yakınındaki yol yapım çalışmalarının hızlandırılmasını isteyen Akay, demir yolu bağlantılarının bölge köylerine kadar ulaşmasının önemine dikkat çekti. Milletvekili Akay, tüm bu taleplerin Karabük Halkı’nın güvenliği ve bölgenin ekonomik kalkınması açısından bir an önce hayata geçirilmesini istedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.