Akay, Karabük’teki Ulaşım Problemlerine Çözüm Çağrısı Yaptı - Karabük Haber Postası
6745bd3570409
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
26 Kasım, 2024 15:21 tarihinde yayınlandı
0
0

Akay, Karabük’teki Ulaşım Problemlerine Çözüm Çağrısı Yaptı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Karabük Milletvekili Cevdet Akay, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın 2025 yılı bütçe görüşmelerinde Karabük’ün ulaşım alanındaki sorunlarını gündeme taşıdı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na hitap eden Akay, bölgede yaşanan sıkıntıları dile getirerek, acil çözüm talep etti.

KEMİKLİ RAMPASI VE MERMER KAVŞAĞI İÇİN DÜZENLEME YAPILMALI

CHP’li Akay, İstanbul’u Karadeniz’e bağlayan Karabük – Eskipazar D100 Karayolu üzerindeki Kemikli Rampası’nda yaşanan sorunlara dikkat çekti. Kış aylarında ulaşımın tıkandığını, yağışlı havalarda ise yolun geçilmez hale geldiğini belirten Akay, bu durumun kazalara neden olduğunu ifade etti. Akay, ayrıca Mermer Kavşağı’ndaki yapım işlerinin hızlandırılması gerektiğini söyledi.

FİLYOS PROJESİ İÇİN ULAŞIM ALTYAPISI DÜZENLEMESİ

Filyos Projesi kapsamında Karabük ve Bartın arasında ulaşımın iyileştirilmesinin önemine değinen Akay, “Karabük – Bartın Yolu’nda çalışmalar henüz bitmedi; orada da ölümcül kazalar oluyor. Bunlara da buradan özellikle ifade edeyim. Şimdi, Filyos Projesi’nden bahsettiniz, sunumunuzda gördüm. Eskipazar’dan başlayıp Filyos’a kadar giden hat üstünde birtakım düzenlemeler yapılmalı. Hem demir yolu açısından hem de kara yolu ulaşımı açısından oradaki düzenlemeler mutlaka yapılmalı” dedi.

ŞEKER KANYONU YOLU İÇİN ÇÖZÜM ÇAĞRISI

Turizm açısından büyük öneme sahip olan Şeker Kanyonu’ndaki yol sorununu yeniden gündeme getiren Akay, yolun göçtüğünü ve yan yol çözümünün yeterli olmadığını belirtti. Bölgedeki orman köylülerinin taşımacılıkta zorluk yaşadığını vurgulayan Akay, yolun bir an önce yapılması gerektiğini söyledi.

DEMİR YOLU ULAŞIMI GÜÇLENDİRİLMELİ

Akay, Zonguldak’tan Ankara’ya uzanan demir yolu hattının Karabük ve Eskipazar’a kadar ulaştırılması gerektiğini ifade etti. KARDEMİR yakınındaki yol yapım çalışmalarının hızlandırılmasını isteyen Akay, demir yolu bağlantılarının bölge köylerine kadar ulaşmasının önemine dikkat çekti. Milletvekili Akay, tüm bu taleplerin Karabük Halkı’nın güvenliği ve bölgenin ekonomik kalkınması açısından bir an önce hayata geçirilmesini istedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…