Reklam
Reklam

AK Partili kadınlar şiddete karşı tek yürek oldu

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
25 Kasım, 2021 11:35 tarihinde yayınlandı
0

AK Parti Karabük İl Kadın Kolları, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla basın açıklaması yaptı.
İl Başkanlığı binası önünde yapılan açıklamada, AK Parti Karabük İl Kadın Kolları Başkanvekili Yasemin Görücü, “Bizim medeniyetimiz kadın, erkek, çocuk, her bir insana ve tüm yaratılmışlara muhabbeti, sevgiyi esas alan bir medeniyettir. Biz, şiddet kimden gelirse gelsin, kime karşı yapılırsa yapılsın, fiziksel, psikolojik her türlüsüyle mücadelede kararlıyız” dedi.
Görücü, kadına yönelik şiddetin, yalnızca kadın oldukları için uygulanan veya kadınları etkileyen, kadının insan hakları ihlaline yol açan her türlü tutum ve davranış olduğunu belirterek, “Kadına yönelik şiddet sadece ülkemizde değil maalesef tüm dünyada bir sorundur. AK Parti olarak, kurulduğumuz ilk günden itibaren kadına yönelik şiddetle mücadelede reform niteliğinde adımlar attık. 2002 yılında yola çıkarken kılavuz edindiğimiz Seçim Beyannamemizden itibaren, kadına yönelik şiddetle mücadelede kararlılığımızı ifade ettik” diye konuştu.

“2004 yılında Anayasa’da pozitif ayrımcılık ilkesini düzenledik” ifadelerine yer veren Görücü şunları söyledi : “2005 yılında Türk Ceza Kanunu’nda yaptığımız değişiklik ile “Töre Nedeniyle” ifadesini ekleyerek, Töre Cinayetleri faillerine en yüksek cezaları getirdik. Medenî Kanun, İş Kanunu’nda yaptığımız düzenlemelerle kadını güçlendiren politikalar ve uygulamalarla yolumuza devam ettik.”
AK Parti teşkilatları olarak, her adımlarında bu bilinçle hareket ettiklerini ve her fırsatta dile getirdiklerini aktaran Görücü, “Tek bir kadına yönelik şiddete daha tahammülümüz yok. Sadece ev içi değil, başta PKK olmak üzere tüm terör örgütlerinin kadınlara ve çocuklara yaptığı her türlü şiddetle kararlılıkla mücadele edeceğiz. Var olan çözüm önerilerimize yenilerini ekleyerek, canla başla çalışmaya devam edeceğiz. Toplumumuzu derinden etkileyen şiddet konusunun temeline inildiğinde, çözümün topyekûn mücadele ile sağlanacağına inanıyoruz. Öyle ki, kadına yönelik şiddet konusu, üzerinden siyaset yapılmayacak kadar hassas ve insani bir konudur. Yakın zamanda, Cumhurbaşkanımız, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ulusal Eylem Planı’nın dördüncüsünü açıkladı. Ardından boşanmış eşe karşı işlenen şiddet suçuna da, ağırlaştırıcı hükümler getirilmesi dördüncü Yargı Paketinde düzenlendi. Attığımız tüm bu adımlar, kadına yönelik şiddet konusundaki kararlılığımızın en iyi göstergesidir” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
gwa
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
16 Haziran, 2026 11:33 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

KALDIRIN ARADAKİ ASALAKLARI, ÜRETİCİ DE KAZANSIN, TÜKETİCİ DE.

Geçtiğimiz ay, Ticaret Bakanlığı tarafından zincir marketlere yönelik gerçekleştirilen denetimlerde, sebze ürünlerinde tarladan rafa uzanan tedarik zincirindeki fahiş fiyat artışları ve fahiş kâr oranları belgelenmişti.
Basında, çarşaf çarşaf haber oldu. Devletimiz milletin kanını emen fırsatçılara göz açtırmıyor diye sevinmiştik.

Denetimlerde, Çeri domates ve kırmızı kapya biber gibi ürünlerdeki astronomik fiyat artışları, Hal Kayıt Sistemi üzerinden yapılan incelemelerle ortaya çıkarılmıştı.
Antalya’da toptancıda kilogramı 50 TL olan çeri domatesin, İstanbul’daki bir zincir markette 225 TL ile 250 TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunulduğunu basına yansıyan haberlerden öğrenmiştik. Adana’nın Karataş ilçesinde üreticiden veya komisyoncudan kilosu 7 TL’ye alınan kırmızı kapya biberin, aracıların ardından Diyarbakır’daki bir zincir markette tüketiciye 199,99 TL’ye satıldığı tespit edilmişti. Haksız fiyat artışı yaptığı tespit edilen firmaların dosyaları yaptırım uygulanmak üzere kurula iletilmiş, meyve ve sebze fiyatlarında olağanüstü artışlar yaptığı saptanan yüzlerce işletmeye milyonlarca lira idari para cezası kesilmişti.

Değişen ne oldu? Fiyatlar makul seviyelere indi mi? Hayır

Sebze ve meyve zincirindeki aracı tüccarların, ürünün tarladan sofraya gelirken fiyatının katlanmasına, fahiş fiyat artışlarına ve stokçuluğa yol açtıklarını bilmeyen var mı? Ürünlerin üreticiden tüketiciye geçene kadar birçok farklı aracı el değiştirmesi, her aşamada kâr payı eklenerek nihai satış fiyatının yapay şekilde yükselmesine neden oluyor. Bazı aracıların kayıt dışı alım-satım yapması, sahte fatura düzenlemesi veya gerçeğe aykırı beyanlarla piyasadaki fiyat dengesini manipüle etmesi vurgunlara yol açıyor. Ticaret Bakanlığı gibi kurumlar ve Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, keyfi fiyat artışlarına karşı denetimler yaparak milyonlarca liralık cezalar uygulamakta. Buna rağmen millet fahiş fiyatlardan şikayetçi. Çünkü değişen hiç bir şey yok.

Bu tür haksız uygulamaların önüne geçmek için doğrudan üreticileri tüketiciyle buluşturan e-ticaret modelleri, Tarım Kredi kooperatifleri veya doğrudan üretici pazarları gibi destekleyici sistemleri hayata geçirmek zorundayız.

Denetleyip ceza, kesmek sorunu çözmüyor.
Tedarik Zincirinin Kısaltılması gerekiyor. Aracı sayısını azaltmak için üretici kooperatifleri doğrudan desteklenmeli, üreticinin ürettiği ürünü tüketiciye aracısız ulaştırabileceği dijital ve yerel lojistik ağlar (hal yasası düzenlemeleri ile) kurulmalıdır.

İşin eziyetini çeken üretici, kaymağını yiyen başkaları.
Yeter artık, üreticiyi en kısa yoldan buluşturun tüketiciyle.
Üreten de kazansın, tüketen de.

İlyas Erbay