blank
Aylin Sarıoğlu tarafından
31 Temmuz, 2025 15:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

AK Parti’den Yangın Bölgelerine Ziyaret

AK Parti Milletvekilleri, Belediye Başkanları, İl Başkanı ve teşkilatlardan oluşan bir heyet; Safranbolu, Ovacık ve Merkez ilçelerde meydana gelen orman yangınlarından etkilenen köylerde ziyaretlerde bulundu.

Yangının ilk anından itibaren mücadele sahasından ayrılmayan milletvekilleri, belediye başkanları, il başkanı ve teşkilat mensupları, köylerde vatandaşlarla bir araya gelerek geçmiş olsun dileklerini iletti.

Özellikle yangından en çok etkilenen ve afet bölgesi ilan edilen Kamış köyünü de ziyaret eden heyet, burada vatandaşlara tahsis edilen konteynerleri yerinde inceledi.

AK Parti Genel Sekreteri ve Karabük Milletvekili Cem Şahin, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Safranbolu ilçemizde başlayıp Ovacık ve merkezimize yakın ormanlık alanlara kadar yayılan yangınlardan etkilenen köylerimizde vatandaşlarımızla bir araya geldik; dertlerine kulak verdik, yaralarına merhem olmak için devletimizin tüm imkânlarını seferber ettik. Yangından etkilenen bölgelerdeki vatandaşlarımıza ilk etapta 3 milyon TL acil yardım ödeneği sağlandı. 36 aileye toplam 1 milyon 831 bin TL taşınma, barınma ve eşya yardımı yapılırken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından 393 vatandaşımıza kişi başı 5 bin TL olmak üzere toplam 1 milyon 965 bin TL destek aktarıldı. Birlik, dayanışma ve inançla bu zor günleri hep birlikte geride bırakacağız. Allah milletimizi her türlü afetten muhafaza eylesin.”

AK Parti Karabük Milletvekili Ali Keskinkılıç ise açıklamasında şunları kaydetti:

“Hemşehrilerimizle bir araya gelerek yaraları birlikte sarmaya başladık. Devletimizin gücü ve milletimizin dayanışmasıyla, afetin izlerini silip yeşil vatanımızı yeniden canlandıracağız. Köylerimizde 45 konutta eşya zararı tespit edildi; zarar tespit çalışmaları hâlen devam etmektedir. Yangından etkilenen aileler için 20 konteyner gönderilmiş, bunlardan 6’sının kurulumu tamamlanmıştır. Ayrıca 39 konutluk yeni bir yerleşim alanı için planlamalar başlatılmıştır. Bu topraklar, yeniden umudun ve yaşamın rengiyle buluşacaktır.”

AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt da yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi: “Yangın afetinden etkilenen hemşehrilerimizle bir araya geldik. Devletimizin şefkat eli ve milletimizin vefası burada. Afetin izlerini silmek, yaraları en kısa sürede sarmak ve yeşil vatanımızı yeniden ayağa kaldırmak için kararlılıkla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Vekillerimizin belirttiği yardımlara ek olarak, 4 milyon TL’yi aşan zararın tespit edildiği tarım alanlarında da desteklerimiz olacak. Elektrik altyapısı onarılarak köylere yeniden enerji verildi, 10 mobil baz istasyonu bölgeye konuşlandırıldı. Ayrıca 714 vatandaşımıza psikososyal destek sağlandı"

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.