Reklam
Reklam
676eb7bf7f505
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
27 Aralık, 2024 17:22 tarihinde yayınlandı
0

AK Parti’de Vefa Geleneği: Ferhat Salt’tan Eski İl Başkanlarına Anlamlı Hediye

AK Parti İl Başkanı Salt: Vefa AK Parti’nin şiarıdır.

AK Parti Karabük 8. Olağan İl Kongresi, hem teşkilatın birlik ve beraberliğini pekiştiren hem de vefa anlarına sahne olan programla tamamlandı. AK Parti Karabük İl Başkanı Ferhat Salt, kongrede geçmiş dönem il başkanlarına vefa duygusunu en güzel şekilde ifade eden hediye takdim etti.

Önceki dönem il başkanlarından Cumhur Ünal, Ömer Ayar ve Timurçin Saylar’ın katıldığı kongrede, eski il başkanlarının görev dönemlerinde gerçekleştirdiği saha çalışmalarından özel görüntülerin yer aldığı anlamlı bir tablo hazırlandı. Önceki dönem il başkanlarına tabloyu Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta ve AK Parti Karabük İl Başkanı Ferhat Salt takdim etti.

Bu hediye, teşkilat içinde büyük takdir toplarken, AK Parti’nin sadece bir siyasi hareket değil, aynı zamanda köklü bir vefa ve dayanışma geleneğine sahip büyük bir aile olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

AK Parti İl Başkanı Salt konuşmasında, “AK Parti’de vefa, bizim teşkilatımızın temel taşıdır. Görev yapan her dava ve yol arkadaşımızın emeği, bizim için birer onur kaynağıdır. Önceki dönem il başkanlarımız, Karabük’te AK Parti’nin bayrağını zirveye taşımak için gece gündüz demeden çalışmışlardır. Bugün burada kendilerine duyduğumuz minneti bir kez daha ifade ediyoruz. Onların mirası, bizim yol haritamızdır.” dedi.

Teşkilat mensupları ve katılımcılar, bu anlamlı hediyeleri güçlü bir vefa örneği olarak değerlendirirken, AK Parti’nin teşkilat kültüründe vefanın ne kadar önemli bir yer tuttuğunu bir kez daha hatırladı. AK Parti İl Başkanı Salt, bu vefalı yaklaşımıyla teşkilatın gönlünde ayrı bir yer kazandı.

AK Parti Karabük İl Başkanlığı, geçmişten bugüne Karabük’e hizmet eden tüm teşkilat mensuplarını onurlandırmaya devam ederek, birlik ve beraberlik ruhunu geleceğe taşımayı sürdürüyor.

Kongrede, önceki dönem il başkanlarından İsmail Altınöz’ün de bu anlamlı anlara davet edildiği ancak AK Parti’nin 8. Olağan Kastamonu İl Kongresi’nde aldığı görev nedeniyle salonda bulunamadığı belirtildi. Altınöz, AK Parti Karabük İl Başkanlığında İl Başkanı Ferhat Salt’ı ziyaret ederek hayırlı olsun dileklerini iletti. İl Başkanı Salt, Altınöz’e teşekkür ederek kendisi için hazırlanan tabloyu hediye etti.

676fc37185a34
Bizi sosyal medyadan takip edin
ilyaserbayyeni
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
06 Mayıs, 2026 09:40 tarihinde yayınlandı
0

ÜLKEYİ FELAKETE SÜRÜKLEYEN BÜYÜK İHANET!

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde, pazarda, dün, yaşlı bir üretici ile sohbet ettim. Davutlar yoluna cepheli 8 dönüm arazisinde; şeftali, mandalina, portakal ve limon üretiyor. Binbir zahmetle ürettiği meyveleri pazarda satarak geçimini sağlıyor.
“Yakın bir gelecekte, sebzeyi ve meyveyi para ile de alamayacağız. Bizden sonrakiler nasıl beslenecekler merak ediyorum” dedi. “Neden?” dedim. Örnekler vererek uzun uzun anlattı. Arkadaşları, komşuları; sebze ve meyve tarımı yaptıkları arazilerini villa karşılığı inşaat şirketlerine satmışlar. Aldıkları villaları satarak yada kiralayarak tarımdan kazandıklarından kat kat fazla gelir elde ediyorlarmış. Buna direnen bir kaç kişi kalmışlar. Arazisine müteahhitler 16 villa teklif etmişler. Bu yüzden çocuklarıyla arası açılmış. “Ben öleyim, bir gün beklemez satarlar bahçeleri” diyor. Arkadaşına bir kaç yıl önce, 10 dönüm arazisine karşılık 20 villa vermişler. “Zengin olunca ne oldum delisi oldu. Elindeki varlık bitmeyecek zannetti, har vurup harman savurdu. Şimdi elinde 2 villası kaldı. Yakındır onlarıda satması” dedi. Toprak geleceğimizdir, candır, hayattır hiç satılır mı? diye de ekledi.

Çok değil, 15-20 yıl önce Kuşadasından Güzelçamlı ya kadar yolun iki tarafı uçsuz bucaksız meyve ve sebze bahçeleri ile kapliydı. Şimdi gidin bakın, beton tarlaları göreceksiniz.

Davutlar ve Güzelçamlı bölgesinde, özellikle ana yol kenarlarındaki tarım arazilerinin yapılaşmaya açılması, bölgedeki ekolojik denge ve tarımsal üretim için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Son gelişmeler, bu alanların geri dönülmez bir şekilde betonlaştığı yönündeki endişeleri haklı çıkarmaktadır.

Tarım arazilerinin inşaata açılması, sadece “yeşil alan kaybı” değil, bir ülkenin geleceğini tehdit eden çok boyutlu bir krizdir. Bu durumun yol açtığı başlıca büyük tehlikeler şunlardır:

1. Gıda Güvenliğinin Yok Olması; en temel tehlike, beslenme kaynağımızın kurumasıdır. Birinci sınıf tarım arazilerinin betonlaşması, tarımsal üretimi düşürür. Bu da gıda arzında azalmaya, dışa bağımlılığın artmasına ve mutfak enflasyonunun kontrol edilemez hale gelmesine neden olur.

2. Geri Dönüşü İmkansız Toprak Kaybı; 1 santimetre kalınlığında verimli toprağın oluşması için doğada yaklaşık 100 ila 1000 yıl gerekir. Üzerine beton dökülen toprak “ölü toprak” haline gelir. İnşaat yapıldıktan sonra o arazinin tekrar tarıma kazandırılması binlerce yıl sürer; yani bu kayıp kalıcıdır.

3. Yeraltı Su Kaynaklarının Kuruması; tarım arazileri, yağmur sularını emerek yeraltı su depolarını (akiferleri) besleyen doğal süngerlerdir. Betonlaşma bu emilimi engeller; su yer altına sızamaz, yüzey akışına geçer ve sele dönüşür. Bu da hem su kıtlığına hem de afetlere davetiye çıkarır.

4. Ekosistemin ve Biyoçeşitliliğin Bozulması; tarım alanları birçok canlı türüne ev sahipliği yapar. Betonlaşma; tozlaşmayı sağlayan arılardan faydalı mikroorganizmalara kadar tüm ekosistemi yok eder. Bu dengenin bozulması, tarımsal zararlıların artmasına ve doğal döngünün kopmasına neden olur.

5. Mikroklima Değişikliği ve Isı Adaları; beton ve asfalt ısıyı hapseder. Geniş tarım arazilerinin yerini binaların alması, o bölgenin yerel iklimini (mikroklima) değiştirerek sıcaklığı artırır. Bu durum hem enerji tüketimini artırır hem de kalan tarım alanlarındaki verimliliği düşürür.

6. Ekonomik Kırılganlık; kendi kendine yetemeyen bir ekonomi, küresel gıda fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı savunmasız kalır. Çiftçinin topraktan kopup kente göç etmesi, işsizlik ve çarpık kentleşme gibi sosyal sorunları da beraberinde getirir.Özetle: Tarım arazisine yapılan her bina, gelecek nesillerin ekmeğinden ve suyundan çalınan bir bedeldir.

Yaşam kaynaklarımızı yok ediyoruz, can damarlarımızı kesiyoruz. Dünyanın en cahil toplumlarında bile böylesi bir ihanet göremezsiniz.

İlyas Erbay