AK Parti Karabük İl Kadın Kolları Başkanlığı tarafından, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla basın açıklaması gerçekleştirildi.
İl Başkanlığı binası önünde gerçekleştirilen basın açıklamasına Karabük Milletvekili Niyazi Güneş, İl Başkanı İsmail Altınöz, Kadın Kolları Başkanı Saime Öksüzoğlu, teşkilat mensupları ve kadınlar katıldı.
Kadınlar günü ile ilgili açıklamalarda bulunan AK Parti Kadın Kolları Başkanı Saime Öksüzoğlu, “Bugün azimle, kararlılıkla, emeğiyle mücadele veren emekçi kadınların günü. 8 Mart vesilesiyle emekçi tüm kadınlara selam ediyorum. Alın terinin, emeğin hakkını her daim koruyan bir medeniyetin mensubu olarak, kadınların alın terlerine saygılarımı sunuyorum” dedi.
Öksüzoğlu, “Kadın emeğini anmayı görev saydığımız bugünde Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK Parti olarak 2002’den bu yana hem temel insan hakları hem de beşeri sermayenin güçlendirilmesi perspektifi ile kadının eğitim, sağlık, istihdam, karar alma mekanizmalarına katılımı yönünde pek çok düzenleme yaptık. 2002’de Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafında Hakkari’de ilan edilen ilk seçim beyannamemizde kadına yönelik şiddetle ve kadın yoksulluğuyla mücadele edeceğimizi topluma beyan ettik. Her seçimde de buna yeni hedefler ekledik. Anayasadaki eşitlik ilkesi, Türk Ceza Kanunu’nda töre ve namus cinayeti cezalarının artırılması, İş Kanunu’nda eşit işe eşit ücret düzenlemesi, doğum izinleri başta olmak üzere, aile ve iş yaşamı uyumlaştırmasına ilişkin düzenlemeler, engelli çocuğu olan anneye 5 yıl erken emeklilik imkanı ve benzeri birçok düzenleme AK Parti döneminde yapılmıştır” ifadelerine yer verdi.
Türk kadınının, pek çok Avrupa ülkesinden önce seçme ve seçilme hakkını elde ettiğini hatırlatan Öksüzoğlu, şunları söyledi: “Ülkemizde kadınlar, 1935 yılında ilk kez parlamentoda yüzde 4.1 oranında temsil edildi. Bu oran 2002 yılına kadar ne yazık ki hiç aşılamamışken bugün 2018 seçimiyle birlikte parlamentoda kadın temsil oranı, yüzde 17.4’e yükselmiştir. AK Parti, kadının siyasi temsil oranı kabul edilebilir eşiğe ulaşana kadar çalışacaktır. AK Parti hükümetleri döneminde eğitim, en önemli fırsat eşitliği aracı olarak kabul edilmiştir. Kararlılığımız sonucunda 2002 yılında yükseköğretim kız öğrenci oranı yüzde 13,5 iken bu rakam 2020 yılında yüzde 48,5’e ulaşmıştır. Kadın iş gücüne katılma oranı yüzde 27’den 34’e, kadın istihdamı 6 milyondan 10 milyona yükseldi. Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, anayasa ve TCK’da yaptığımız değişiklikler ve 6284 sayılı kanun ile kadına yönelik şiddet ile mücadelede önemli mesafeler aldık. Çalışmaları devam eden yeni düzenlemeyle de kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz. İyi hal ve tutuklama şartlarını yeniden düzenliyor ve kadına yönelik şiddetin cezalarını artırıyoruz. Son olarak, biz AK Parti olarak büyük ve güçlü Türkiye idealimiz için çalışıyoruz. Kadın-erkek omuz omuza Büyük Türkiye’yi inşa edeceğimize inancımız tamdır.”
Açıklamanın ardından kadınlara karanfil hediye edildi.


AK Parti İl Kadın Kollarından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlaması
Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.
Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.
Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı
Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.
Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.
17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş
Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.
JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.
Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.
Zanlılar Bafra Adliyesi’nde
Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.
Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.


