Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
04 Mayıs, 2019 13:28 tarihinde yayınlandı
0

AK Parti İl Başkanı Altınöz’den Ramazan Ayı Mesajı

AK Parti Karabük İl Başkanı Av. İsmail Altınöz, Tüm Müslümanlar tarafından özlemle beklenen 11 Ayın Sultanı Ramazan’a tekrardan erişmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade ederek; “Birlik ve beraberlik duygularının pekiştiği, yardıma muhtaçların fazlasıyla gözetildiği Ramazan’ın tüm İslam alemine hayırlar getirmesini temenni ediyorum” dedi.

AK Parti Karabük İl Başkanı Av. İsmail Altınöz, “Rahmet, bereket, af, mağfiret, yardımlaşma ve paylaşma ayı, on bir ayın sultanı Ramazan ayına kavuşmanın huzurunu ve mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz” dedi. Rahmet ile başlayan Ramazan ayının kurtuluş ile tecelli bulmasını dileyen Altınöz; “Oruç, ibadet ve sabır ayı olan Ramazan ayı İslam aleminin en anlamlı ayıdır. Ramazan ayı Müslümanlar için kaynaşma, paylaşım, bir arada olma ve hoşgörüyü ifade eder. Ramazan ayı, yardımlaşmanın, sevginin, kardeşliğin, mutlulukların, güzellik ve iyiliklerin yoğun olarak yaşandığı, yardım edenin de yardım alanında mutlu olduğu, huzur bulduğu bir aydır.

Bu ay fırsat bilinerek yapılan ibadetler, iftarlar, sahurlar toplumsal kaynaşmamız, birlik ve beraberliğimizin pekişmesi açısından da büyük önem taşımaktadır. Bu duygu ve düşünceler ile bütün Karabüklü hemşehrilerimin Ramazan ayını en içten duygularımla tebrik eder, bu mübarek ayın sağlık, mutluluk, huzur ve kardeşlik içerinde geçmesini Yüce Allah’tan niyaz ederim” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin