AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz’dan CHP’li belediyelere eleştiri: - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Eylül, 2024 04:15 tarihinde yayınlandı
0
0

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz’dan CHP’li belediyelere eleştiri:

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, CHP’li belediyelere sert eleştirilerde bulunarak, “Sosyal medya algısıyla birlikte önümüzdeki 5 seneyi geçirmeyi planlıyorlar. O 5 sene geçmez” dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, AK Parti Kastamonu İl Başkanlığını ziyaret ederek partililerle bir araya geldi. Parti binasında partililere seslenen Yılmaz, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinin ardından gerekli değerlendirmeleri yaptıklarını belirterek, “Seçim kaybeden belediye başkanlarımız da hiç üzülmesinler. Ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini biz biliyoruz. Başta İl Belediye Başkanı adayımız Tahsin Bey olmak üzere seçim kaybeden kardeşlerimiz ile bundan sonraki süreçte ve bu seçimde seçimlerinde eksiklerimiz nelerdi? Acaba hangi eksiklerimiz dolayısıyla milletimiz bizi değil de bir başka siyasi partinin adayını tercih ettiğinin değerlendirmesini zaten yaparlar” dedi.
“Sandığın ne söylediği de seçim akşamı geç de olsa bir şekilde ortaya çıkar”
Diğer partilere göre seçimleri önemsediklerini vurgulayan Yılmaz, “Biz, AK Parti olarak belki diğer siyasi hareketlerden en önemli farklarımızdan bir tanesi, Cumhurbaşkanımızın da net bir şekilde ifade ettiği gibi biz demokrasilerin vazgeçilmez bir aksiyonu olan seçimi çok önemseriz. sSçim milletimizin duygu ve düşüncelerini sandığa yansıyan bir boyutunu ifade eder. Kısaca sandık konuşur. Sandığın ne söylediği de seçim akşamı geç de olsa bir şekilde ortaya çıkar. Biz sandığın ifade ettiklerini sayısal olarak belki ne dediğini anlayabilmek için ancak siyaseti iyi okumak gerekir. Sandıktan çıkan o sayısal değerleri iyi okuyarak milletin ne dediğini bir talimat olarak önüne en iyi olan siyasi hareketlerden bir tanesi olan ki siyasi hareket olan AK Partimiz 31 Mart seçimlerinde bize yeni görevler verdi, yeni talimatlar verdi. Biz öyle alıyoruz. Şu eksikleriniz var, bunları giderin. Şunu şöyle yapmayın, böyle yapın dedi. Biz onu aldık, öptük başımızın üstüne koyduk ve önümüzdeki sürecin planlamasında ve önümüzdeki sürecin biraz önce söylediğim gibi yapı taşlarının oluşturulmasındaki özenin estetiğini oluşturacak şekilde, özeni göstereceğimiz bir şekilde o planlamaya ışık tutacağız. Arkadaşlar ayrıca da partimizin üst kurulları yetkili kurulları hem içeride hem dışarıda stratejik anlamda yapılan çalışmalarla çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla bilim insanlarıyla seçim sonucu üzerinde değerlendirmeleri yapılıp bu değerlendirmeler önümüzdeki sürecin planlanmasına ışık tutacak bir şekilde yol gösteriyor” diye konuştu.
“Hiçbir hizmetin oluşturacağı algı, sosyal medya algısıyla mukayese edilmez”
31 Mart Seçimlerinin sonucundan memnun olmadıklarını ifade eden AK Parti Yerel Yönetimler Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, “Bizim beklediğimiz sonuç, bundan daha iyiydi. Milletimizin ama bu tensibine, bu değerlendirmesine bir talimat olarak aldık. Ama size samimi söyleyeyim, göreceksiniz önümüzdeki süreç içerisinde hem teşkilatlarımızda hem de süreç içerisinde kazandığımız belediyelerde o muhalefet partilerinin yaptıklarıyla mukayese edilmeyecek oranda başarı öyküleri yazılacak. Arkadaşlarımız gayretlerinin sonuçlarını orada bir bir, çok kısa bir süre içerisinde Allah’ın izniyle Türk milletine, şehirlerimizde bütün netliğiyle, bütün ayrıntılarıyla gösterecekler. Bundan hiç şüphemiz olmaz. Şimdiden ’ayranım ekşi’ demeyen, ’yerim dar, onun için oynayamıyorum’ diyen, mazeret üreten ve buldukları mazeretleri çeşitli şekilde, gerekçelerle işte hükümetin yeteri desteğini alamıyoruz. Borçlu belediyeye de devraldık falan filan gibi edebiyatlarla yapmaya niyetleri olmayan işleri yapmamak için gerekçeler arıyorlar. Arkadaşlar bizim hiçbirimizden duymamışsınızdır. Hiçbir AK Parti belediye hiçbir AK Parti belediye seçim kazandığı süreçte kendisinden öncekiyle kendisini asla mukayese etmemiş, kendi yaptıklarını ve yapacaklarını anlatmış, yapamadıkları için de mazeret bulup bir başka birinin kabahatli görmemiştir. Ben yıllardır bu işi yaptım. Size samimi söylüyorum. Her defasında yapılamamış yapamadığımız işleri belediyelerde mutlaka kendi yaptığımız organizasyonlarda şöyle veya böyle tedarik edemediğimiz bir araya getiremediğimiz imkanların eksikliği dolayısıyla yapamadığımızı milletimize bütün netliğiyle ifade etmişizdir. Burada altını çizerek söylemek istediğim bir şey var, hiçbir hizmetin oluşturacağı algı, sosyal medya algısıyla mukayese edilmez unutmayın. Ve göreceksiniz önümüzdeki günlerde onlar hep sosyal medyayı kullanarak ve çeşitli algı mekanizmalarını kullanarak yaptıkları işleri cilalayıp, süsleyip, püsleyip önemli işler yapıyorlarmış gibi anlatacaklar. Yapamadıklarına da hep gerekçeler bulacaklar. Ve böylece bir sosyal medya algısıyla birlikte önümüzdeki 5 seneyi geçirmeyi planlıyorlar. O 5 sene geçmez. Hiç öyle hayal etmesinler. Öyle bir şey mümkün değil. Ama biz yaptığımız hizmetlerle hiçbir şekilde sosyal medya algısıyla oluşmayacak kadar bir siyaset algısını Allah’ın izniyle hizmete devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Toplantıya Kastamonu Milletvekilleri Halil Uluay ve Serap Ekmekci, AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Selim Yağcı, AK Parti Kastamonu İl Başkanı Ahmet Sevgilioğlu ile ilçe belediye ve ilçe başkanları ve çok sayıda partili katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ILHAN ALPBOGA
İlhan Alpboğa Avatarı
İlhan Alpboğa
03 Mayıs, 2026 12:31 tarihinde yayınlandı
0
0

GÖRDÜK-İŞİTTİK-SÖYLÜYORUZ

Deprem Gerçeği

Ülkemizde irili ufaklı depremler meydana geliyor.

Binlerce insanımızı molozların altında bıraktığımız bu depremler sonrasında hep aynı şeyleri konuşur olduk.

Belirli bir süre sonrasında her şeyi unuttuk. Tedbiri de tabi ki.

Yıllardır Karabük’te olası bir deprem halinde hazırlığımızın olup olmadığını yazar, çizeriz şu ana kadar kendisini yetkili gören bir makamdan beklediğimiz cevabı alamadık.

Sadece Allah korusun diyoruz.

1944 Çerkeş depremi Karabük’te de ciddi derecek etkilenmiş, köylerde can kaybına mal olmayan yıkımlar olmuştur.

Karabük yıllarca inşaat ruhsatları verilirken 2. Dereceye kadar verilmiş, sonrasında tehlikeli, bir fay hattınızı üzerinde olduğumuz anlaşılınca ruhsat işlemleri değiştirilmiştir.

Bilimsel ve teknik raporlara göre;

“Karabük’ün sismik durumu, büyük ölçüde Kuzey Anadolu Fay Hattı ile belirlenir. Dünyanın en aktif ve hızlı hareket eden sağ yanlı faylarından biridir. Kuzey Anadolu Fay Hattı Karabük il sınırının güneyinden geçer. Bu fay hattı, Karabük il sınırının hemen güneyinden geçer. Eskipazar ve Ovacık ilçeleri, Kuzey Anadolu Fay Hattı’na oldukça yakın konumdadır. Gerede-Bolu bölümü ya da Çerkeş-Kurşunlu bölümü parçalardır. Kuzey Anadolu Fay Hattı parçalarında 7 büyüklüğünde deprem olabilir. Ya da daha büyük bir deprem olur. 7 ve üzeri büyüklükteki bir deprem, Karabük genelinde büyük yıkıma yol açabilir. Yerbilimciler fayın tarih boyunca yaptığı depremleri inceler. 1944 Gerede Depremi gibi büyük tarihsel depremler incelenerek örnek alınmaktadır. Ve yerbilimciler bölgenin risk potansiyelini hesaplar. Örnek alınan depremlerle çalışırlar.

KAF’ın yanında Karabük ve çevresinde kırıklar da vardır. “Karabük Fayı” ya da “Safranbolu Fayı” adıyla bilinen kırıklar vardır. Daha kısa ama yerel ölçekte etkili olabilen tali kırıklar da var. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün haritası vardır. Diri Fay Haritası’nda yer alan kırıklar potansiyel deprem kaynaklarıdır. Karabük deprem riski sadece ana fayla ilişkili değildir. Risk sadece ana fay hattının kırılmasıyla değil, yerel fayların tetiklenmesiyle de ilişkilidir.” Deniyor.

Ve;

“Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın ana koluna en yakın ilçe olan Eskipazar, sismik açıdan en riskli bölgedir. Yenice ilçesi, içinden geçen fay hatları ve heyelan riskiyle dikkat çeker. Ve derin vadilerden kaynaklanan heyelan tehlikesiyle dikkat çeker. Merkez ilçe, nüfus ve sanayi yoğunluğu nedeniyle en yüksek kayıp riskini taşıyan bölgedir. Safranbolu ise ayrı bir risk grubundadır.”

Hem Yerel yönetimler, hem de Çevre Şehircilik Bakanlığı yerel birimleri iş birliği ile konuyu gündemde tutmalı, riskli binaları tespit etmeli. Sadece resmi binaların dönüştürülmesi yetersizdir.

Bu arada olası bir deprem halinde sanayi tesislerinin özellikle Kardemir’in de bu konulardaki planlaması önemlidir.

Riskli alan yoğun yerleşim yaşam alanlarıdır.

Allah Korusun denek yetmez.

Tedbir de lazım değil mi?

 

Hadi Hayırlısı

Sosyal medyaya bakıyoruz

Aman Allahım?

Kıyamet kopuyor.

Karabük’ün eniştesi Emniyet Genel Müdürü olmuş.

İlk sivil Milli Savunma Bakanlığı müsteşarı da olan yeni genel müdür Fidan’ın eşi bir Prof. Ve Ovacık İlçemizin Dudaş köyünden.

Hayırlı oldun.

İnşallah artık Emniyet Genel Müdürlüğü literatüründen Karabük’ün sürgün yeri gerçeği silinir.

 

 

Tiyatro bitiyor mu?

Daha başlarken senaristleri ve yönetmenleri belli ve ülkemizi bölmeye yönelik bir tiyatro oyunu olduğunu söylemişti.

TBMM de usul ve teamüllere aykırı olarak dayatma ile kurulan güya TBMM ve devletin projesi olarak dayatılan sözde kardeşlik(!) tiyatrosunda silahların yakılması perdesinin oyuncusu 30 terörist inlerine dönmüş, sözde müttefiklerimizin verdiği yeni silahlarla görevlerinin başındalarmış.

Bunu söyleyen bebek katilinin Beka Vadisi’ndeki sözde komutanı.

Şımarıklıkla ne isteyeceklerini şaşıran katil seviciler de sürecin duraksadığını açıklamış.

Milletin durdurmak için beklediği sürecin buraya kadar gelmesine önderlik edenlerde her hal de seçimi bekleyecekler gibi duruyor.

 

 

Sosyal medyada gördük hoşumuza gitti.

Alıntı Gürse Bilsel’den.

Allah’ın akıl verdiği, muhakeme yeteneği verdiği, konuşma yeteneği verdiği koca koca ünvanlı adamcıkların varlıklarının ve şak-şaklarının gürültüsü arasında denk düştü.

Buyurun tekrar tekrar okuyun efendim.

Okuyun ve etrafınıza dikkatli bakın;

“Karacıların komutanı tatbikat sırasında bir asker çağırmış. Asker:

-“Emret komutanım” diyerek yanına gitmiş.

Komutanı yere yatmasını istemiş. Daha sonra da bir tanka askerin üzerinden geçmesi için emir vermiş. Asker kılını bile kıpırdatmadan yattığı yerde beklemiş ve malumunuz ezilmiş. Komutan diğerlerine dönerek:

 

-“İşte cesaret” demiş.

Havacıların komutanı bir asker çağırmış. Asker:

 

-“Emret komutanım” diyerek komutanının yanına gitmiş.

Komutanı helikoptere binmesini emretmiş. Asker helikoptere binmiş ve havalanmış. Daha sonra komutanı askere aşağıya paraşütsüz atlamasını emretmiş, asker de emre itaat etmiş ve atlamış. Yere çakılmış ve can vermiş. Komutan da diğerlerine dönerek:

 

-“İşte cesaret” demiş.

Sıra gelmiş denizci komutana. Denizci komutan askerini çağırmış. Asker çakı gibi hazırola geçmiş ve;

-“Emret komutanım” demiş. Komutan;

 

-“Derhal denize atla ve 10 dakika yüzeye çıkma” demiş.

Asker;

-“Hadi lan” demiş. Komutan diğer komutanlara dönerek:

-“İşte asıl cesaret bu” demiş.

….

Asıl cesaret ülkede yaşananlara, zulümlere, zamlara, yolsuzluklara, haksızlıklara katlanarak yavaş yavaş ölüp yok olmak değil, halkın düzenini bozup, kendi düzenini sağlayanlara “HADİ LAN” diyebilmektir”

Değil mi?