karabuk
İmsak 05:57
Güneş 07:22
Öğle 13:08
İkindi 16:11
Akşam 18:43
Yatsı 20:02
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
ak parti genel baskan yardimcisi uygur vesayetcilerin anayasasindan kurtularak yeni sivil ve katilimci bir aZgM8TM6 jpg
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
13 Eylül, 2024 08:30 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Uygur: “Vesayetçilerin anayasasından kurtularak yeni, sivil ve katılımcı bir anayasayı bu millete borçluyuz”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanı MYK Üyesi Belgin Uygur, yeni, sivil ve katılımcı bir anayasayı bu millete borçlu olduklarını söyledi.
AK Parti Genel Merkezi tarafından “Kastamonu İçin Her Daim Birlikte Özümüzden Geleceğe Türkiye Buluşmaları” toplantısı gerçekleştirildi. Kastamonu’da bir düğün salonunda yapılan toplantıda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanı MYK Üyesi Belgin Uygur, “Bugün AK Parti Genel Merkezi’nin düzenlediği ve Türkiye’nin 81 ili ile tüm ilçelerini kapsayan ’Türkiye Buluşmaları’ kapsamında evliyalar şehri Kastamonu’da bulunuyoruz. Kastamonu’ya gelmek bana daha öncesinde kısmet olmamıştı. Ama bugün şehrin tarihi dokusunu olduğu gibi koruyan o manevi iklimi iliklerimize kadar hissettiğimiz, insanı ve insanının gönlünün güzel olduğu bu şehirde yoğun programlar gerçekleştirdik. Hem merkezde hem de 10 ilçemizde farklı illerden gelen milletvekillerimiz de vardı. Bütün milletvekillerimiz ve MYK üyelerimiz, teşkilatımızla birlikte programlar gerçekleştirdi. Milletimizin her bir ferdi ile bundan önce olduğu gibi hemhal olmaya bugün de devam ettik. İnşallah Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bundan sonrada yine milletimizle birlikte ve beraber olmaya devam edeceğiz” dedi.

“AK Parti gücünü milletten alıyor”
AK Parti’nin gücünü milletten aldığını belirten Uygur, “Milletin kurduğu bir parti bizler sadece tabelasını astık. Milletin taleplerine göre yolunu çizen parti. Dava anlayışımızda, istişare kültürümüzde son derece önem veren, istişareyi hiç eksik etmeyen partimiz, hem sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile milletimizin her bir ferdi ile her daim birlikte olmaya, hemhal olmaya gayret eden, bunu düstur eden bir siyasi harekettir. Bu doğrultuda milletimizin güçlü desteği ile 3 Kasım 2002’den itibaren girdiğimiz seçimlerde milletimiz güçlü desteğini hem Sayın Cumhurbaşkanımıza hem partimize hem Cumhur İttifakı olarak gösterdi ve göstermeye de devam ediyor” diye konuştu.

“Vesayetçilerin anayasasından kurtularak yeni, sivil ve katılımcı bir anayasayı bu millete borçluyuz”
Vesayetçilerin anayasasından kurtularak yeni, sivil ve katılımcı bir anayasayı millete borçlu olduklarını söyleyen Uygur, “Hak ve özgürlükler anlamında 28 Şubat sürecinden bu zamana kadar vesayetle mücadele ederek hep ifade ettiğimiz gibi gittiğimiz yol dikensiz değil. Vesayetle mücadele ederek, partimize açılan kapatma davasıyla, 367 darbesiyle, e-muhtıralarla, Gezi olaylarıyla, 17-25 Aralık yargı darbesiyle, en sonunda vatanımıza, milletimize ve istiklalimize kast eden 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünü akamete uğratarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın ’Ben milletin iradesi üzerinde bir irade tanımadım bu zamana kadar’ demesiyle milletimizin hem kendi iradesine hem seçilmiş hükümetine, vatanına, bayrağına ve toprağına, istikbaline ve istiklaline sahip çıkmasıyla mücadele ederek o vesayet günlerine son verdik. İnşallah bundan sonraki süreçte de o darbecilerin, cuntacıların yapmış olduğu o anayasasından da kurtularak yeni, sivil ve katılımcı bir anayasayı bu millete borcumuz bulunuyor. O anayasayı da en geniş mutabakatla inşallah gerçekleştirmek bize nasip olacak. Heybemiz dolu bir şekilde hep hak ve özgürlükler noktasındaki kazanımlarımızla her alanda savunma sanayimizle, sağlıktan, ulaşımdan, milli eğitimden, gençlik spordan bütün hizmetlerimizi o yaşadığımız pandemiye, doğal afetlere, 11 ilimizi etkileyen o büyük depreme, Kastamonu’muzun de en derin şekilde etkilendiği sel felaketine rağmen güçlü bir şekilde devletimizin, kurumlarımızın, bakanlıklarımızın bütün imkanlarını milletimizin emrine vermek ve milletimizin o sıkıntılarının giderilmesi noktasında ilk andan itibaren devletimizin bütün kuruluşlarıyla birlikte her daim milletimizin yanında olarak güçlü bir şekilde sizlerin desteğiyle 14 ve 28 Mayıs’ta yine o güçlü destekle yolumuza devam ettik. Milletten gelen sese, milletin iradesine her daim başımızın üzerinde dedik ya, tabii ki de milletten gelen sese, milletimizin bizlere vermiş olduğu mesaja da kulaklarımızı asla tıkamıyoruz. Milletimizin iradesi sandığa tecelli ettiği andan itibaren, milletin iradesi ne gerektiriyorsa, millet bizlere hangi mesajları verdiyse onları en doğru şekilde okuyup inşallah yine milletimizle birlikte güçlü bir şekilde yolumuza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Toplantıya AK Parti Kastamonu Milletvekilleri Halil Uluay ve Serap Ekmekci ile AK Parti Kastamonu İl Başkanı Ahmet Sevgilioğlu, AK Parti MYK Üyesi Hülya Terzioğlu ile çeşitli illerden gelen AK Partili 20 milletvekili ve sivil toplum kuruşu temsilcileri katıldı. Toplantı basına kapalı olarak devam etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ilyaserbayyeni
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
26 Şubat, 2026 13:23 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

ERKEN SEÇİMİN İLK SİNYALLERİ !

Seçim ekonomisi, ülkeyi yönetenlerin seçimlerde yeniden iktidara gelebilmek için; ekonominin araçlarını iktidar uğruna kullanması ve yönlendirmesi olarak kendini gösterir.

Nedir bunlar?

  • Çalışan kesimin maaş zamları,
  • Emekli maaşlarının artırılması
  • Asgari ücretin yükseltilmesi
  • Sosyal yardımların artırılması * Tarımsal destekler
  • Vergi oranlarının düşürülmesi * Vergi cezalarının affedilmesi * Vergi ödemelerinin ertelenmesi gibi toplumda memnuniyet yaratan faaliyetlerdir.
    Kredi genişlemesini teşvik edici uygulamalar, para arzının artırılması gibi uygulamaları da para politikasının seçim ekonomisinin emrine girdiğinin kanıtını oluşturan gelişmeler olarak sınıflandırabiliriz.

HAZİNE VE MALİYE BAKANI GÖREVDEN AFFINI İSTERSE BİLİNKİ 6 AY SONRA SEÇİM VAR !

Ülkeyi yönetenler iktidarı garanti görmedikçe erken seçim kararı almaz. Seçim ekonomisi yöntemi oyları artırmanın en önemli yolu olarak görülür. Seçim ekonomisi öncesi Hazine ve Maliye Bakanı değişir. Erken seçimin en önemli göstergesi budur. Seçim ekonomisine yeni gelen bakanla geçilir.

Seçim ekonomisi dünyanın her yerinde az ya da çok uygulanan bir yaklaşımdır.
Bu tür uygulamalar demokrasinin geliştiği, şeffaflığın, hesap verilebilirliğin arttığı ekonomilerde düşük düzeyde kalırken, demokrasinin fazla gelişmediği, şeffaflığın, hesap verilebilirliğin azaldığı ekonomilerde daha çok görülür.

SEÇİM EKONOMİSİNİN İLK SİNYALLERİ GELMEYE BAŞLADI

İktidarın yoksulluğu bitirmek yerine yoksulluğu yönetmeyi tercih eden bir stareteji izlediğini biliyoruz. Bunu Yoksullukla mücadele ve sosyal yardımlaşma harcamaları için ayırdığı kaynaklara baktığımızda da görebiliyoruz.
Burada farklı bir yaklaşım söz konusu. Bu, yardımlarla yaşamını idame ettiren büyük bir kitleyi oy potansiyeli olarak gören gayri ahlakı bir yaklaşımdır.
Bu iktidar giderse yardımlar kesilir korkusunu hakim kılmaktır.

Son 3 yılda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının Yoksullukla mücadele için ayırdığı kaynağa ve 2027 yılı için ayıracağı kaynağa baktığımızda 2026 son baharında yada en geç 2027 yılının ilk yarısında sandık geliyor diyebiliriz.
2024 yılında 299.8 milyar, 2025 yılında 378.7 milyar, 2026 yılı için 469 milyar TL. kaynak ayrılırken, 2027 yılı için çok büyük bir kaynak planlandığı görülüyor. 2026 yılına göre 2027 yılı için; yüzde 78 lik bir artışla 838.3 milyar TL kaynak yoksullukla mücadele ve sosyal yardımlar için planlanmış.

Önceki yıllarda, yüzde 26, yüzde 24 gibi artışlar yapılırken bu artışın 2027 yılı için neredeyse ikiye katlanması erken seçimin önemli bir sinyalidir.

Tarıma ayrılan kaynakta da önemli artış var.
2026 yılı için tarıma yaklaşık 888,2 milyar lira kaynak ayrılması öngörüldü. Bütçeden tarımsal destek programları için ayrılan tutar da 135 milyar liradan, 168 milyar liraya yükseldi. Gelecek yıl için ise yatırım ödenekleri 190 milyar lira olarak öngörüldü.

SEÇİMİ KAZANMANIN YOLU, EMEKLİLERİN GÖNLÜNÜ ALMAKTAN GEÇİYOR

Emeklilerin içinde bulunduğu vahim durumun iktidarda elbetteki farkında. Fakat inatla emeklileri rahatlatacak en küçük bir adım atılmadı.
Seçime kısa bir süre kala emeklilerin gönlünü almak için kesenin ağzı açılacak. Bu kesin diyebiliriz.
SGK ya, en düşük emekli aylığının 40 bin TL ye çıkarılması için "çalışın" talimatı verildiği yönünde bir takım söylentiler var.
Kesenin ağzı önümüzdeki Temmuz ayında açılırsa bilin ki Seçim 2026 Ekim ayında. Bu memnuniyet verici artış 2027 Ocak ayına kalırsa, ki, buna ihtimal vermiyorum. Çünkü emeklilerin o zamana kadar dayanacak takati yok.

Seçim kazanmak uğruna uygulanan Seçim ekonomisi politikasından sonrasını yazmaya gerek var mı? İktidara kim gelirse gelsin,
her zaman olduğu gibi maaş zamları yine cebe girmeden, zamlarla, yüksek vergilerle geri alınacak.

Ülkenin bu kısır döngüden kurtulabileceğine hiç umudum yok.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.