Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Ağustos, 2024 20:37 tarihinde yayınlandı
0

Aile şirketine ait tekne ve otobüsü yakmıştı: Yaşanan olayı anlattı

Kastamonu’nun Cide ilçesinde kendisinin de ortağı olduğu aile şirketine ait otobüs ve tekneyi ateşe veren vatandaş, “Babam ve küçük kardeşim beni 15 milyon dolandırdılar. Ben de bunu hazmedemedim, bir anlık sinirle bunu yaptım” dedi.

Edinilen bilgiye göre, Kastamonu’nun Cide ilçesinde 14 Ağustos’ta meydana gelen olayda, bir turizm firmasına ait, park halindeki yolcu otobüsünde yangın çıktı. Yangını gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ekiplerin müdahalesi ile yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Olay sırasında turizm firmasına ait ve Cide Limanı’nda bulunan teknede de yangın çıktı. Teknede çıkan yangın olay yerine gelen ekiplerin müdahalesi ile söndürüldü. Yaşanan olayın ardından aile şirketinin ortağı olan Erdoğan Aslan gözaltına alındı. Emniyette ifadesi alınan Erdoğan Aslan daha sonra serbest bırakıldı.

“Bir anlık sinirle bulu yaptım”

Yaşanan olayla ilgili konuşan Erdoğan Aslan, babası ile yaşadığı tartışmanın ardından olayı gerçekleştirdiğini belirterek, “14 Ağustos’ta yanan otobüs ve yatla ilgili açıklama yapma gereği duydum. Bu yat ve otobüs ben ve babama ait şirkete aittir, başka ortağı yoktur. Yani bunlar benim malımdır. Babam ve küçük kardeşim beni 15 milyon dolandırdılar. Ben de bunu hazmedemedim, bir anlık sinirle bunu yaptım. Hepsinin sebebi budur. İki ay önce babam, kardeşime 7 milyon liraya otobüs aldı. Ben de isyan edince bamam, ‘sen de ortaksın’ dedi. Ama resmiyette bir şey yok, nasılsa buradan ekmek yiyoruz. Babam ve kardeşim beni kandırdılar. Fakat geçen Çarşamba günü, aynı tarihte öğrendim ki babam para vermiş, kardeşim de 1 milyon 800 bin TL’ye sıfır TOGG satın almış. Babamla konuştuğumda bana çok sert çıkıştı, bağırdı. Ben de aynı akşam o sinirle hem kendi yatımı hem kendi otobüsümü yaktım. Bazı haberlerde çok abartılı yazılmış, babamın davacı olmadığı söylenmiş. Evet, babam davacı oldu. Ben de onlardan davacı oldum. Mahkeme süreci devam ediyor. Benim hakkımı verecekler. Ben 55 senedir bu aile için çalışıyorum” dedi.

Erdoğan Aslan, yaşanan olayın ardından polis merkezini arayarak otobüs ve tekneyi kendisinin yaktığını söylediğini ve daha sonra da polis merkezine giderek teslim olduğunu söyledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude dijital cagda dezenformasyonla mucadele anlatildi RltF4dfV
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
08 Mayıs, 2026 00:45 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de dijital çağda dezenformasyonla mücadele anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) alanında uzman isimler tarafından dijital çağda doğru bilgiye ulaşmanın önemi ve dezenformasyonla mücadele çok yönlü perspektifle ele alındı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Bartın Üniversitesi (BARÜ) Dezenformasyonla Mücadele Kulübü iş birliğinde Gençlik ve Spor Bakanlığı ÜNİDES programı kapsamında bir etkinlik düzenlendi. BARÜ İİBF-Eğitim Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen “Hakikat Ötesi Çağda Gerçeklik: Algoritmalar ve Biz” başlıklı panelde dijitalleşmenin bilgiye erişim ve hakikat üzerindeki etkileri değerlendirildi.

Dezenformasyonla mücadele

Programın açılışında konuşan İletişim Başkanlığı Ankara Bölge Müdürü Ahmet Ali Soylu, “Hakikat ötesi dediğimiz bu dijital çağda bilginin en hızlı şekilde yayıldığı, bununla birlikte bilgi kirliliği ve dezenformasyonun da onlarca kat hızlı yayıldığı bir zamanda yaşıyoruz. Kamu gücü olarak bununla mücadele etmek İletişim Başkanlığının görevidir. Bu nedenle İletişim Başkanlığı ile üniversitelerin bünyesinde bulunan dezenformasyonla mücadele kulüplerinin çalışmalarını çok kıymetli ve verimli buluyorum. Çünkü hakikat mücadelesinin birer parçası durumundalar. Ankara Bölge Müdürlüğü olarak İletişim Başkanlığının ulusal çapta vermiş olduğu dezenformasyonla mücadeleyi yerel bazda gazetelerin, internet haber sitelerinin, dergilerin, kamu kuruluşlarının nezdinde biz veriyoruz. Dezenformasyonla mücadele bu nedenle çok önemli bir konu ve bugün burada yapılacak olan panelin gençlerimizin hoşlanacağı, seveceği bir platform oluşturacağına inanıyorum.” dedi.

Rektör Akkaya: “Dezenformasyon ve manipülasyona karşı bilinçli olmalıyız.”

Algı ve geçeklik

BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya ise “Algı ve gerçeklik iki farklı kavram. Maalesef insanoğlu gerçekliği aramak yerine algılar peşinde. Algı oluşturma peşinde diğer bir ifadeyle propaganda peşinde. Bizler bu noktada çok hassas davranmalıyız. İhtiyaçlarımız, amaçlarımız doğrultusunda okumalı, eleştirel düşünmeliyiz. Eleştirel düşünen insan; iyiyle kötüyü, güzelle çirkini, doğruyla yanlışı ayırt edebilen fakat bunu kanıtlara dayalı yapan insandır. İşte bu noktada dezenformasyonun etkileri devreye giriyor. Mesela bilgi çarpıtmaları. Algoritmalarla çok fazla yalan haber ve manipülasyona açık durumla karşılaşıyoruz. Bizler işin gerçeğine vâkıf olmalı ve bu doğrultuda hareket etmeliyiz. Bu konuda Üniversitemiz bünyesinde Dezenformasyonla Mücadele Kulübümüz eğitimler sunuyor, projeler geliştiriyor. Bugün de kulübümüzün düzenlediği bu etkinlikte yapay zekâ, algoritmalar, manipülasyonlar ve dezenformasyon üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapılacak.” diye konuştu.

Algoritmalar, yapay zekâ ve medyanın etkileri

Ardından geçilen panelin moderatörlüğünü BARÜ Rektör Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Özkan Avcı yaparken Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan (BTK) Daire Başkanı Mustafa Ermiş, İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezinden Avukat Rabia Gürer ve gazeteci Güngör Yavuzaslan konuşmacı olarak yer aldı.

Panelde ilk olarak Mustafa Ermiş, “Teknoloji Çağında İnsan Odaklı Dönüşüm: Yeni Nesil Yetkinlikler” konu başlığında BTK Akademi altyapısında bulunan eğitim içerikleri hakkında bilgiler vererek öğrencilere tavsiyelerde bulundu. Yapay zekânın iş hayatına etkisine de değinen Ermiş, teknolojinin meslekleri ortadan kaldırmayacağını ancak yapay zekâyı etkin kullanan kişilerin avantajlı konumda olacağını belirtti.

Avukat Rabia Gürer, İletişim Başkanlığı tarafından dezenformasyonla mücadele konusunda yürütülen faaliyetlere değindi. Gürer, suç teşkil eden konuları örnekler vererek açıklarken sürecin hukuki boyutuna dair bilgilendirmelerde bulundu.

Güngör Yavuzaslan ise sanal medya ve sosyal medya farkını anlatarak gerçeklikle yalan arasındaki durumu gazeteci perspektifinden ele aldı. Ayrıca Yavuzaslan, gençlerin dezenformasyon konusunda bilinçli olmaları gerektiğini güncel olaylar üzerinden aktararak yapay zekânın ve sanal medyanın esiri olmamaları gerektiğini ifade etti.

Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin