Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
25 Eylül, 2023 11:57 tarihinde yayınlandı
0

‘Afet Zirvesi’ Karabük’te düzenlenecek

CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, 29 Eylül’de Safranbolu ilçesinde gerçekleştirilecek Afet Zirvesi’nde, bilim insanlarının ortaya koyacağı çalışma ile kentin geleceği şekilleneceğini belirtti.
Milletvekili Cevdet Akay, Tüm Bürokratlar ve İş İnsanları Konfederasyonu ile Karabük Dernekler Federasyonu Genel Başkanı ve, Safranbolu Belediyesi paydaşlığında düzenlenecek zirvede Karabük’üm geleceği için önemli mesajlar verileceğini ifade etti.
Zirve hakkında değerlendirmelerde bulunan Akay, “Karabük birinci derece deprem bölgesinde yer alıyor ayrıca nüfusun yüzde 93’ü de birinci derece deprem bölgesinde yaşıyor. Bu açıdan ‘deprem’ konusu ilimiz için oldukça hayatidir. Karabük Milletvekili olarak, bu konuda üzerime düşen tüm görevi yerine getireceğimden kimsenin kuşkusu olmasın. Ayrıca turizm konusunda adeta bir cevher olan ilimizin tanıtımının daha görünür olması için var gücümüzle çalışacak, şehrimizi bölgenin yıldızı haline getirmek için ne gerekiyorsa yapacağız” dedi.
Akay, “Bu bağlamda Tüm Bürokratlar ve İş İnsanları Konfederasyonu, Karabük Dernekler Federasyonu ve Safranbolu Belediyesi paydaşlığında 29 Eylül Cuma günü Safranbolu Belediyesi Leyla Dizdar Kültür Merkezi’nde Karabük Milletvekili Cem Şahin ve Karabük Valimiz Mustafa Yavuz’un da katılımlarıyla Prof. Dr. Naci Görür, Prof. Dr. Yüksel Yalova, Prof. Dr. Akdemir ve Prof. Dr. Aynur Aydın’ın konuşmacı olacağı Zirve’de Kentsel Dönüşüm, Markalaşma, Karabük ve Çevresi Deprem – Afet konularını ele alarak ulusal ve uluslararası boyutta ilimizin sesini duyuracağız” ifadelerini kullandı. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin