Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
08 Temmuz, 2024 20:45 tarihinde yayınlandı
0

AFAD Başkanı Memiş: “Sıkı tedbirlerle teyakkuz halindeyiz”

Ordu’da etkili olan sağanak yağışlar sonrası kente gelen AFAD Başkanı Okay Memiş, koordinasyon toplantısına katıldı. Ordu’da yağışlar öncesi sıkı tedbirler alındığını aktaran Başkan Memiş, ilk andan itibaren tüm ekipleri ile sahada olan Ordu Büyükşehir Belediyesi ve ilgili kurumların çalışmalarını sürdürdüğünü ve hali hazırda teyakkuz halinde olduklarını söyledi.

Ordu’da hafta sonu aralıklarla yağan sağanak yağış İkizce ve Çaybaşı ilçelerinde sel, heyelan ve hasara neden oldu. İkizce ve Çaybaşı ilçelerinde bazı bölgelerde heyelan, toprak kayması, su baskını ve dere-ırmak taşması olayı meydana geldi. Ordu Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere tüm kurum ve kuruluşların katılımı ile yaşanan olumsuzlukların giderilmesi için çalışmalar aralıksız sürerken yaşanması muhtemel yağışlar içinde önlemler arttırıldı.

AFAD Başkanı Ordu’ya geldi

Özellikle İkizce ve Çaybaşı ilçelerinde etkili olan ve olumsuzluklara yol açan sel sonrası AFAD Başkanı Okay Memiş de Ordu’ya geldi. İl AFAD Merkezi’nde Ordu Valisi Muammer Erol, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler ve beraberindekilerle bir araya gelen Memiş, yaşanan sel felaketi ile ilgili bilgiler aldı.

“Ordu’da güçlü tedbirler alındı”

Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan AFAD Başkanı Okay Memiş, Ordu’da yağışlar öncesi sıkı tedbirlerin alınarak olumsuzlukların en aza indirildiğini belirtti.

Teyakkuz halinin hala devam ettiğini aktaran ve vatandaşların tüm uyarıları dikkate alması gerektiğini vurgulayan Memiş, şunları kaydetti:

“Dün ve bugün için Samsun ve Ordu illerimizde turuncu alarm verilmişti. Dün Samsun’daydık. Orada her hangi bir can kaybı olmadan bu turuncu alarm atlatılmış oldu. Ordu’da da dün itibar ile sarı ikaz verilmişti. Sayın Valimiz ve Büyükşehir Belediye Başkanımız ile diğer paydaşlarımız ile Ordu’da güçlü bir tedbir alındığını gördük. 500’ün üzerinde personel ve yaklaşık 250-300 araç parkı ile riskli bölgelerde teyakkuz halinde beklendi. Şuan için Ordu genelinde İkizce ilçesi de dahil olmak üzere büyük bir sorun şimdilik gözükmüyor. Ama bu durum tedbirleri de hafifleteceğimiz anlamına gelmiyor. Risk ortadan kalkana kadar. İkazlar ortadan kalkana kadar tüm vatandaşlarımızın devlet tarafından verilen tüm uyarılara uymalarını istiyoruz. Vatandaşlarımızdan isteğimiz dere yataklarından uzak dursunlar. 15 cm’lik debisi olan bir akarsu insanın ayağını yerden kesebiliyor. 35 cm’lik debisi olan bir su ise bir aracın tekerini yerden kesebiliyor. Bu durumlar dikkat edilmediğinde olumsuz durumlarla karşı karşıya kalabiliyoruz. Dolayısıyla lütfen vatandaşlarımız bu uyarılara riayet etsinler. Yeter ki can kaybı olmasın. Bizim amacımız can kaybının önüne geçmek. Maalesef dün itibari ile Çaybaşı ilçemizde bir can kaybı yaşandı. Kendisine Allah’tan rahmet diliyoruz. Bu aşırı yağışlarda olumsuzlukları en aza indirmek için tedbirleri alan başta Sayın Valimize, Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve tüm paydaşlara teşekkür ediyorum.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin