Karabük Postası tarafından
02 Ocak, 2022 11:32 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 1

ADSM’de Yıl Sonu Değerlendirildi

Karabük Valisi Fuat Gürel, AK Parti Milletvekilleri Niyazi Güneş ve Cumhur Ünal, Karabük Cumhuriyet Başsavcısı Koray Kesgin, Karabük Üniversitesi (KBÜ) Rektörü Prof. Dr. Refik Polat, İl Emniyet Müdürü Sırrı Tuğ, İl Jandarma Komutanı J. Kd. Albay Garip Gümüş, KBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İzzet Açar, KBÜ Genel Sekreteri Lütfü Köm, AK Parti İl Başkanı İsmail Altınöz, İl Sağlık Müdürü Ahmet Sarı, Karabük Üniversitesi Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirilen yıl sonu değerlendirme toplantısına katıldı. “MEVCUT KAPASİTESİNDE ARTIŞ SAĞLANARAK, SAĞLIK HİZMETLERİNDE GELİŞTİRME YAPILDI” Karabük Üniversitesi Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Ahmet Taylan Çebi İl protokolüne bir sunum yaptı. Yapılan sunumda 2021 yılında hastane bünyesine katılan yeni birimlerin ve cihazların tanıtımı yapıldı. Sunumuna Karabük Valisi Fuat Gürel, Karabük Adalet ve Kalkınma Partisi Milletvekilleri Niyazi Güneş ve Cumhur Ünal, KBÜ Rektörü Prof. Dr. Refik Polat’a desteklerinden dolayı teşekkür ederek başlayan Başhekim Taylan Çebi  “Türkiye’de sınırlı sayıda bulunan son teknolojik donanımlara sahip üç Boyutlu Konik Işınlı Dental Volumetrik Tomografi Cihazı ilimize kazandırıldı. 10 yeni klinik içeren poliklinik inşaatı tamamlandı. Yeni kurulan poliklinikler için 7 adet yeni diş üniti alımı yapılarak ünit kapasitesinde artış sağlandı. Minör ağız, diş ve çene cerrahisi ve diş eti  operasyonlarının yapılabilmesi ve ileri endodontik tedavilerin gerçekleştirilebilmesi amacıyla ülkemizdeki diş hastanelerde nadir bulunan Dental Operasyon Mikroskobu alındı. Bu hizmet ile ilimizde çoğu ilde yapılamayan ileri düzey üçüncü basamak diş tedavilerinin de yapımına başlandı. Genel anestezi altında ilk defa büyük çapta ağız, diş ve çene cerrahisi ameliyatları yapılmaya başlandı. Ayrıca normalleşme ile beraber engelli bireylerin ve kooperasyon bozukluğu olan çocukların bilinçli sedasyon ve genel anestezi altında rutin diş tedavilerinin yapılmasına devam ediliyor” şeklinde konuştu. Sunumun ardından Vali Gürel ve protokol üyeleri yeni açılan poliklinikleri gezerek alınan cihazları inceledi. Bu şehir güçlerini birleştirilmesi halinde neler yapılabileceğini gösterdiği ifade eden Vali Gürel “Kısa süre önce açılışını yaptığımız Karabük Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanemize 2021 yılında alımı yapılan ve çoğu hastanede olmayan cihazların alınması ile bölgemizin tercih edilen ve rağbet gören bir hastanesi konumuna geldi. İnşallah tüm dinamiklerimizle birlikte yapılacak yeni yatırımlarla ilimizi daha da geliştirmek istiyoruz. Hastanemizin şuan ki konumuna gelmesinde emeği bulunan Karabük Milletvekillerimiz Cumhur Ünal ve Niyazi Güneş ile önceki dönem Milletvekillerimiz başta olmak üzere, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat, İl Sağlık Müdürü Dr. Ahmet Sarı, AK Parti İl Başkanı İsmail Altınöz, yerel idarecilerimiz, Ağız ve Diş Sağlığı Hastanemizin mevcut Başhekimi ile önceki idarecilerimize ve çalışanlarına Karabüklü hemşerilerimiz adına teşekkür ederim. Hastanemize kazandırılan cihazların ilimize ve vatandaşlarımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorumlar

  1. Şenol çetin

    Alınan yapılan son teknolojik aletler ne kadar önemli olsada ilgisiz ve alakasız, doktorundan personeline kadar bu devletin sunmuş oldugu hizmetleri layıkıyla yerine getirmediklerini şahsen yaşayarak gördüm. ( burada bütün layıkıyla çalışanları tenzih ederim.) Zonguldak DİŞ fakültesi hastanesine bir ziyaret gezisi düzenlesin sayın başhekim ve doktorlarıyla beraber sistem nasıl işliyor görülsün

Yeni yorumlara kapalı.

blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.